İTHALAT BELGESİ
Bankaların, akreditif açtırmak isteyen ithalatçılardan 1/a sayılı Merkez Bankası Genelgesi’nin “ithalata ilişkin hükümler” bölümündeki ikinci madde gereğince ithalat belgesi, almaları gerekir. Alınacak bu belgede;
Belgenin hangi banka şubesine verildiği
Firmanın adı ve adresi
Firmanın bağlı olduğu kambiyo mercii
Firmanın bağlı olduğu vergi dairesi
İthal edilecek malın;
Gümrük tarife ve istatistik No su
Cinsi
Döviz itibariyle kıymeti
Faturanın tarih ve numarası
Ödeme şekli
Satıcı firmanın adı ve adresi
Hariçte firmaya bağlı diğer bir firma, şube, fili al vb.
Dahilde firmaya bağlı diğer bir firma, şube, fili al vb.
İthal süresi
Malın getirileceği ülke
Gösterilir ve bu malların ithal yönetmeliğinde tespit edilen süre içinde yurda fiilen ithal edileceği ve bu tebliğde belirtilen usul ve esaslara göre hesabın kapatılacağı ithalatçı tarafından beyan edilir.
İTHALAT MÜSAADESİ
İthal edilecek mal bedelinin transferini ve malların gümrükten çekilmesini sağlamak üzere kullanılacak olan bankada bulunan örnek ithal müsaadesi, bankanın döviz pozisyonu kullanılarak yapılacak ithalatta; ithalata aracılık eden ve döviz pozisyonu tutmaya yetkili bulunan bankalarca, Merkez Bankası aracılığı ile yapılacak ithalatta Merkez Bankası’nca düzenlenir.
TEŞVİK BELGESİNİN İNCELENMESİ
Global ihracatı Teşvik Belgelerinin ithal müsaadesine bağlanma süresi belgede belirtilen ihraç süresi (ek süreler dahil) sonuna kadardır.
1.2-AKREDİTİF MÜRACATININ İNCELENMESİ
Banka, satış sözleşmesini de görmek suretiyle gerekli bilgileri alır ve işlem yüzde yüz nakitle karşılanmayacaksa ithalatçının mali durumunu ve moralitesini, eski müşteri ise kredi durumunu inceler.İşlemin nakitle karşılanmayan kısmının,bankanın ithalatçıya tespit ettiği veya yeniden tesbit edeceği kredi ve bu yetmezse gösterilecek kefilin kredisi içinde kalması esastır.
İthal edilecek malların cinsine, sürüm, satış ve dayanma durumuna, fiyatının değişmezlik derecesine, müşterinin mali gücüne ve moralitesine, başkaca teminat gösterip gösterilmediğine göre belirlenecek bir marj tahsil edilir.Kalan kısım için, gerekli görülürse,maddi teminat veya kefalet de alınır.
1.3-AKREDİTİF AÇILIŞI
Müşteri bankaya başvurarak bankanın incelemesi için gerekli belgeler düzenlendikten ve provizyon alındıktan sonra akreditif açılır.
Banka müşterinin talimatına göre akreditifi ya mektupla, şifreli teleks, telgraf ya da swift ile açar. Akreditif lehdara genellikle bankanın muhabiri aracılığıyla ihbar edilir. Akreditif mektup, teleks ve telgrafında akreditifin vadesinin, miktarının, kullanma şartlarının, ihracatçıdan ne gibi belgeler alınacağının özellikle belirtilmesi ve amirin bildirdiği şartların tam olarak gösterilmiş olması gerekir. Teleks ve telgraf teyitleri aynı gün muhabire postalanmalı ve telgraf bütün aynı gün muhabire postalanmalı ve telgraf bütün ayrıntıları içermiyorsa teyit ayrıntılı bir mektupla yapılmalıdır. Akreditif mektubu bankalarda bulunan formüllerin ,ICC 500’de yer alan, akreditiflere ilişkin yeknesak kurallar gözönünde tutularak doldurulması suretiyle düzenlenir.
Akreditifin açıldığı, muhabire gönderilen akreditif mektup, tyeleks veya telgrafının bir kopyasının da bağlanacağı bir mektupla ithalatçıya bildirilir.
Akreditif mektubunda yer alacak hususlar:
Lehdarın adı ve adresi,
Amirin adı ve adresi,
Amir bankanın adı,
Akreditifin türü,
Vesaikin ithalatçıya ödeme karşılığında mı, poliçe kabulü karşılığında mı teslim edileceği,
Malın cinsi, birim fiyatı, miktarı,
İstenen vesaik ve bu vesaikin kaç nüsha düzenleneceği,
Yükleme ve varış yerleri,
Aktarma yapılıp yapılamayacağı,
Yükleme vadesi,
Sevk vesikasının düzenlenme tarihinden sonra ödeme için vesaikin ibraz edileceği süre,
Akredifin sona ereceği tarih ve yer,
Satış şekli.
1.4-AKREDİTİF BEDELİNİN ÖDENMESİ
Ödemeyi yapacak olan muhabir banka, vesaik akreditif şartlarına ve akreditifte belirtilmeyen hususlarda ICC 500’deki yeknasak kurallara uygun bulunduğunu tesbit edince amir bankanın rambursman sağlar ve vesaik bedelini lehdara öder.
1.5-GELEN SEVK BELGELERİNİN İNCELENMESİ
Vesaikin geldiği, müşteriye bir mektupla ihbar ve gelen vesaiki çekmek üzere kendisi bankaya davet edilir. Muhabirin ihtirazi kaydı (rezerv) mevcutsa bu rezerv ihbarnameye aynen kaydedilerek amirden talimat istenir.
Amir banka da vesaiki, ödemeyi yapan banka gibi, akreditif şartlarını ve ICC 500’deki kuralları gözönünde bulundurarak inceler. Gelen vesaiki akreditif şartlarına uygun ve kabul edilebilir nitelikte bulunursa, vesaiki aldığını bir mektupla muhabirine bildirir ve bu bankayı ibra eder. Muhabirin rezervi varsa bu rezerv hakkında amirden talimat istendiği de, bu mektupta bildirilmelidir.
Muhabir, lehdara karşı hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmediği halde amir banka, vesaikin akreditif şartlarına uygun ve kabul edilebilir ve bu bankayı ibra eder. Muhabirin rezervi varsa bu rezerv hakkında amirden talimat istendiği de, bu mektupta bildirilmelidir.
Amir, akreditif şartlarına uymayan vesaiki kabul ettiği takdirde kendisinin bu husustaki istekleri yazılı olarak alınır. Ödemeyi yapan banka ibra edilir.
Eksik vesaik akreditif amiri tarafından da kabul edilmezse, ödemeyi yapan bankaya geri gönderilir. Akreditifin kuvertürü tesis edilmiş bulunuyorsa, bu paranın geri alınması için de muhabir banka nezdinde girişimde bulunulur. Amir bankaya rezervli vesaik gönderen muhabir banka, römiz mektubuna, belirli bir süre içinde kabul edilmediği bildirilmeyen vesaikin kabul edilmiş sayılacağı hususunda bir kayıt koyar. Amir banka bu süre içinde akreditif amirinden gerekli talimatı alarak rezerv hakkındaki görüşünü bildirmek zorundadır.
Bankanın, muhabiri nezdinde alacaklı hesabı yoksa ve muhabir banka ödemeyi, amir banka lehine açtığıbir kurye kredisine dayanarak yapmış bulunuyorsa, gelen vesaik kabul edilebilir nitelikte görüldüğü takdirde, amir banka borçlandığı dövizin transferini gecikmeksizin yapar.
1.6-VESAİK TESLİMİ
Akreditif şartlarına uygun bulunan veya akreditif amiri tarafından kabul edilen vesaik, bankaca müşteri emrine ciro edilir. Akreditif hesabının bakiyesi, faiz, komisyon, gider vergisi, muhabir bir komisyonu ve tüm giderlerle birlikte tahsil olunur. Muhabir, masraflarını kesin olarak bildirmemişse, ileride hesaba borç yazılabileceğidüşünülen bir tutar için de karşılık tahsil edilir. Vesaik, DSB’nin birinci nüshası ve ithal müsaadesinin G nüshasıyla birlikte bir makbuz karşılığında müşteriye verilir.
Vesaikin ikinci nüshaları, asılları müşteri tarafından henüz çekilmeden gelirse aynı makbuzla, çekildikten sonra gelirse aynı makbuzla, çekildikten sonra gelirse bir mektuba ilişik olarak müşteriye teslim edilir.
Akreditif amiri ithalatçı, herhangi bir nedenle vesaiki belirtilen süre içinde çekmezse; ya banka malları gümrükten çekmek zorunda kalacak veya mallar gümrükçe satışa çıkarılacaktır. Her iki halde de satış bedeli, ithalatçının açılan akreditif dolayısıyla bankaya olan borcuna mahsup edilir. Satış bedeli borcu karşılamazsa fark ayrıca kendisinden tahsil olunur.
1.7-İTHALAT HESABININ KAPATILMASI
İthalatçı, ithal konusu malı ithal müsaaesinin yürürlük süresi içinde kısmen veya tamamen ve fiilen ithal eder ve ithalat hesabını kapatmak üzere, ithal süresinin sona ermesinden itibaren 3 ay içinde kapatma belgelerini (gümrükçe taksitli orijinal fatura sureti, gümrük giriş beyannamesi fotokopisi, CIF ithalatta orijinal sigorta belgeleri) hesap kapatma talimat mektubu ekinde bankaya verir.
Banka, tastikli fatura ve sigorta poliçeleri ile daha önce dosyaya konulmuş olan beyanname ve döviz satım belgesinden yararlanarak gerekli kontrolleri yapmak suretiyle;
Fiilen ithal edilen mal miktarını tesbit eder.
Gerekli fonların tam yatırılıp yatırılmadığını araştırır.
Fonlar tahsil edilmiş ancak, tahsil tarihi ile mallarının ithali tarihi arasında kur farkı üzerinde hesaplanacak fon farkı ile eksik alınan fon varsa eksik miktar ve bu miktarın müşteriden tahsil olunduğu tarihle fiili ithal tarihi arasındaki süre için ceza faizi müşteriden tahsil ve Merkez Bankası’na devredilir.
Kontrollerden olumlu sonuç alındığı takdirde ithalat hesabı tamamen veya ithalat kısmen gerçekleştirilmişse, fiili ithalat kapatılır. İthalat hesabını kapatma belgeleri ithalat beyannamesine eklenir. Beyannameye kapatma tarih ve numarası da kaydedilerek ithalat dosyasında saklanır.
1.8-TESLİM ŞEKİLLERİNE GÖRE SİGORTA İLE İLGİLİ UYGULAMALAR
EX WORKS ( TİCARİ İŞLETMEDE TESLİM): Satıcı malları işletmesinde daha önce belirtilen tarihte alıcının emrinehazır tutarak alıcıya bildirir. Alıcı malları işletmeden teslim alarak ihracı için gerekli belgeleri hazırlar. Gümrük işlemlerini tamamlayarak malları kendi ülkesine ithal eder. Malların işletmede ve teslim edilmesinden itibaren malla ilgili bütün masraf ve risk alıcı tarafından karşılanır.
FREE CARRIER (BELİRLENEN YERDE TAŞIYICIYA TESLİM): Bu teslim şeklinde satıcı malları gümrük işlemlerini tamamlayarak, belirlenen tarihte ve yerde ilk taşıyıcının gözetimine devrettiği anda teslim işlemini tamamlamış olur. Bu andan itibaren malla ilgili tüm masraf ve riskler alıcıya geçer. Navlun ücreti de diğer tüm giderler gibi alıcıya aittir.
FREE ALONSSISE SHIP (GEMİ YANINDA TESLİM): Bu teslim şeklinde satıcı malları geminin yanına kadar getirmekle sorumludur. Mallar gemi rıhtımında ise yükleme yerine getirilerek, gemi açıkta demirlendi ise mavnalarla geminin yanına kadar götürülerek teslim edilir. Teslimden itibaren malların kaybolması ve hasar görmesi gibi rizikolar alıcınındır. Bu andan itibaren malla ilgili bütün masraflar ve navlun alıcı tarafından karşılanır.
FREE ON BOARD ( GEMİ KÜPEŞTESİNDE TESLİM): FOB teslim şeklinde satıcı belirlenen tarihte ve yerde, alıcı tarafından temin edilen gemiye yüklemeyi gerçekleştirir. Mallar gemini küpeştesini geciktikten sonra meydana gelebilecek her türlü hasar, kayıp ve masraflar alıcının soromluluğundadır. Satıcı ihracat için gerekli tüm belgeleri hazırlar ve malları gümrük işlemlerini tamamlayarak teslim eder.
COST AND FREİGHT ( VARIŞ LİMANINA KADAR NAVLUN ÖDENMİŞ OLARAK TESLİM): Satıcı tüm masraf ve riskleri üstlenerek malları yükleneceği limana kadar getirir. Navlun dışında malla ilgili tüm masraf ve riskler alıcıya aittir.
COST İNSUPANCE AND FREİGHT(VARIŞ LİMANINA KADAR NAVLUN VE SİGORTA PRİMİ ÖDENMİŞ OLARAK TESLİM: Bu teslim şeklinde navlun, sigorta ve yükleme masrafları satıcı tarafından karşılanmaktadır. Satıcı gemiyi temin eder ve satış sözleşmesindeki malların belirtilen tarihte ve yerde yüklemesinin yapıldığını alıcıya bildirir. Satıcı primini ödemek suretiyle yüklediği mal cinsine uygun olan en dar kapsamlı deniz sigortasını yaptırır. Mallar gemiye yüklendikten sonra navlun ve sigorta primi dışındaki masraflar ve risk alıcıya geçer.
CARRIABE PAID TO(VARIŞ YERİNE KADAR NAVLUN ÖDENMİŞ OLARAK TESLİM): Bu teslim şekli özellikle çok araçlı taşımacılık türlerinde kullanılır. Satıcı varış yerine kadar navlun ücretini ödemekle yükümlüdür. Malları ilk taşıyıcının gözetimine devrettiği andan itibaren malla ilgili bütün risk ve navlun dışındaki masraflar alıcı firmaya geçer.
CARRIEGE AND INSURANCE PAID TO (VARIŞ YERİNE KADAR NAVLUN VE SİGORTA PRİMİ ÖDENMİŞ OLARAK TESLİM): Bu teslim şeklinde satıcı bir de sigortanın yaptırılmasından sorumludur. Satıcının yaptıracağı sigorta dar kapsamlı olacaktır. Ancak alıcı olağandışı risklere; frev, savaş dağol afet vs. karşısında sigorta yaptırılmasını istiyorsa primini kendisi ödemek şartıyla satıcıdan sigorta kapsamının genişletilmesini isteyebilir. Satıcı tarafından sigorta % 10 fazlasıyla yaptırılır.
DELIVEREN AT FRONTIER( SINIRDA TESLİM): Bu teslim şekli özellikle karayolu ve demiryolu taşımacılığında kullanılır. Satıcı tüm riskleri ve masrafları kendisine ait olmak üzere malı kararlaştırılan ülke sınırında, belirlenen yer ve tarihte gümrük işlemlerini tamamlayarak teslim eder. Teslimden itibaren bütün risk ve masraflar alıcıya aittir. İthalat ile ilgili gümrük vergileri alıcı tarafından ödenir.
DELIVEREN EX SHIP ( GEMİDE TESLİM): Bu teslim şeklinde satıcı malları varış limanında, gemide teslim eder. Varış limanına kadar bütün risk ve masraflar navlun ücreti de dahil olmak üzere satıcı tarafından karşılanır. Belirlenen varış limanında mallar alıcının emrine hazır tutulduğu andan itibaren tüm risk ve masraflar alıcıya aittir. Boşaltma ve gümrük işlemleri de dahil olmak üzere bu andan itibaren bütün masraflar alıcı tarafından karşılanır.
DELIVERED EX OUAY(GÜMRÜK VERGİSİ ÖDENMİŞ OLARAK RIHTIMDA TESLİM): Bu teslim şekli DES teslim şekli ile aynı temel prensiplere dayanmakla birlikte ondan farklı olarak teslim, limanda boşaltma tamamlanıp ithalat gümrük vergileri ödemdikten sonra gerçekleşir. Bu nedenle satıcının, alıcının ülkesinde yürürlükte bulunan kambiyo rejimine uygun ithalat belgesi olmadığı koşullarda bu teslim şekli kullanılır.
DELIVEREN DUTY UNPAID( BELİRLENEN VARIŞ YERİNDE GÜMRÜK VERGİSİ ÖDENMEMİŞ OLARAK TESLİM): DDU çok araçlı taşımacılıkta kullanılır. Deniz taşımacılığında kullanılan DEQ teslim şekline benzemekle birlikte bu teslim şeklinde satıcı malları belirlenen tarihte alıcının ülkesinde belirlenen yerde gümrük vergilerini ödemeksizin teslim eder. Teslime kadar bütün masraf ve risk satıcıya aittir.
DELIVEREN DUTY PAID ( BELİRLENEN VARIŞ YERİNDE GÜMRÜK VERGİSİ ÖDENMİŞ OLARAK TESLİM): Bu teslim şekli DDU teslim şekli ile aynı prensiplere dayanır. Ancak DDP teslim şeklinde satıcı bir de gümrük vergilerini ödemek zorundadır. Alıcının ülkesindeki yerel bir satıcıdan farksız şekilde malları devreder.
1.9-AKREDİTİF ŞARTLARINDAKİ DEĞİŞİKLİKLER
Akreditif şartlarındaki değişiklikler “Akreditif Değişiklik Bildirim Formu” ile lehdara bildirilir. Değişiklik vade temditi ise, İhracat-Kayıt Düzeltme formunda “vade” sahasına yeni vade yazılır, meblağ değişikliği ise “yeni döviz tutarı” sahasına yeni döviz meblağı yazılır.
Formun muhasebe nüshası üzerinden sisteme bilgi girişi yapılır. İlgili ekranda kayıt düzeltme işlemi yapılır. Müşteri numarası ve referans girilerek kayıt düzeltilir. Vade temditinde sistemce muhasebe yaratılmaz, meblağ değişikliğinde ise eski meblağ kadar çıkış, yeni meblağ kadar giriş muhasebesi yapılır. Yapılan değişiklik ilgili ilgili müşterinin dosyasında bulunan 4. nüshası üzerine ve küşat metninin üzerine kaydedilir.
1.10-ÖDEME ŞEKLİ DEĞİŞİKLİKLERİ
İthalat Rejimi ile tesbit edilmiş bulunan ithal süresi içinde kalınmak ve yeni ödeme şekillerinin şartlarına uyulmak kaydıyla bankalarca ödeme şekli değiştirilebilir.
Ancak bu değişiklik ithal ve ödeme sürelerini uzatmaz. Yeni ödeme şeklinde de ithal ve ödeme sürelerinin başlangıcı ithal müsaadesinin tarihi olacaktır.
Buna göre ithal müsaadesi tarihinden itibaren,
i. Akeditifli ödeme şeklinde, 5 ay içinde vesaik mukabili veya 6 ay içinde mal mukabili ödeme şekline,
ii. Vesaik mukabili ödeme şeklinden, 5 ay içinde akreditifli veya 6 ay içinde mal mukabili ödeme şekline,
iii. Mal mukabili ödeme şeklinden, 5 ay içinde akreditifli veya vesaik mukabili ödeme şekline, değişiklik talepleri,
Yeni ödeme şeklinin şartlarına uyulması kaydıyla, bankalarca incelenerek sonuçlandırılır.
Alınmış ek süreler ve imal süreleri 5 veya 6 aylık sürelere eklenir.
Akreditiften diğer ödeme şekillerine değişiklik yapılabilmesi için akreditifin iptal edilmesi gerekir.
Vesaik veya mal mukabili ödeme şekillerinden akreditifli ödeme şekline değişiklikyapılması halinde, akreditifin vadesi, ithal süresinin bitiminden bir ay noksan olduğundan, talebin, kuvertürün temini ve akreditifin açılması için gerekli bir süre önce yapılması gerekmaktedir.
i. Başlangıçta akreditifli ödeme şekline göre alınmış ithal müsadelerinin, ödeme yapılmamış olması kaydıyla akreditif süresi içerisinde kabul kredisine dönüştürülmesi mümkün bulunmaktadır.
ii. Başlangıçta vesaik mukabili veya mal mukabili ödeme şekline göre alınmış ithal müsaadelerinin, transferin yapılmasına kadar olan her safhada ve işlemin kabul kredisine göre yürütüleceği yolunda ithal müsaadesine kayıt konulması suretiyle, kabul kredisine dönüştürülmesi mümkün bulunmaktadır.
iii. Fiili ithalden sonra kabul kredili mal mukabili ithalatın mal mukabili ithalata veya mal mukabili ithalatın kabul kredili mal mukabili ithalata dönüştürülmesi halinde, dönüştürme ve transfer talebinin malların fiili ithal tarihinden itibaren 2 veya müteakip 4 ay içinde yapılması gerekmektedir.
Kabul kredili mal mukabili ithalatın mal mukabili ödeme şekline değiştirilmesi veya transfer talebi malların fiili ithal tarihinden itibaren 2. ayı takip eden 4 ay içinde yapılması halinde teminat ithalat rejimine göre irad kaydedilir.
İthal müsaadesi tutarı üzerinden, ithal müsaadesinin düzenlendiği tarihte % 5 fon kesintisi yapılan mal mukabili ithalatın bilahare kabul kredili ithalata dönüştürülmesi halinde, mal mukabili ithalatta ithal müsaadesi tutarı üzerinden alınan fon kesintisi ile kabul kredili ithalatta poliçenin kabul tarihindeki TC Merkez Bankası döviz alış kurları esas alınarak poliçe tutarı üzerinden yapılacak fon kesintisi tutarı arasındaki fark ilgililerden tahsil edilir.
Ancak, mal mukabili ithalata ilişkin ithal müsaadesinin bilhare geçerlilik süresinin temdit edilmesi ve bunu takiben ödeme şeklinin kabul kredili ödeme şekline dönüştürülmesi halinde, poliçenin kabul edildiği kur ile ithal müsaadesinin ilk düzenlendiği tarihteki kur farkı poliçe tutarı üzerinden tahsil edilir.
Mal mukabili ödeme şekline göre yapılan ithalatla kabul kredili ithalatın sonradan
Akreditif,
Vesaik mukabili ödeme şekillerine dönüştürülmesi halinde, evvelce tahsil edilmiş bulunan fon kesintileri iade edilmez.
İthalatın akreditif veya vesaik mukabili olarak başlatılması, ancak, sonradan mal mukabili veya kabul kredili ithalata dönüştürülmesi hallerinde;
Mal mukabili ödemelerde dönüşme tarihindeki,
Kabul kredili işlemlerde ise poliçenin kabul edildiği tarihteki TC Merkez Bankası döviz alış kuru esas alınarak % 5 KKDF hesaplanır.
1.11-TEYİTLİ AKREDİTİF İŞLEMLERİNDE MUHABİR BANKA TEYİDİNİN TEMİNİ KOŞULLARI
Muhabir banka, akreditifi lehdara ihbar ederken amir bankanın talimatına dayanarak kendi teyidini de eklemiş ve böylece akreditifi açan bankanın yükünmlülüğünü yerine getireceğine dair kendisi de sorumluluk almış bulunursa bu, teyitli bir akreditif olur. Teyitli akreditifte lehdara karşı hem yabancı ülkedeki alıcının bankası hem de kendi ülkesindeki bir banka yükümlü bulunmaktadır.
Amir bankanın, teyit talimatı yerine gayrikabili rücu akreditifin, muhabiri banka tarafından açılması talimatını vermesi de mümkündür.
Teyitli ve gayrikabili rücu bir akreditifte sadece, teyidi yapan ve kendi ülkesinde bulunan bankanın mali durumunun kuvvetli ve güvenilir olması, ihracatçı için yeterli bir güvencedir. Bu banka, akreditifi ihracatçıya teyit ettikten sonra akreditif şartlarının değiştirilmesi veya iptali hususunda bir talimat alsa dahi, bu talimatı uygulamak imkanına sahip değildir.zira, akreditifi teyit eden bankanın ihracatçıya karşı olan yükümlülüğü, ithalatçı ile bankası ve bu amir banka ile kendisi arasındaki ilişkilerle ilgili olmayıp tamamen bağımsız bir nitelik taşımaktadır.
1.12-TEŞVİK TEDBİRLERİNİN UYGULANMASI ?
1.13-VESAİK MUKABİLİ İTHALAT
Vesaik mukabili ödemede mal bedeli, mallara ilişkin vesikalar gelince ve çoğu defa malların gelmesinden önce ödenir. Eğer vesikalar, malların yüklendiği gemiden çok daha hızlı olan normal postayla ve hatta çok defa uçakla gönderilmektedir. Bu ödeme şekli ithalatçı için güven vericidir. Zira alıcının, vesikaları inceleyip sipariş koşullarına uygunluğunu anlamadan herhangi bir ödeme yapması söz konusu değildir. İhracatçı, ithalatçı kadar güven altında değildir. Eğer ithalatçı, poliçeyi ödemez veya kabul etmezse mallara sahip olamaz ve ihracatçı bu bakımdan bir riskle karşılaşmayacak olsa da;satıcı için risk tamamen yok edilmiş değildir. Ağır mali yüke katlanarak yabancı ülkeye gönderdiği mallarla ilgili poliçe, (alıcının iflası, malları kabul etmemesi, ithal veya transfer izni almaması gibi)herhangi bir nedenle herhangi bir nedenle ödenmez veya kabul edilmezse satıcı, anlaşmazlığın giderilmesi için yabancı ülkede uğraşacak, geçecek süre içinde de malların bozulması, aynı fiyatla satılamaması rizikosuyla da karşılaşacaktır. Ancak, basit ve ucuz bir sistem olması nedeniyle ihracatçılar çoğunlukla bu ödeme şekli üzerinde anlaşmaya varmaktadırlar.
Bankalar vesikalı poliçeleri iştira etmekten ziyade tahsile almak isterler. Bankanın izleyeceği yol; ödemeden sorumlu bulunan ihracatçı müşterisinin mali durumuna, moralitesinin sağlamlık derecesine ve yabancı ülkedeki ithalatçı hakında muhabir bankadan alacağı ranseymana göre değişir.
1.14-MAL MUKABİLİ İTHALAT
Mal mukabili ithalat;ithalatçının satın aldığı malın bedelini o malın, satış sözleşmesinde gösterilen varma yerine gelmesinden sonra ödemesi şeklini ifade eder.
Bu ithalat şeklinde mal bedeli, satış sözleşmesinde belirlenen şartlara uygun olarak malın varışındsa; ya boşaltılmasından önce veya boşaltma yapıldıktan sonra, ya da konsinye satışlarda, ithalatçı tarafından emaneten alınan malın satışı yapıldıktan sonra ödenir.
1.15-KABUL KREDİLİ İTHALAT İŞLEMLERİ
Kabul kredisi; ithalatçının, satıcı tarafından keşide edilen poliçeyi ödemeden, sadece ödeme taahüdünde bulunarak, yani poliçeyi kabul ederek malları teslim almasına imkan sağlayan bir kredidir.
İthalatçı satın aldığı malların bedelini peşin ödemek istemez, satıcı da bu malların bedeli üzerinden düzenleyeceği poliçelerin ancak bir banka tarafından kabulü veya avalize edilmesi sağlandığı takdirde vadeli satışa razı olursa ithalatçı, kendi bankasına başvurarak satıcının keşide edeceği poliçeleri kabul etmesini veya kendisi tarafından kabul edilecek poliçelere aval vermesini isteyebilir.
Bu talep üzerine banka, bir “kabul veya aval kredisi” açmaya muvafakat ettiği takdirde satıcı, poliçeyi alıcı üzerine değil, poliçeyi kabul edecek olan bu banka üzerine keşide edecek veya satıcının alıcı üzerine keşide edeceği ve alıcının kabul imzası koyacağı poliçeya banka aval verecektir.
Poliçeyi ithalatçının kabul etmesi ticari kabulü, poliçeyi bankanın kabul etmesi veya ithalatçı tarafından kabul edilen poliçeye bankanın aval vermesi de, banka kabulünü oluşturur.
Kabul kredisinde, poliçenin banka tarafından kabul edilmesi veya poliçeye bankanın aval vermesi halinde ithalatçıya bankaca gayri nakdi bir kredi açılmış olur. Bankanın kabul ettiği veya aval verdiği poliçeyi iskonto ettirmek suretiyle ihracatçı da kolaylıkla finansman sağlamak imkanını bulur.
Kabul veya avalize edilen poliçenin, vadesinde ödenme yükümlülüğü ithalatçıya veya bankasına aittir.
1.15.1-AKREDİTİFLİ
Kabul kredili akreditif işlemleri ana hatlarıyla şu şekilde yürütülür:
I-ithalatçı ile ihracatçı arasında bir alım-satım sözleşmesi yapılır. Bu sözleşmede vesaikin, kararlaştırılan vade ile satıcı tarafından düzenlenecek poliçenin veya poliçelerin kabulü karşılığında alıcıya teslim edileceği, alıcının satıcı lehine, sözleşmeye uygun şartlarla bir akreditif açtıracağı hükmü de yer alır.
İthalatçı;
İthalat belgesi,
İthalat beyannamesi,
%01 ithal harcı makbuzunun aslı veya devletçe belirlenen harçlarda harç pulu,
akreditif açtırma talimatı,
Kabul/aval kredili ithalat taahhütnamesi,ü
İthal müsaadesi,
İthal edilecek mal müsaadeya tabi ise müsaade belgesi,
Proforma fatura,
İle bankaya başvurur. Burada; akreditif açtırma talimatının kabul kredisi şartlarını da içermesi ve kabul/aval kredili ithalat taahhütnamesinde ilgili hükümlerin yer alması gerekir.
i. II- İthalatçının verdiği belgeler ele alınarak akreditif açtırma talimatında bildirilen hususlar incelenir. Gümrük tarife ve istatistik pozisyonu (G.T.İ.P) cetveli ile müsaadeye ve fona tabi mallar, listelerinden kontrol edilir.
ii. III- Teminat tahsil edilir.
iii. IV- %100 nakitle karşılanmayan işlemlerde, poliçenin banka tarafından kabulü veya ithalatçının kabul edeceği poliçeye bankaca aval verilmesi sözkonusu ise ve kredi sözleşmesi aynı zamanda bir rehin bordrosu niteliği taşımıyorsa ithal edilecek olan malların cins ve miktarı da belirtilmek suretiyle vesaikin temsil ettiği malların bankaya rehnedildiğini gösteren bir rehin bordrosunun da müşteriden alınması gerekir.
iv. V- %100 nakitle karşılanmayan işlenlerde; müşteriye daha önce bir genel kredi sözleşmesi imzalattırılmamışsa veya imzalattırılmamış olan sözleşmedeki kredi sözleşmesi düzenlenir. Bu sözleşmede akreditif sözleşmesinde yer alan hükümler ve ayrıca, kabul/aval kredili ithalat taahhütnamesi alınmıyorsa bu taahhütnamede yer alması gereken, ilgili hükümler bulunur.
v. VI- Döviz pozisyon servisinin bağlı bulunduğu Dış İşlemler Müdürlüğü’nden provizyon alınarak, geçerli talep tarihinden itibaren 10 iş günü içinde ithal müsaadesi düzenlenir ve kabul kredili akreditif, satıcının bulunduğu ülkedeki muhabir banka aracılığı ile ve müşterinin talimatına göre mektupla, teleks, swıft veya telgrafla açılır. Bu mektup, teleks, telgraf veya swıftte kabul kredisinin vadesi, miktarı, lehdara kullandırılma şartları, ihracatçıdan hangi vesikaların alınacağı belirtilir.
vi. Teleks, telgraf veya swıftlere şifre konur. Teleks ve telgraf teyitleri muhabire ilk posta ile gönderilir. Telgrafta kredi şartları ayrıntılı şekilde belirtilmemişse telgraf teyidine küşad mektubunun aslı ile bir kopyası da iliştirilir. Küşat mektubunun, teleks veya telgrafın bir kopyası da ithalatçı müşteriye gönderilir.
vii. VII- kabul kredili akreditif mektup, teleks, telgraf veya swıfttini alan muhabir banka, akreditif mektupla mektupla açılmış bulunuyorsa amir bankanın yetkili imzalarının sirkülerdeki imzalara uygunluğunu, teleks, telgraf veya swıftle açılmışsa şifresinin doğruluğunu kontrol ettikten sonra bu mektup, teleks, telgraf veya swıftin bir kopyasını da eklemek suretiyle kabul kredisini bir mektupla lehdaraihbar eder ve kredi teyitli ise kendi teyidini de bildirir. Kabul kredisini lehdara ihbar veya teyit ettiği hakkında amir bankaya da bildirir.
1.15.2- MAL MUKABİLİ
Kabul kredili vesaik ve mal mukabili işlemlerinin yürütülmesi şekli aşağıda ana hatlarıyla açıklanmıştır.
I- İthalatçı ile ihracatçı arasında yapılan alım-satım sözleşmesinde; vesaikin, kararlaştırılan vade ile, satıcı tarafından keşide edilecek poliçenin kabulü karşılığında alıcıya teslim edileceği hükmü yer alır.
II- İthalatçı, akreditif açtırma talimatı dışında, kabul kredili akreditifli işlemlerde açıklanan konuları, akreditifle ilgili olarak ithalatçılardan bankaca istenecek belgeleri temin ederek bankaya başvurur. Bu belgeler:
İthalat yapacak firmaların Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’ndan almaları gereken ithalat belgesi,
Akreditif açtırma talimatı,
İthalat beyannamesi,
İthal müsaadesi,
İhracatı teşvik belgesine dayalı, transit ticaret konulu ithalat ve 492 sayılı harçlar kanunu ile muafiyet tanınmış olan kurumlara ait ithalat hariç olmak üzere, ithalat işlemlerinde, ithali talep edilen malın bedelinin talep tarihindeki banka satış kurundan TL. olarak %01’i ornındaki harç makbuzunun aslı veya devletçe belirlenen haçlarda harç pulu,
Proforma fatura,
Arbitraj taahhütnamesi,
Müsadeye tabi mallar listesinden yapılacak ithalatta Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nca ve Müsteşarlığın yetkili kıldığı merciler tarafından verilen müsaade belgesi,
İthalat mutemet aracılığı yapılıyorsa; “mutemetlik ithal müsaadesi” ve sanayiciyle mutemet arasında düzenlenen “mutemetlik sözleşmesi”,
Teşvik belgesine dayanılarak yapılacak ithalatta teşvik belgesinin aslı,
Sağlık ve Sosyal Yardım veya Tarım-Orman ve Köy İşleri Bakanlığı’ndan belge alınmasını gerektiren ithalatta ilgili Bakanlıktan alınacak belge (kalite uygunluk belgesi gibi),
Bir kısı ilaç hammaddeleri, kimyasal maddeler ve bunların kullanıldığı müstahzarlar için Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’ndan alınması gereken özel izin belgesi,
Sanayicilerin kendi ihtiyaçları için yapacakları ithalatta, ithal edecekleri maddeleri tahsis amaçlarına uygun şekilde kullanacaklarına ilişkin, Sanayi Odası’nca onaylanmış sanayi taahhütnamesi.
III-Teminat tahsil edilir.
IV- Satıcı malları yükleyip sevk vesaikini gönderince banka, poliçe ve vesaiki kontrol eder. Vesaikle ithal müsaadesi ve poliçe arasında uygunluk görüldüğü ve ICC 500’e de uygunsa, kendiside bu poliçeye ithalatçı lehine avasl verir veya poliçenin vadesinde ödeneceğini garanti eder.
İthal müsaadesinin G nüshası vesaikle birlikte ithalatçıya verilir. Kabul ve aval imzalarını taşıyan poliçe de muhabire geri gönderilir.
V- Muhabir banka bu poliçeyi satıcıya verecek, satıcı da isterse; bankaca aval verilmiş olan bu poliçeyi iskonto ettirerek mal bedelini poliçenin vadesinden önce elde etmek imkanını bulacaktır.
VI- Mal mukabili ödeme şeklinde transfer talebi:
İthalatçılar mal mukabili ithalatta fiili ithal tarihinden itibaren 2 ay içinde, teminatın irad kaydedilmesi yoluyla da 2 ayı izleyen 4 ay içinde transfer talebinde bulunmak zorundadırlar.
Transfer talebinde bulunan ithalatçıdan;
Gümrükten tasdikli mal faturası,
Gümrük vezne makbuzu,
CIF ithalatta orijinal sigorta poliçesi,
Beyanname,
Firmaya verildi ise, ithal müsaadesi T nüshası, alınır.
Bu belgeler alındıktan sonra:
Fiili ithal tarihinin gümrük vezne makbuzu tarihiyle uygunluğu kontrol edilerek firmanın transfere başvuru tarihinin bu fiili ithal tarihinden itibaren 2 ay içinde yapılıp yapılmadığı,
Gümrükten tasdikli faturanın arkasındaki, gümrükçe yazılan ithal müsaadesi tarih ve numarasının banka dosyasındaki diğer suret veya T nüshası tarih ve numarası ile aynı olup olmadığı,
Tescil tarihine göre yatırılması gereken fonların yatırılıp yatırılmadığı, incelenir.
Mal mukabili ödeme şeklinde mal bedelinin transferi:
Yapılan incelemeler tamamlandıktan ve İşlemler Müdürlüğü’nden provizyon temin edildikten sonra
Mutabakata varılan kur üzerinden mal bedeli karşılığı TL’leri
%01 oranında kambiyo Muamele Vergisi
Banka Komisyonu ve Haberleşme Giderleri
Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi
Tahsil edilerek DSB düzenlenir. Döviz satışı ithal Müsaadesinin T nüshası ve bankada kalan nüshaya (DSB’nin tarih ve numarası gösterilmek suretiyle) işlenir.
Banka kaynaklarından yapılacak transfer TL’nın tahsilini izleyen 10 iş günü içinde gerçekleştirilerek; transfer Merkez Bankası’nca gerçekleştirilecekse, mal bedelinin tahsilini izleyen 5 iş günü içinde TL’leri Merkez Bankası’ndaki özel hesaba devredilerek; DSB düzenlenmesi gerekir.
VII – Mal mukabili ödeme şeklinde ithalat hesabının kapatılması:
Orijinal fatura ve ithal müsaadesinin T nüshası üzerine transfer edilen döviz cinsi ve tutarı yazıldıktan sonra beyanname, fatura ve- mal yurt dışında sigorta ettirilmişse- orijinal sigorta belgesi DSB’ye bağlanarak bankaca saklanmak suretiyle taahhüt hesabı kapatılır.
İthalatçı mal mukabili ödeme şeklinde-uzatılan süreler dahil- ithal müsaadesinin yürürlük süresi içinde malı fiilen ithal etmek ve nakdi teminatını geri almak istediği takdirde fiili ithal tarihini izleyen 2 ay içinde yetkili bankaya başvurularak mal bedelini ithalatçıya transferini talep etmek zorundadır.
Bankalar, ilgili firma belgelemedikçe, fiili ithalin yapılıp yapılmadığını tesbit edemezler. Ancak ithal müsaadesinin yürürlükte olup olmadığını izlemeleri gerekir. Bu nedenle fiili ithalin yapılıp yapılmadığını araştırmadan ve belirlenen fiili ithal tarihine göre transfere başvuru için son günün hangi gün olacağını tesbit edilmelidir. Böylece transfer talep edildiği takdirde teminatın gecikmeksizin irat kaydedilmesi mümkün olur. Aksi takdirde gecikmeli yapılan irad kaydı nedeniyle 6183 sayılı kanun hükmülerine göre gecikme cezası uygulaması gerekecektir. Bu nedenle bankalarca 6. ayın sonuna kadar transfere başvurulup vurulmadığının izlenmesi gerekir.
Mal mukabili ithalat işlemlerinde bankalar;
Fiili ithal tarihinden itibaren 2 ay içinde veya teminatın irad kaydı şartıyla bunu izleyen 4 ay içinde transfer için başvuruda bulunulmaması halinde
Fiili ithalin ne zaman yapıldığının bilinmemesi halinde ise; ithal süresini izleyen 2 ay veya teminatın irad kaydı şartıyla bunu izleyen 4 ay içinde transfer için başvuruda bulunulmaması halinde 5 iş günü içinde ilgili kambiyo merciine ihbarda bulunmak zorundadır.
1.15.3 VESAİK MUKABİLİ
Vesaik mukabili ödeme şeklinde transfer talebi:
İthalatçılar, vesaik geldikten sonra hem ithal müsaadesi düzenlenmesi hem de aynı anda mal bedelinin transferi için talepte bulunabilirler. Vesaik gelmeden de ithal müsaadesi düzenlenmesi için başvurup düzenlemeden sonraki 5 ay içinde mal bedelinin transferini talep edebilirler.
Bir bankanın vesaik mukabili olarak düzenlediği ithal müsaadesine dayanılarak başka bir bankaca da mal bedeli dövizler transfer edilebilir. Ancak, bu takdirde ithal müsaadesini düzenleyen bankadan G, T nüshaları ile 4. nüshaların istenmesi gerekir. Ayrıca teminatın da transfer sırasında transferi yapan bankaya devredilmiş olması zorunluluğu vardır.
Ayrıca, vesaikin asılları, vesaik muhabir veya ihracatçı tarafından gönderilmişse gönderme yazısının bir fotokopisi de, teminatı devredecek bankadan istenmeli, transfere müracaatı sırasında da ithalatçıdan ithalat beyannamesi alınmalıdır.
Belgeler, transfer talebinde bulunan ithalatçı tarafından ibraz ediliyorsa; bu belgeler arasında sevk vesaikinin bulunup bulunmadığını incelenmeli, yoksa transfer işlemi yapılmamalıdır. İthalat vesaikinin, muhabir bankaca teslim alındığı ve malların sevk edilmek üzere yüklenmiş bulunduğu şifreli bir telgraf, teleks veya swıft ile bildirildiği takdirde de transfer yapılabilir.
Vesaik mukabili ithalatta transfere başvuru süresi ithal müsaadesinin tarihinden itibaren 5 aydır. İthal vadesinin uzatılması halinde ise transfere son başvuru tarihiithal vadesinin bitiminden 1 ay öncedir. Transfer, bu husustaki başvururnun muhaberat girişi tarihinden itibaren 10 iş günü içinde gerçekleştirilmelidir.
Vesaik mukaili ödeme şeklinde mal bedelinin transferi:
Dış İşlemler Müdürlüğü’nden provizyon temin edildikten sonra;
Mal bedeli karşılığı TL,
%0 oranında kambiyomuamele vergisi,
banka komisyonu ve haberleşme giderleri,
banka ve sigorta muamelesi vergisi,
müşteriden tahsil olunarak döviz satım belgesi düzenlenir. Döviz satışı,ithal müsaadesinin T nüshasına ve bankada kalan nüshayaişlenir.
Banka kaynaklarından yapılacak transfer, Türk Liralarının tahsilini izleyen 10 iş günü içinde gerçekleştirilecek; transfer Merkez Bankası’nca gerçekleştirilecekse, mal bedelinin tahsilini izleyen 5 iş günü içinde Türk Liraları Merkez Bankası’ndaki özel hesaba devredilerek, döviz satım belgesinin düzenlenmesi gerekir.
Vesaik mukabili ödeme şeklinde ithalat hesabının kapatılması:
İthalatçı, ithal müsaadesinin yürürlük süresinin bitiminden itibaren 3 ay içinde taahhüt kapatma belgelerini bankaya teslim etmekle yükümlüdür. Banka belgeleri inceler ve yurt dışından,transfer edilen döviz kadar mal ithal edilmiş olduğu takdirde kısmen veya tamamen ithalat teminatını ithalatçıya geri vermek suretiyle taahhüt hesabını kapatır.
İthal müsaadesinin yürürlük süresini izleyen 3 ay içinde taahhüt hesabının kapatılmaması halinde ithalat teminatı ithalat yönetmeliğinin ilgili maddesine dayanılarak irad kaydedilir ve bu tarihi izleyen 5 iş günü içinde, ilgili kambiyo merciineihbarda bulunulur.
II-İHRACAT İŞLEMLERİ
2.1- PEŞİN ÖDEME KARŞILIĞI YAPILAN İHRACAT İŞLEMLERİ
Bu ödeme şeklinde ihracat gerçekleşmesinden önce ihracatçı, ithalatçıdan mal bedelini peşin olarak tahsil etme olanağına sahip olmaktadır. Bu ödeme şeklinde ithalatçı risk altındadır. ihracatçının ise hiçbir riski
2.2- ALICI FİRMA PREFİNANSMANI KARŞILIĞI YAPILAN İHRACAT İŞLEMLERİ ?
2.3- İHRACAT AKREDİTİFİ
Uluslar arası kuralların belirtildiği vesikalı krediler için Yeknesak Teamüller ve uygulamalar ile bankacılık teammüllerine göre işlem yapılacaktır.
Akreditif alıcının belirli bir para cinsi üzerinden tayin ettiği vadede ve ietediği vesaik mukabilinde tediyede bulunması için bankasına yaptığı talep ve verdiği talimata istinaden o bankanın satıcıya verdiği yazılı bir taahhüttür. Vesikalı kredi şartlı bir taahhüt olması nedeniyle alıcı adına yapılan tediye, malların kendi mülkiyetine geçme hakkını verecek vesaik mukabilininde yapılır.
Mektupla verilen akreditif talimatlarında amir bankanın yetkili imzalarının imza sirkürlerine uygun olması, teleks, telgraf ve swıftle bildirilen akreditiflerde ise şifrelerin doğruluğunun kontrolü yapılır.
T.C. Merkez Bankası’ndan kuvertür tesisine ilişkin ihbarın gelmesi izlenir. Akreditif mektuplarındaki şifrenin mutabakatının sağlanmasından ve T.C. Merkez Bankasından kuvertür tesisine ilişkin ihbar geldikten sonra; referans defterinden numara alınır. İhracat dosyası açılır. Akreditif bildirim formu düzenlenir. 1. nüsha müşteri nüshası olup, bu nüshaya akreditif küşat mektubunun bir fotokopisi eklenir.2. nüsha muhabir bankaya gönderilir. 3. nüsha “muhasebe nüshası”dır. Sistemde akreditif açılışı yapılır.
2.3.1- İNCELENMESİ
Banka, satış sözleşmesini de görmek suretiyle gerekli bilgileri alır ve işlem yüzde yüz nakitle karşılanmayacaksa ithalatçının mali durumunu ve moralitesini, eski müşteri ise kredi durumunu inceler. İşlemin nakitle karşılanmayan kısmının, bankanın ithalatçıya tesbit ettiği veya yeniden tespit edeceği kredi ve bu yetmezse gösterilecek kefilin kredisi içinde kalması esastır.
İthal edilecek malların cinsine, sürüm, satış ve dayanma durumuna, fiyatının değişmezlik derecesine, müşterinin mali gücüne ve moralitesine, başkaca teminat gösterilip gösterilmediğine göre belirlenecek bir marj tahsil edilir. Kalan kısım için, gerekli görülürse, maddi teminat veya kefalet de alınır.
2.3.2- İHBARI
Akreditif, bankanın satıcıya hitaben yazdığı ve bankanın taahhüdünü kapsayan bir ihbar mektubu olarak kabul edilmektedir. Bu mektup ile satıcı, mektupta yazılı şartlara uygun belgeleri süresi içinde bankaya ibraz etmekle, belirtilen miktardaki parayı bankadan çekmek hakkını elde eder. Bu mektuba akreditif küşat mektubu da denir.
2.3.3- AKREDİTİFTE BANKALARCA TEYİT VERME KOŞULLARI
• Akreditif amiri banka gayrikabili rucu akreditifini teyit etmesi için diğer bir bankayı yetkili kılar ve bu bankada akreditifini teyit etmesi diğer bir bankayı yetkili kılar ve bu banka da akreditifi teyit ederse, akreditif şartlarının yerine getirilmesi ve akreditifte öngörilen vesikaların ibrazı kaydıyla, bu tür bir teyit:
i) Akreditifte vadesiz ödeme öngörülüyorsa; ödemeyi yapacağını,
ii) Akreditifte vadeli ödeme öngörülüyorsa; akreditif şartlarına göre belirlenen tarihte ödemeyi yapacağını veya ödemenin yapılacağını,
iii) Akreditifte poliçe kabulü öngörülüyorsa; poliçelerin teyit eden banka üzerine çekilmesi şartının akreditifte yer alması halinde lehdar tarafından çekilen poliçeleri kabul edeceğini veya poliçelerin akreditif amiri veya akreditifte öngörülen diğer muhataplar üzerine çekilmesi şartının akreditifte yer alması halinde poliçelerin kabulünden ve vadelerinde ödenmesinden sorumlu olacağı,
iv) Akreditifte iştira öngörülüyorsa keşidecilere veya iyi niyetli hamillerine rücu hakkı olmaksızın, teyit eden banka dışında akreditifte öngörülen diğer muhataplar veya akreditif amiri banka ve akreditif amiri üzerine çekilen vadesiz ve vadeli poliçeleri iştira edeceğini,
akreditif amiri bankanın yanısıra, teyit eden bankanın da kesin taahhüdü haline getirir.
Amir bankaca akreditifi teyit etmeye yetkili kılınan banka bunu yapmak istemiyorsa, teyit edemeyeceğini gecikmeksizin amir bankaya bildirmek zorundadır.
Amir banka ve varsa, teyit eden banka ile lehdarın izni olmaksızın, akreditifteki yükümlülükler değiştirilemez veya iptal edilemez.
Bir akreditifin açılmasına, teyit veya ihbar edilmesine ilişkin olarak alınan talimatın eksik veya karmaşık olması halinde banka, lehdarı sadece akreditiften kendisine bilgi vermiş olmak için haberdar edilebilir. Bu ihbar bankaya bir sorumluluk yüklemez. Akreditif ancak açık ve tamamlayıcı bilgi alınınca teyit veya ihbar edilir.
Amir banka, açtığı akreditifi teyit etmesi için alıcının ülkesindeki muhabirine;ya akreditifi, teyit ederek ihbar etmesi şeklinde veya önce teyit etmeksizin ihbar etmesi şeklinde veya önce teyit etmeksizin ihbar etmesi ve lehdarın istemesi halinde teyit etmesi şeklinde talimat verir.
Akreditifli lehdara teyit edecek olan banka da, teyidini; ICC 500’deki kurala uyarak “muhabirimizin talimatına uyarak yukarıdaki akreditifi teyit ederiz.” Şeklinde açık bir ifade ile bildirmelidir.
2.3.4- VESAİKİN İNCELENMESİ
Vesaikin geldiği, müşteriye bir mektupla ihbar ve gelen vesaiki çekmek üzere kendisi bankaya davet edilir. Muhabirin ihtirazi kaydı (rezerv) mevcutsa bu rezerv ihbarnameye aynen kaydedilerek amirden talimat istenir.
Amir banka da vesaiki, ödemeyi yapan banka gibi, akreditif şartlarını ve ICC 500’deki kuralları gözönünde bulundurarak inceler. Gelen vesaiki akreditif şartlarına uygun ve kabul edilebilir nitelikte bulunursa, vesaiki aldığını bir mektupla muhabirine bildirir ve bu bankayı ibra eder. Muhabirin rezervi varsa bu rezerv hakkında amirden talimat istendiği de, bu mektupta bildirilmelidir.
Muhabir, lehdara karşı hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmediği halde amir banka, vesaikin akreditif şartlarına uygun ve kabul edilebilir ve bu bankayı ibra eder. Muhabirin rezervi varsa bu rezerv hakkında amirden talimat istendiği de, bu mektupta bildirilmelidir.
Amir, akreditif şartlarına uymayan vesaiki kabul ettiği takdirde kendisinin bu husustaki istekleri yazılı olarak alınır. Ödemeyi yapan banka ibra edilir.
Eksik vesaik akreditif amiri tarafından da kabul edilmezse, ödemeyi yapan bankaya geri gönderilir. Akreditifin kuvertürü tesis edilmiş bulunuyorsa, bu paranın geri alınması için de muhabir banka nezdinde girişimde bulunulur. Amir bankaya rezervli vesaik gönderen muhabir banka, römiz mektubuna, belirli bir süre içinde kabul edilmediği bildirilmeyen vesaikin kabul edilmiş sayılacağı hususunda bir kayıt koyar. Amir banka bu süre içinde akreditif amirinden gerekli talimatı alarak rezerv hakkındaki görüşünü bildirmek zorundadır.
Bankanın, muhabiri nezdinde alacaklı hesabı yoksa ve muhabir banka ödemeyi, amir banka lehine açtığıbir kurye kredisine dayanarak yapmış bulunuyorsa, gelen vesaik kabul edilebilir nitelikte görüldüğü takdirde, amir banka borçlandığı dövizin transferini gecikmeksizin yapar.
2.3.5- AKREDİTİF ŞARTLARINA GÖRE İHRACAT BEDELİNİN ÖDENMESİ
ihracat bedelini ödeyecek olan banka ilk önce şu noktalara dikkat etmesi gerekir:
i) Akreditifi açan banka bu akreditife dayanarak çekilecek poliçeleri veya ibraz edilecek vesaiki ödemekle yükümlü mü?
ii) Kendi bankasının bu akreditife dayanarak ödeme yapma yetkisi var mı?
iii) Mallar yükleme vadesi içinde yüklendi mi?
iv) Akreditif gayrikabili rucu ise vadesinin geçip geçmediğine bakılması,
v) Akreditif kabili rucu ise iptal edildiği hakkında bir ihbar alınıp alınmadığı,
vi) Akreditif mektupla açılmışsa amir bankanın bu mektuptaki imzaları sirkülerindekilere uyup uymadığı, teleks, telgraf veya swıftle açılmışsa şifresi doğru mu?
vii) Poliçe veya ibraz edilen vesaik tutarı akreditif limiti içinde kalıyor mu?
viii) Poliçe usulüne veakreditif şartlarına uygun olarak düzenlenmiş midir, yetkili imzaları taşıyor mu?
ix) Poliçeye “.............bankasının ................numaralı akreditifine dayanılarak çekilmiştir.” Şeklinde bir şerh verilerek akreditifle ilişkisi belirtilmiş midir?
x) Konşimento, sigorta poliçesi, fatura ve akreditif şartlarına göre ibrazı gereken diğer vesikalar tamam mıdır? Bunlar usullerine ve akreditif şartlarına, akreditifte belirtilmeyen hususlarda ICC 500 kurallarına uygun şekilde düzenlenmiş midir? Faturada gösterilen emtia, cins ve miktar itibariyle akreditifte gösterilen mala uyuyor mu?
xi) Vesikaların ciroları akreditif şartlarına uygun şekilde yapılmış mıdır?
Malların nakliyat sigortası, FOB satışlarda olduğu gibi, amirin ülkesinde yapılacaksa akreditif lehdarı malları sevk edince akreditifi açan bankaya veya akreditif amirine; yüklenen malın miktarını, değerini, taşıma aracının adını, vagon veya plaka numarasını, akreditif numarasını ve yükleme tarihini bildiren bir teleks veya telgraf göndermekle yükümlüdür.
Akreditifi açan banka bu teleks veya telgrafı alınca flotan sigorta poiçesinin kesinleştirilmesi için sigorta şirketine talimat verir ve durumu, akreditif amiri olan müşterisine bildirir.
Sigorta şirketi bir zeilname ile flotan sigortayı kesinleştirir. Sigorta kesinleştirirken, yükleme yerinin uzaklığı ve taşıma aracının çeşidi gözönünde bulundurularak yolda geçebileceği hesaplanan süreye malların gümrüklerde bekleme süresinin de eklenmesi suretiyle sigorta vadesi tesbit edilir.
Ödemeyi yapacak olan muhabir banka, vesaikin akreditif şartlarına ve yukarıda saydığımız noktalara uygun olduğunu tesbit ettince amir bankanın rambursman sağlar ve vesaik bedelini lehdara öder.
2.3.6- İHRACAT HESABININ KAPATILMASI
İhracat bedelinin HDTM’nın ihracat genelgesinde belirlenen süreler içerisinde yurda getirilip, bankalarca alışının yapılması ve DAB’ın düzenlenmesiyle ihracat hesabı kapatılmış olur.
İhracat dosyasına aşağıdaki belgeler klase edilir:
Döviz alım belgesinin bir fotokopisi,
Gümrük Çıkış Beyannamesi’nin banka nüshası ve ekleri,
Sevk belgelerinin 1 takım sureti,
Mal bedelinden herhangi bir mahsup yapıldıysa bunu kanıtlayan Döviz Satım Belgesinin aslı,
Sisteme bilgi girişinde kullanılan formların servis nüshaları.
2.4- VESAİK MUKABİLİ İHRACAT
satıcı ile alıcı arasında belli derecede bir güven bulunduğu durumlarda kullanılan bir ödeme şeklidir. Bu nedenle bir bankanın ödeme taahhüdü söz konusu değildir.
Satıcının, malı yükledikten sonra kendisi veya ülkesindeki bir banka aracılığıyla, sevk vesaikini, alıcının ülkesindeki bir bankaya, mal bedelinin transferinden sonra alıcıya teslim edilmesi koşuluyla gönderdiği veya alıcının kabul edeceği bir poliçe karşılığında teslim edilmesine olanak sağlayan bir ödem şeklidir.
Firma yaptığı ihracata ait belgeleri bir talimat mektubu ekinde ibraz eder. Talimat mektubunda; ilişiğinde bulunan belgelerin dökümü ve nüsha adedi, GÇB’nin tarihi ve numarası, ithalatçının adı, ünvanı, adresi, mal bedeli ve mal bedelinin ne şekilde tahsil edileceği, tahsil edilecek bedelin ihracatçıya ne şekilde ödeneceği, arada bir komisyoncu olup olmadığı ve eğer varsa komisyonun miktarı ve ödeme şeklini içermesi gerekmektedir.
Şubeye ibraz edilen vesaik, talimat mektubundaki bilgilerle ve kendi içinde uyumlu olmalıdır. Bunun için, belgelerin tanzim yeri, tarihi, kim ve hangi firma tarafından düzenlenmiş olduğu, bu belgelerdeki mal cinsi, ağırlığı, markası, teslim şekli, gönderilenin adı, adresi, nakliye aracının plakası, sevk ve varış yerleri gibi bilgiler kontrol edilir.
Ayrıca, GÇB şubeye geldiğinde GÇB’de gösterilen ihracatçı ile vesaiki ibraz eden ihracatçı aynı olmalı beyannamede kayıtlı malın FOB kıymeti, faturadaki FOB kıymete eşit olmalıdır. Satış CI veya CIF ise, sigorta poliçesi de sevk evrakıiçinde olmalıdır. Faturada teslim şekli mutlaka gösterilmelidir.
Vesaik mukabili ihracat işlemlerinde müşteri talimatı esas olduğundan, söz konusu talimatta isteniyorsa, yukarıda sayılan maddeler çerçevesinde saptanan herhangi bir eksiklik düzeltilmese dahi, vesaik muhabire olduğu gibi gönderilmelidir.
İhracatçının vesaikle birlikte muhatabı ithaltçı olan bir poliçe ibraz etmesi halinde; poliçenin arkasına “pay to the order of (muhabir banka adı)” yazılıp yetkililerce imzalanarak ciro edilir ve diğer vesaikle muhabire gönderilir.
2.5- MAL MUKABİLİ İHRACAT
Satıcının alıcıya sonsuz güveni olması durumunda kullanılan mal mukabili ihracat, vesaikin, alıcıya bedelsiz teslim koşuluyla veya alıcının kabul edeceği bir poliçe karşılığında teslim edilmesine olanak sağlayan bir ödeme şeklidir.
Firma yaptığı ihracata ait belgeleri doğrudan ithalatçıya gönderebileceği gibi bedelsiz teslim koşuluyla da gönderebilir. Bu takdirde firma yaptığı ihracata ait belgeleri bir talimat mektubu ekinde ibraz eder. Talimat mektubunda; ilişiğinde bulunan belgelerin dökümü ve nüsha adedi, GÇB’nin tarih ve numarası, ithalatçının adı, ünvanı, adresi, mal bedeli ve mal bedelini ne şekilde tahsil edileceği, tahsil edilecek bedelin ihracatçıya ne şekilde ödeneceği, arada bir komisyoncu olup olmadığı ve eğer varsa komisyonun miktarı ve ödeme şeklinin belirtilmesi gerekir.
Şubeye ibraz edilen vesaik, talimat mektubundaki bilgilerle ve kendi içinde uyumlu olmalıdır. Bunun için, belgelerin tanzim yeri, tarihi, kim ve hangi firma tarafından düzenlenmiş olduğu, bu belgelerdeki mal cinsi, ağırlığı, markası, teslim şekli, gönderilenin adı, adresi, nakliye aracının plakası, sevk ve varış yerleri gibi bilgiler kontrol edilir.
Ayrıcı, GÇB şubeye geldiğinde GÇB’nde gösterilen ihracatçı ile vesaiki ibraz eden ihracatçı aynı olmalı,beyannamede kayıtlı malın FOB kıymeti, faturadaki FOB kıymete eşit olmalıdır. Satış CI veya CIF ise, sigorta poliçesi de sevk evrakı içinde olmalıdır. Faturada teslim şekli mutlaka gönderilmelidir.
Mal mukabili ihracat işlemlerinde müşteri talimatı esas olduğundan, söz konusu talimatta isteniyorsa, yukarıda belirttiğimiz konuda saptanan herhangi bir eksiklik düzeltilmese dahi, vesaik muhabire olduğu gibi gönderilmelidir.
İhracatçının vesaikle birlikte muhatabı ithalatçı olan bir poliçe ibraz etmesi halinde; poliçenin arkasına “pay to the order of ( muhabir banka adı) yazılıp yetkililerce imzalanarak ciro edilir ve diğer vesaikle beraber muhabire gönderilir.
2.6- KREDİLİ İHRACAT
Kredili ihracat , mal bedellerinin malın alıcısının eline geçmesinden sonra ve ihracat bedellerinin normal ödeme sürelerini aşacak şekilde ödenmesine olanak sağlayan bir satış şeklidir.
Kanun gereği, yalnızca vergi iadesinden yararlanan sınai ürünler ile komple tesislerin kredili ihracı mümkün olup, söz konusu malların kredili olarak satışı, mal bedeli dövizlerin, fiili ihraç tarihinden itibaren en geç 3 yıl içinde ( gemilerde 8 yıl içinde) ödenmesi kaydıyla yapılabilir.
Belirlenen mallar veya vadeler dışında kalan kredili olarak ihraç edilebilecek diğer mallar ile ödeme güçlükleri içinde bulunan ülkelere yapılacak kredili ihracat müracatları, ilgili meslek kuruluşlarınca Müşteşarlığa iletilecek ve Müsteşarlık’ça incelenerek sonuçlandırılacaktır.
2.7- KABUL KREDİLİ İHRACAT
Satın aldığı mal bedelini ithalatçı tarafından malı teslim aldığı sırada değil, belirlenen bir vade içinde ödeneceğini satıcıya garanti etmek üzere açılan ve lehdarın ibraz edeceği vadeli bir poliçenin bankaca kabulü veya avalize edilmesi suretiyle gerçekleşecek olan bir çeşit akreditiftir.
2.7.1- ÖZELLİKLERİ ( ÖDEME ŞEKİLLERİNE GÖRE) ?
2.7.2- POLİÇE KABUL AVALİNDE DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR ?
2.8- DÖVİZLİ ÇEKLE ÖDENEN İHRACAT BEDELİ ALIŞ İŞLEMLERİ ?
2.9- FİİLİ İHRAÇTAN SONRA EFEKTİF OLARAK YURDA GETİRİLEN İHRACAT BEDELİNİN ALINIŞI ?
2.10- MAHSUP İŞLEMLERİ ?
III- KREDİLER
3.1- BORÇLU CARİ HESAP TÜRÜ KREDİLERİN AÇILMASI VE KULLANDIRILMASI
3.2- İSKONTO VE İŞTİRA İŞLEMLERİ
3.3- TEMİNAT MEKTUPLARI
Bankaların muayyen bir işin gerçekleştirilmesini, bir malın teslimini veya bir borcun ödenmesini muhataba taahhüt eden müşterisinin, bu taahhüdün önceki muhatap tarafından saptanan koşullara uygun olarak yerine getirilmemesi halinde belirli bir paranın, banka tarafından muhataba ödeneceğini garanti altına alan belgelerdir.
3.4- TL TEMİNAT MEKTUPLARINA İLİŞKİN İŞLEMLER
3.5- KONTROGARANTİLER
Bu garanti türünde, yabancı ülkelerde ihalelerin ilanına ilişkin olup, rekabet ortamı yaratmaya ve açılacak ihalelere, yerli istekliler yanısıra yabancı isteklilerin de katılmalarını sağlamaya yöneliktir.
Örneğin; Türkiye’de açılacak bir ihaleye, Türkiye’deki bir gerçek veya tüzel kişinin gerekli teminatı yatırarak girmesi oldukça kolay iken, yabancı ülkelerdeki isteklilerin binlerce kilometrelik yolları katedip Türkiye’ye gelmeleri çok zordur. Peki bu durumda ne yapabilirler? İşte bu durumdaki yabancı istekli, ülkesindeki bir bankaya gidecek, Türkiye’deki ihaleden söz ederek, ihaleye katılabilmesi için bir formül bulunmasını isteyecektir. Bankadaki meslektaşımız ise, kendi bankasının öngördüğü koşulları yerine getirmek suretiyle, Türkiye’de iyi çalıştığı bir muhabirine teleks, telgraf, mektup veya swıft şeklinde hazırlayacağı bir mesajı aktaracaktır.
Çok basit bir şekilde olmasına karşın, muhabir banka tarafından Türkiye’deki bankaya gönderilen böyle bir mektup , telgraf, teleks veya swıft üzerine, Türkiye’deki banka gelen bu taahhüdü iyice inceleyip herhangi bir pürüz olmadığına inandıktan sonra, istenilen teminat mektubunu düzenleyerek muhataba iletir.
İşte, yabancı bankaların veya benzeri kredi kurumlarının, bu tür işlere aracı olmak üzere Türkiye’deki bankalara göndermiş oldukları telgraf, teleks, mektup veya swıftlere kontrgaranti-mukabil kefalet-karşı kefalet denir.
3.6- TEMİNAT MEKTUBU DEĞİŞİKLİKLERİ
3.7- TEMİNAT MEKTUBU İADELERİ
IV-DIŞ TİCARET İŞLEMLERİNE YÖNELİK KREDİLER
4.1- PREFİNANSMAN KREDİLERİ
İhracat, ve döviz kazandırıcı işlemlerle ilgili mal ve hizmet alımının finansmanında kullanılmak üzere firmalarca yurt dışındaki alıcıdan veya uluslar arası kuruluşlardan döviz veya efektif olarak saplanıp Bakanlıkça uygun görülecek bankalar aracılığı ile TL olarak kullanılan, anapara, faiz ve giderlerinin ihracat ve döviz kazandırıcı işlemlerden sağlanan dövizlerle ödenmesi gereken döviz kredileridir.
Prefinansman kredilerini diğer döviz kredilerinden ayıran hususlar şunlardır:
Prefinansman kredilerinde azami vade, 1 yıldır. Diğer döviz kredilerinde ise azami vade sınırı yoktur. Ancak bankalar diğer döviz kredilerini de ihracatçılara, özel bir izin alınmış olmadıkça 1 yıl gibi kısa vadeyle kullandırmaktadırlar.
Prefinansman kredilerinin döviz olarak kullandırılması mümkün değildir. Prefinansman dövizi ihracatçı firmaya, kullandırıldığı tarihteki alış kuru üzerinden TL’na çevrilmek suretiyle, TL olarak ödenebilir.
Diğer döviz kredilerinin ise, TL olarak kullandırılabileceği gibi döviz tahsisi yapılmış olan ihracatçı firmalara döviz olarak da kullandırılması mümkündür.
Prefinansman kredilerinin kaynağı, yabancı bankalardan sağlanan fonlardır.
Diğer döviz kredilerinin kaynağı ise döviz tevdiat hesaplarından oluşan fonlar ve bankanın döviz pozisyonudur.
Kullanılan prefinansman kredisi karşılığında ihracat yapılmışsa bu prefinansman kredisi, süresi içinde gelen ihracat dövizlerinin mahsubu suretiyle kapatılabilir. İhracat yapılamaz veya süresi içinde gelen ihracat dövizlerinin mahsubu suretiylekapatılabilir. İhracat yapılmaz veya süresi içinde gelen ihracat dövizleri ile prefinansman kredisi kapatılamaz ise; iade sırasında döviz, satış kurundan tahsil edilir.
Diğer döviz kredileri TL olarak kulandırılmış bulunuyorsa, kredi dövizle de kapatılamak isrense mahsup yapılamaz. Gelen dövizlerin önce alış kurundan alışının, sonra dasatış kurundan tahsil edilir.
Döviz olarak kullandırılmış bulunan döviz kredilerinin ise, süresi içinde yurda getirilmesi zorunlu dövizler ve yurda getirilmesi zorunlu dövizler dışındaki dövizler ile, mahsup yapılarak, kapatılması mümkündür.
Prefinansman veya döviz kredilerinin istisnaen TL olarak geri ödenmesi halinde ise geri ödeme tarihinden satış kurunun esas alınması gerekir.
4.1.1- KULLANDIRMA KOŞULLARI
Türk Parası Kıymetini Koruma Kararının 19. maddesi gereğince prefinansman kredilerinin:
i) Doğrudan doğruya ihracatçı veya döviz kazandırıcı hizmetleri yapanlar tarafından;
• Malın veya hizmetin yurt dışındaki alıcısından (alıcı firma prefinansmanı),
• Uluslar arası piyasalardan, sağlanmasına veya,
ii) Bankalarca sağlanmak suretiyle ihracatçılara ve döviz kazandırıcı hizmetleri yapanlara kullandırılmasına, imkan vermektedir.
4.1.2- GERİ ÖDENMESİ
Prefinansman kredisi ( faiz, komisyon ve giderler dahil) ihracat için ihracattan elde edilen dövizlerle, döviz kazandırıcı işlemler için sağlanmışsa döviz kazandırıcı işlemler için sağlanmışsa döviz kazandırıcı işlemlerden elde edilen dövizlerle ödenir.
4.1.3 TAAHHÜT KAPATILMASI
Prefinansman kredisi ( faiz, komisyon ve giderler dahil) ihracat için ihracattan elde edilen dövizlerle, döviz kazandırıcı işlemler için sağlanmışsa döviz kazandırıcı işlemler için sağlanmışsa döviz kazandırıcı işlemlerden elde edilen dövizlerle ödenir.
4.2- DÖVİZ KREDİLERİ
İhracat, ihracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı faaliyetlerin finansmanında kullanılmak kullanuılmak üzere, kullanılan, kredi tutarı faizi ve masrafları kadar ihracat taahhüdü olan, bu nedenle Vergi Resim Harç İstisnası uygulanan, 18 ay vadeli kredilerdir.
4.2.1- KREDİNİN AÇILIŞI
I. Kredinin Döviz olarak kullandırımı:
II. İhracatı teşvik belgesi, VRHİB, DİİB alınmış olmalı ve bu belgede döviz tahsisinin öngörülmesi gerekir.
III. İhracat, ihracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı faaliyetlerde bulunanlara, bu faaliyetlerle ilgili döviz tahsisi murat işlemlerde kullandırılır.
IV. Kredinin TL olarak kullandırımı:
V. Yukarıda belirtilen hususların dışında döviz kredileri TL olarak kullandırılır. Döviz olarak muhasebeleştirilir. Kullandırım sırasında herhangi bir belge (DİİB, VRHİB vs.) gerekmez. Kredi ihracatın finansmanına kullandırılır. İhracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı faaliyetlerin finansmanı için de kullandırılabilir.
VI. 4.2.2- KULLANDIRILMASI
VII. Kredinin Döviz olarak kullandırımı:
VIII. İhracatı teşvik belgesi, VRHİB, DİİB alınmış olmalı ve bu belgede döviz tahsisinin öngörülmesi gerekir.
IX. İhracat, ihracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı faaliyetlerde bulunanlara, bu faaliyetlerle ilgili döviz tahsisi murat işlemlerde kullandırılır.
X. Kredinin TL olarak kullandırımı:
XI. Yukarıda belirtilen hususların dışında döviz kredileri TL olarak kullandırılır. Döviz olarak muhasebeleştirilir. Kullandırım sırasında herhangi bir belge (DİİB, VRHİB vs.) gerekmez. Kredi ihracatın finansmanına kullandırılır. İhracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı faaliyetlerin finansmanı için de kullandırılabilir.
4.2.3- GERİ ÖDENMESİ
Belgesiz kredilerde;
İhracat taahhüdü fiili ihracatın kredi süresi içinde gerçekleştirmesi suretiyle yerine getirilir. Kredinin alınmasından sonra en geç 18 aylık süre içerisinde ihracatın yapılmış olması şarttır. İhracat taahhütlerinin yerine getirildiğinin kanıtlanması için tebliğde belirtilen süreyi (18 ay ) takiben en geç 30 gün içinde gümrük beyannamesi aslının kredi kullandıran bankaya ibrazı gerekir. İbraz edilen gümrük beyannamesi aslının kredi kullandıran bankaya ibrazı gerekir. İbraz edilen gümrük beyannamesi üzerine kredinin referans numarasıyla taahhüde sayılan kısmı da belirtilerek kredi taahhüdüne sayıldığına ilişkin bir not konulup, fotokopileri dosyada saklanır. iHracat taahhüdü kapatılırken DAB istenmez. Ancak, bavul ticaretinde DAB ibrazı şarttır.
Kredi bazında yerine getirilmesi gereken ihracat taahhüdü, kredinin en yüksek seviyeye ulaştığı tutara, tahakkuk ettirilen faiz komisyonların ilavesiyle bulunur.
Kredinin vadesi 18 aydan kısa ise, kredinin vadesi ile 18 aya kadar olan sürede yapılan ihracatlar da taahhüde sayılır.
Belgeli Kredilerde,
VRKİB veya DİİB’lerin taahhütleri yerine getirilmişse, bu belgelerde tarif edilen hizmet ihracı ile harç sayılan satış ve teslimlerin finansmanında kullanılan TL döviz kredilerinin ihracat taahhütlerinin yerine getirilmiş olduğu kabul edilir. Belgede kayıtlı taahhüt tutarı kadar kredi kullandırılır.
Belgeli kredilerde kredi ile ilgili ihracat taahhünün kapatılması, DİİB veya VRHİB’nin kapatılması ile mümkündür. Bir başka değişle, kredi ile ilgili ihracat taahhüdü, belgenin akibetine bağlı olarak kapatılır. Belgenin taahhüdü kapatılmış ise kredinin taahhüdü de kapatılmış olur.
DİİB, ihracatçı birliklerince VRHİB TCMB’nca kontrol edilerek kapatılır. Bankalara gönderilir.
4.3- HARİCİ GARANTİLER
a) yurt içine yönelik garanti mektupları: Lehdarın yurt içinde bulunduğu ve yurt dışında bulunan amirin talimatı üzerine düzenlenen bir kontrgaranti altında lehdara yönelik olarak düzenlenen garanti mektuplarıdır.
Yurt dışı muhabir bankanın, bizden yalnızca iletmemizi istediği bir doğrudan garantinin, tarafımızca düzenlenen ikinci bir garanti mektubu olmayacağına dikkat edilmelidir. Bununla birlikte değişenin yalnızca, yurt dışından alınan bir garanti ile karşı karşıya bulunulması olduğu unutulmamalıdır.
b) Yurt dışına yönelik garanti mektupları: “Dış Garanti” olarak adlandırılan türdür. Lehdar yurt dışında, amir ise yurt içindedir. Ancak, ayrık bir durum olarak, lehdarın ve amirin yurt dışında bulunduğu işlemler için düzenlenebilecek garanti mektupları da bu başlık altında düşünülmelidir.
4.3.1- KREDİ TAHSİSİ KOŞULLARI
4.3.2- KULLANDIRILMASI
4.3.3- TASFİYESİ (TAZMİNİ)
Ledar ancak amir edimini gereğince yerine getirmediğinde garanti altında kendisine ödeme yapılmasını isteyebilir ve bu istemini garantinin vadesi sona erdikten sonra yapamaz.
Ayrıca, istem kesinlikle garantide yer verildiği gibi uygun biçimde yapılmalıdır. Tersi durumda, istemin dikkate alınmayacağı açıktır. Bu konuda dikkati çeken en önemli nokta; ilgilki olduğu işlemden Bğımsız olan ve garantinin koşulsuz ve dönülmez ödeme yükümlülüğünü içeren garanti mektubunun lehdar tarafından haksız bir biçimde kullanarak tazmin isteminde bulunulmasıdır. Böyle bir durumda, bağımsızlık dikkate alındığında tazmin isteminin yerine getirilmesinin gerektiğ doğal olmakla birlikte, amirin daha önce mahkeme aracılığıyla ödeme yasağı koydurması bankanın tazmin istemini yerine getirmesini önleyecektir. Ancak, garantinin hangi ülkenin hukukuna göre işlem göreceği bu noktada önemli bir rol oynayacaktır. Tazmine bir seçenek olarak, lehdarın zaman zaman süre uzatımı isteminde bulunduğu da görülebilir. Doğaldır ki, bu istem de vade gününden sonra garantöre ulaşırsa geçerli sayılmayacaktır.
4.4- KABUL/ AVAL KREDİLERİ
Aval kredisinde, bankanın alıcı tarafından kabul edilen poliçeye aval verilmesi söz konusudur.
Kabul kredisinde ise banka, aval kredisinde kefil kabul kredisinde ise bir asıl borçlu olarak satıcıya karşı poliçenin vadesinde ödeneceğini alıcı hesabına garanti etmektedir. Bu nedenle her iki halde de bankaca alıcıya bir gayrinakdi kredi açılması söz konusudur.
Aval ve kabul kredilerinde alacağın vadeli olması ve bu kredilerin teminatını oluşturan malların vadeden önce alıcıya teslim edilmesi söz konusu kredilerin riskinin diğer kredilere nazaran daha dikkatli tahlil edilmesi gerektirir.
Gerek aval gerek kabul kredileri bankaların gayrinakdi kredileri içinde yer alır. Aval ve kabul kredileri, muhtemel borç “contıngent lıabılıty” olarak bankaların nazım hesaplarında izlenir. Öte yandan poliçe, ihracatçı tarafından ithalatçının bankası üzerine keşide edilecek yerde, anlaşmaya göre, doğrudan doğruya ithalatçı veya satıcının bankası üzerine de çekebilir. Bu durumda poliçenin, muhatap sıfatıyla ya ithalatçı ya satıcının bankası tarafından kabul edilmesi söz konuısudur.
4.4.1- TAHSİSİ
4.4.2- KULLANDIRILMASI
Akreditif olarak kullandırılması:
Kabul kredili akreditif işlemleri ana hatlarıyla şu şekilde yürütülür:
I-ithalatçı ile ihracatçı arasında bir alım-satım sözleşmesi yapılır. Bu sözleşmede vesaikin, kararlaştırılan vade ile satıcı tarafından düzenlenecek poliçenin veya poliçelerin kabulü karşılığında alıcıya teslim edileceği, alıcının satıcı lehine, sözleşmeye uygun şartlarla bir akreditif açtıracağı hükmü de yer alır.
İthalatçı;
İthalat belgesi,
İthalat beyannamesi,
%01 ithal harcı makbuzunun aslı veya devletçe belirlenen harçlarda harç pulu,
akreditif açtırma talimatı,
Kabul/aval kredili ithalat taahhütnamesi,ü
İthal müsaadesi,
İthal edilecek mal müsaadeya tabi ise müsaade belgesi,
Proforma fatura,
İle bankaya başvurur. Burada; akreditif açtırma talimatının kabul kredisi şartlarını da içermesi ve kabul/aval kredili ithalat taahhütnamesinde ilgili hükümlerin yer alması gerekir.
II- İthalatçının verdiği belgeler ele alınarak akreditif açtırma talimatında bildirilen hususlar incelenir. Gümrük tarife ve istatistik pozisyonu (G.T.İ.P) cetveli ile müsaadeye ve fona tabi mallar, listelerinden kontrol edilir.
III- Teminat tahsil edilir.
IV- %100 nakitle karşılanmayan işlemlerde, poliçenin banka tarafından kabulü veya ithalatçının kabul edeceği poliçeye bankaca aval verilmesi sözkonusu ise ve kredi sözleşmesi aynı zamanda bir rehin bordrosu niteliği taşımıyorsa ithal edilecek olan malların cins ve miktarı da belirtilmek suretiyle vesaikin temsil ettiği malların bankaya rehnedildiğini gösteren bir rehin bordrosunun da müşteriden alınması gerekir.
V- %100 nakitle karşılanmayan işlenlerde; müşteriye daha önce bir genel kredi sözleşmesi imzalattırılmamışsa veya imzalattırılmamış olan sözleşmedeki kredi sözleşmesi düzenlenir. Bu sözleşmede akreditif sözleşmesinde yer alan hükümler ve ayrıca, kabul/aval kredili ithalat taahhütnamesi alınmıyorsa bu taahhütnamede yer alması gereken, ilgili hükümler bulunur.
VI- Döviz pozisyon servisinin bağlı bulunduğu Dış İşlemler Müdürlüğü’nden provizyon alınarak, geçerli talep tarihinden itibaren 10 iş günü içinde ithal müsaadesi düzenlenir ve kabul kredili akreditif, satıcının bulunduğu ülkedeki muhabir banka aracılığı ile ve müşterinin talimatına göre mektupla, teleks, swıft veya telgrafla açılır. Bu mektup, teleks, telgraf veya swıftte kabul kredisinin vadesi, miktarı, lehdara kullandırılma şartları, ihracatçıdan hangi vesikaların alınacağı belirtilir.
Teleks, telgraf veya swıftlere şifre konur. Teleks ve telgraf teyitleri muhabire ilk posta ile gönderilir. Telgrafta kredi şartları ayrıntılı şekilde belirtilmemişse telgraf teyidine küşad mektubunun aslı ile bir kopyası da iliştirilir. Küşat mektubunun, teleks veya telgrafın bir kopyası da ithalatçı müşteriye gönderilir.
VII- kabul kredili akreditif mektup, teleks, telgraf veya swıfttini alan muhabir banka, akreditif mektupla mektupla açılmış bulunuyorsa amir bankanın yetkili imzalarının sirkülerdeki imzalara uygunluğunu, teleks, telgraf veya swıftle açılmışsa şifresinin doğruluğunu kontrol ettikten sonra bu mektup, teleks, telgraf veya swıftin bir kopyasını da eklemek suretiyle kabul kredisini bir mektupla lehdaraihbar eder ve kredi teyitli ise kendi teyidini de bildirir. Kabul kredisini lehdara ihbar veya teyit ettiği hakkında amir bankaya da bildirir.
Mal Mukabili olarak:
Kabul kredili vesaik ve mal mukabili işlemlerinin yürütülmesi şekli aşağıda ana hatlarıyla açıklanmıştır.
I- İthalatçı ile ihracatçı arasında yapılan alım-satım sözleşmesinde; vesaikin, kararlaştırılan vade ile, satıcı tarafından keşide edilecek poliçenin kabulü karşılığında alıcıya teslim edileceği hükmü yer alır.
II- İthalatçı, akreditif açtırma talimatı dışında, kabul kredili akreditifli işlemlerde açıklanan konuları, akreditifle ilgili olarak ithalatçılardan bankaca istenecek belgeleri temin ederek bankaya başvurur. Bu belgeler:
İthalat yapacak firmaların Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’ndan almaları gereken ithalat belgesi,
Akreditif açtırma talimatı,
İthalat beyannamesi,
İthal müsaadesi,
İhracatı teşvik belgesine dayalı, transit ticaret konulu ithalat ve 492 sayılı harçlar kanunu ile muafiyet tanınmış olan kurumlara ait ithalat hariç olmak üzere, ithalat işlemlerinde, ithali talep edilen malın bedelinin talep tarihindeki banka satış kurundan TL. olarak %01’i ornındaki harç makbuzunun aslı veya devletçe belirlenen haçlarda harç pulu,
Proforma fatura,
Arbitraj taahhütnamesi,
Müsadeye tabi mallar listesinden yapılacak ithalatta Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nca ve Müsteşarlığın yetkili kıldığı merciler tarafından verilen müsaade belgesi,
İthalat mutemet aracılığı yapılıyorsa; “mutemetlik ithal müsaadesi” ve sanayiciyle mutemet arasında düzenlenen “mutemetlik sözleşmesi”,
Teşvik belgesine dayanılarak yapılacak ithalatta teşvik belgesinin aslı,
Sağlık ve Sosyal Yardım veya Tarım-Orman ve Köy İşleri Bakanlığı’ndan belge alınmasını gerektiren ithalatta ilgili Bakanlıktan alınacak belge (kalite uygunluk belgesi gibi),
Bir kısı ilaç hammaddeleri, kimyasal maddeler ve bunların kullanıldığı müstahzarlar için Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’ndan alınması gereken özel izin belgesi,
Sanayicilerin kendi ihtiyaçları için yapacakları ithalatta, ithal edecekleri maddeleri tahsis amaçlarına uygun şekilde kullanacaklarına ilişkin, Sanayi Odası’nca onaylanmış sanayi taahhütnamesi.
III-Teminat tahsil edilir.
IV- Satıcı malları yükleyip sevk vesaikini gönderince banka, poliçe ve vesaiki kontrol eder. Vesaikle ithal müsaadesi ve poliçe arasında uygunluk görüldüğü ve ICC 500’e de uygunsa, kendiside bu poliçeye ithalatçı lehine avasl verir veya poliçenin vadesinde ödeneceğini garanti eder.
İthal müsaadesinin G nüshası vesaikle birlikte ithalatçıya verilir. Kabul ve aval imzalarını taşıyan poliçe de muhabire geri gönderilir.
V- Muhabir banka bu poliçeyi satıcıya verecek, satıcı da isterse; bankaca aval verilmiş olan bu poliçeyi iskonto ettirerek mal bedelini poliçenin vadesinden önce elde etmek imkanını bulacaktır.
VI- Mal mukabili ödeme şeklinde transfer talebi:
İthalatçılar mal mukabili ithalatta fiili ithal tarihinden itibaren 2 ay içinde, teminatın irad kaydedilmesi yoluyla da 2 ayı izleyen 4 ay içinde transfer talebinde bulunmak zorundadırlar.
Transfer talebinde bulunan ithalatçıdan;
Gümrükten tasdikli mal faturası,
Gümrük vezne makbuzu,
CIF ithalatta orijinal sigorta poliçesi,
Beyanname,
Firmaya verildi ise, ithal müsaadesi T nüshası, alınır.
Bu belgeler alındıktan sonra:
Fiili ithal tarihinin gümrük vezne makbuzu tarihiyle uygunluğu kontrol edilerek firmanın transfere başvuru tarihinin bu fiili ithal tarihinden itibaren 2 ay içinde yapılıp yapılmadığı,
Gümrükten tasdikli faturanın arkasındaki, gümrükçe yazılan ithal müsaadesi tarih ve numarasının banka dosyasındaki diğer suret veya T nüshası tarih ve numarası ile aynı olup olmadığı,
Tescil tarihine göre yatırılması gereken fonların yatırılıp yatırılmadığı, incelenir.
Mal mukabili ödeme şeklinde mal bedelinin transferi:
Yapılan incelemeler tamamlandıktan ve İşlemler Müdürlüğü’nden provizyon temin edildikten sonra
Mutabakata varılan kur üzerinden mal bedeli karşılığı TL’leri
%01 oranında kambiyo Muamele Vergisi
Banka Komisyonu ve Haberleşme Giderleri
Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi
Tahsil edilerek DSB düzenlenir. Döviz satışı ithal Müsaadesinin T nüshası ve bankada kalan nüshaya (DSB’nin tarih ve numarası gösterilmek suretiyle) işlenir.
Banka kaynaklarından yapılacak transfer TL’nın tahsilini izleyen 10 iş günü içinde gerçekleştirilerek; transfer Merkez Bankası’nca gerçekleştirilecekse, mal bedelinin tahsilini izleyen 5 iş günü içinde TL’leri Merkez Bankası’ndaki özel hesaba devredilerek; DSB düzenlenmesi gerekir.
VII – Mal mukabili ödeme şeklinde ithalat hesabının kapatılması:
Orijinal fatura ve ithal müsaadesinin T nüshası üzerine transfer edilen döviz cinsi ve tutarı yazıldıktan sonra beyanname, fatura ve- mal yurt dışında sigorta ettirilmişse- orijinal sigorta belgesi DSB’ye bağlanarak bankaca saklanmak suretiyle taahhüt hesabı kapatılır.
İthalatçı mal mukabili ödeme şeklinde-uzatılan süreler dahil- ithal müsaadesinin yürürlük süresi içinde malı fiilen ithal etmek ve nakdi teminatını geri almak istediği takdirde fiili ithal tarihini izleyen 2 ay içinde yetkili bankaya başvurularak mal bedelini ithalatçıya transferini talep etmek zorundadır.
Bankalar, ilgili firma belgelemedikçe, fiili ithalin yapılıp yapılmadığını tesbit edemezler. Ancak ithal müsaadesinin yürürlükte olup olmadığını izlemeleri gerekir. Bu nedenle fiili ithalin yapılıp yapılmadığını araştırmadan ve belirlenen fiili ithal tarihine göre transfere başvuru için son günün hangi gün olacağını tesbit edilmelidir. Böylece transfer talep edildiği takdirde teminatın gecikmeksizin irat kaydedilmesi mümkün olur. Aksi takdirde gecikmeli yapılan irad kaydı nedeniyle 6183 sayılı kanun hükmülerine göre gecikme cezası uygulaması gerekecektir. Bu nedenle bankalarca 6. ayın sonuna kadar transfere başvurulup vurulmadığının izlenmesi gerekir.
Mal mukabili ithalat işlemlerinde bankalar;
Fiili ithal tarihinden itibaren 2 ay içinde veya teminatın irad kaydı şartıyla bunu izleyen 4 ay içinde transfer için başvuruda bulunulmaması halinde
Fiili ithalin ne zaman yapıldığının bilinmemesi halinde ise; ithal süresini izleyen 2 ay veya teminatın irad kaydı şartıyla bunu izleyen 4 ay içinde transfer için başvuruda bulunulmaması halinde 5 iş günü içinde ilgili kambiyo merciine ihbarda bulunmak zorundadır.
Vesaik Mukabili olarak:
Vesaik mukabili ödeme şeklinde transfer talebi:
İthalatçılar, vesaik geldikten sonra hem ithal müsaadesi düzenlenmesi hem de aynı anda mal bedelinin transferi için talepte bulunabilirler. Vesaik gelmeden de ithal müsaadesi düzenlenmesi için başvurup düzenlemeden sonraki 5 ay içinde mal bedelinin transferini talep edebilirler.
Bir bankanın vesaik mukabili olarak düzenlediği ithal müsaadesine dayanılarak başka bir bankaca da mal bedeli dövizler transfer edilebilir. Ancak, bu takdirde ithal müsaadesini düzenleyen bankadan G, T nüshaları ile 4. nüshaların istenmesi gerekir. Ayrıca teminatın da transfer sırasında transferi yapan bankaya devredilmiş olması zorunluluğu vardır.
Ayrıca, vesaikin asılları, vesaik muhabir veya ihracatçı tarafından gönderilmişse gönderme yazısının bir fotokopisi de, teminatı devredecek bankadan istenmeli, transfere müracaatı sırasında da ithalatçıdan ithalat beyannamesi alınmalıdır.
Belgeler, transfer talebinde bulunan ithalatçı tarafından ibraz ediliyorsa; bu belgeler arasında sevk vesaikinin bulunup bulunmadığını incelenmeli, yoksa transfer işlemi yapılmamalıdır. İthalat vesaikinin, muhabir bankaca teslim alındığı ve malların sevk edilmek üzere yüklenmiş bulunduğu şifreli bir telgraf, teleks veya swıft ile bildirildiği takdirde de transfer yapılabilir.
Vesaik mukabili ithalatta transfere başvuru süresi ithal müsaadesinin tarihinden itibaren 5 aydır. İthal vadesinin uzatılması halinde ise transfere son başvuru tarihiithal vadesinin bitiminden 1 ay öncedir. Transfer, bu husustaki başvururnun muhaberat girişi tarihinden itibaren 10 iş günü içinde gerçekleştirilmelidir.
Vesaik mukaili ödeme şeklinde mal bedelinin transferi:
Dış İşlemler Müdürlüğü’nden provizyon temin edildikten sonra;
Mal bedeli karşılığı TL,
%0 oranında kambiyomuamele vergisi,
banka komisyonu ve haberleşme giderleri,
banka ve sigorta muamelesi vergisi,
müşteriden tahsil olunarak döviz satım belgesi düzenlenir. Döviz satışı,ithal müsaadesinin T nüshasına ve bankada kalan nüshayaişlenir.
Banka kaynaklarından yapılacak transfer, Türk Liralarının tahsilini izleyen 10 iş günü içinde gerçekleştirilecek; transfer Merkez Bankası’nca gerçekleştirilecekse, mal bedelinin tahsilini izleyen 5 iş günü içinde Türk Liraları Merkez Bankası’ndaki özel hesaba devredilerek, döviz satım belgesinin düzenlenmesi gerekir.
Vesaik mukabili ödeme şeklinde ithalat hesabının kapatılması:
İthalatçı, ithal müsaadesinin yürürlük süresinin bitiminden itibaren 3 ay içinde taahhüt kapatma belgelerini bankaya teslim etmekle yükümlüdür. Banka belgeleri inceler ve yurt dışından,transfer edilen döviz kadar mal ithal edilmiş olduğu takdirde kısmen veya tamamen ithalat teminatını ithalatçıya geri vermek suretiyle taahhüt hesabını kapatır.
İthal müsaadesinin yürürlük süresini izleyen 3 ay içinde taahhüt hesabının kapatılmaması halinde ithalat teminatı ithalat yönetmeliğinin ilgili maddesine dayanılarak irad kaydedilir ve bu tarihi izleyen 5 iş günü içinde, ilgili kambiyo merciineihbarda bulunulur.
27 Nisan 2008 Pazar
Etiketler: İthalat, İthalat İşlemleri | 0 yorum
26 Nisan 2008 Cumartesi
Bir işletme 3 yolla finansman sağlayabilir, bunlar;
1. Öz kaynaklardan finansman
2. Dış kaynaklardan finansman
3. Oto finansman
İşletmelerin ihtiyaç duyduğu fonları en uygun ve en iyi biçimde bulmak ve kullanmak finansman olarak açıklanabilir. Bir ülkede yapılan işleri belirli bir bölümü dış ülkelerle ilişkilidir. İhraç etmek, ithal etmek, dış ülkelerden borç para almak, alınan paraları geri ödemek, yabancı ülkelerde yatırım yapmak, lisans olmak şeklinde sayılabilir. Dış ticaret biri doğal diğeri ekonomik 2 grubun tesiri altında ortaya çıkmıştır. Doğal etkilerin başında tabi kaynakların yeryüzüne eşit dağıtılmaması vardır. Tabiat bazı kaynakları belirli ülkeye vermiştir. Yer altı kaynakları da bunların başındadır. Her ülkede ihtiyacı kadar petrol, kömür vs. maden bulunmamaktadır. Bazı ülkelerde ise ihtiyaçtan çok fazladır. Mutlak üstünlük denilen bu durum dış ticaretin tabi ve ilk sebebidir.
Kendine yetecek kadar hammadde ve doğal kaynağı bulunmayan ülkeler ihtiyaçlarını diğer ülkelerden ithal etmektedir. Bu ancak dış ticaretle sağlanır. İlkim şartları ve belli ürünlerin sadece belirli ülkelerde üretilebilmesi de dış ticaretin bir başka gerekçesidir. İkinci kategori ise tamamen ekonomik üstünlüğe dayalıdır. Ekonomik faaliyetlerin ve üretimin rasyonelleşmesi ancak dış ticaretle mümkün olabilecektir. İhracatın geliştirilmesine ağırlık verilen politikaların ekonomik kalkınma açısından da yaralı sonuçlar vereceğini ileri süren teorik nedenler şunlardır;
1. İthal ikamesine göre (miktar kısıtlamaları, gümrük vergileri gibi koruyucu tedbirlerle yerli sanayiinin geliştirilmesi ve yurt içinde sanayii özendirici tedbirlerin alınmasıdır) ihracatın teşvik edilmesinin maliyeti daha düşüktür.
2. İhracatın çeşitli nedenlerle ve araçlarla sınırlandırılması iç piyasayı daha karlı kılmakta ihracata yönlenmeyi önleyici rol oynamaktadır. Bu nedenle ihracat yolunun teşviki gerekir.
3. Uluslar arası ortamda rekabetçi şartların zorlanması ile yerli firmaların maliyet, kalite ve pazarlama çabaları artacaktır.
4. Geleneksel ürünlerde seyreden aleyhte ticaret hadleri sanayi ürünlerinin ihracatının arttırılmasıyla azalabilecek bu da ekonomik gelişme açısından olumlu etkiler doğuracaktır.
Ayrıca alternatif sanayileşme stratejilerinin etkileri üzerinde yapılan uygulamalı çalışmalarda ihracata yönelik politikalar uygulayan ülkelerin ihracatta daha başarılı sonuçlar aldığını ortaya koymuştur. Ülkemizdeki uygulamalara gelince Cumhuriyetin kuruluşundan beri zaman zaman özellikle dış ticarette liberalleşme eğilimleri görülmekte ise de 1980’e kadar ithal ikamesi politikalarının uygulandığı görülmektedir. Bu uygulamalar başarılı sonuçlar vermiş ise de aşırı korumacılığın sürdürülmesi ve zamanında gerekli politika değişiklerinin yapılmaması nedeniyle yatırımlarda verimlilik düşmüş istihdam yaratmada maliyetler yükselmiş ve sonuç olarak yüksek maliyetli bir ithal ikamesi uygulaması ortaya çıkmıştır. 24 Ocak 1980’den sonra ise ağırlık ihracatın teşvikine verilmiştir.
İhracatı Teşvik Tedbirleri ve Etkinliği
Teşvik Tedbirleri :
Kısa dönemde ihracatın arttırılmasını sağlamak, uzun dönemde ise kaynaklanan ihracat endüstrilerine kayması amacıyla çeşitli tedbirler alınarak ihracatın teşvik edilmesidir. İhracatın teşviki genel olarak tarife koruyuculuğu ve ihracat vergileri, primleri ve malı ve finansal politikaları ve pazarlama yardımlarını kapsamaktadır.
1. TARİFE KORUYUCU VE İHRACAT VERGİLERİ
A. KORUYUCU TARİFELER ve KOTALAR
Bir dış ticaret politikası olarak gümrük tarifeleri ve kotalar aslında iç piyasayı cazip kılmak ve iç üretimi teşvik amacıyla korunur. Ancak uygun bir zamanlama gerçekçi bir yaklaşımla ihracatı geliştirme stratejisinde kullanılabilir. Sonuçta pek çok başarılı ihracatçı ülke başlangıçta çekici bir korumacılık arkasından güçlü bir sanayi oluşturmuştur. Bu ülkelerde politika ağırlığı ihracata kaydıktan sonra yüksek tarife ve kotalarla koruyacak sadece birkaç endüstri için sürdürülmüş ve tüm olarak korumacılık hızla azaltılmıştır.
Başlangıçtaki koruma daha sonraki özelleştirmeye ve liberalleştirmeye bir zemin olması açısından zorunlu olarak kabul edilmiştir. Bir başka koruma yöntemi de, mamul mal ihracatında girdilerin gümrük vergisinden muaf tutulması ya da sonradan iadesi şeklinde olabilir. Böylece ihraç edilecek olan mal iç piyasadaki nihai malın ithal girdiler üzerine konulan vergiler ölçüsünde bir maliyet elde etmişlerdir.
B. İHRACAT VERGİLERİ
İhracat vergileri genel olarak ihraç edilecek ürünün satışını olumsuz etkiler. Ancak belirli şartlar altında bu ihracatı caydırmak ve olumsuz durum ortaya çıkmayabilir. Hatta söz konusu malın fiyatını bu vergiler önemli bir ölçüde etkileyebiliyor ise ya da gerçekçi bir tehdit durumu varsa ihracatta maksimum kazanç elde etmek için bu tip vergiler ihracatçı avantaj olabilir.
2. PRİM SİSTEMİ
Bu sistem paranın aşırı değerlendiği ithal sınırlamaları ile gümrük vergilerinin mevcut olduğu bir anlamda uygulanmaktadır. Sistemin kısmı bir devalüasyon niteliğinde olduğu söylenebilir.
Prim sistemi çeşitli şekillerde işlenebilir;
a. İhracatçının Döviz Tutma Yetkisi :
Döviz gelirlerinin bir kısmının veya tamamının ihracatçı tarafından serbestçe tasarruf edilebilmesidir. İhracatçı bu dövizlerini ister yurt dışında bir başkası da tutar, isterse ihtiyaç duyduğu hammadde ve yatırım mallarının ithalinde kullanılır ya da pazarlama faaliyetleri için kullanılabilir.
b. Döviz Tahsisi :
İhracatçının ihraç edeceği malların üretiminde kullanılan yabancı girdilerin ithali için çoğu ülkelerde ihracatçıya transfer önceliğine sahip döviz tahsisi yapılır. Kambiyo kontrolü olan ve döviz kıtlığının yaşandığı ülkelerde bu kolaylığın ihracat teşvikinde büyük önemi vardır. Serbest piyasa kurlarının resmi kurlara prim yaptığı bu ülkelerde ihracatçı döviz tahsisi sayesinde ihraç mallarının üretimi için gerekli girdiler dışarıdan daha ucuza temin edilebilir.
c. Çoklu Kur Uygulaması :
Paranın dış değerinin denge değerinin üstünde sürdürmeye çalışmanın zorluklarını ve dezavantajlarını bilen fakat açık bir devalüasyonlardan kaçınan ülkeler çoktur.
Diğer ülkelerin parasına oranla yüksek resmi değerleme ülkenin bilhassa güçlü bir piyasa pozisyonuna sahip olduğu ihraç ürünlerinden sağlanan gelirlere temel gıda maddelerine öncelikle endüstrilerin girdileri gibi önem verilen ithalata uygulanır. Bu sistem ile ülkeden sermaye çıkışını önleme ve bazı döviz gelirlerinin diğerlerine oranla daha avantajlı olarak ülkeye girmesi amaçlanır.
d. İhracat Bonoları ve Sertifikaları :
Çoklu kur uygulamasının değişik bir tip ihracat satışlarının döviz bonolarıyla ödüllendirilmesi şeklidir. Bu sistemin esası ihracatçının dövizlerini başkalarına satma hakkıdır. Böylece ihracatın artması istenen sektörler sattıkları sertifikaların bedeli karşılığı sübvanse edilmektedir. Şöyle ki; bir malın ihracatçısı ihracat değerini belli bir oranda bono alabilir veya belli bir oranda sertifika olabilir.
Bu sertifika ve bonoları serbest piyasada ciro edebilirler. Burada döviz kurlarıyla ilgili açıklamaya çalıştığımız iki teşvik aracının uzun dönemde etkin bir ekonomik yöntemi engellediği hatta bozduğu kabul edilebilir. Dolayısıyla kaynakların yanlış tahsisi ve kısa vadeli karlar daha gerçekçi üretken yatırımların yerini almakta ve sonuçta yüksek oranlı bir devalüasyon ve kur rejiminde revizyon gibi şiddetli bir değişiklik kaçınılmaz hale gelmektedir. Bu nedenledir ki, geçici ve sürekli bir ayarlama süreci yerine ülke gerçeklerine uygun sağlam ve sık değiştirilmeyen politikalar izlenmeli, ülkenin dış ticaretini arttırabilecek tüm vurgulamalar kabul görmektedir.
3 - MALİ TEŞVİKLER
Mali teşviklerin amacı, ihraç potansiyeli taşıyan malların üretiminden satışına kadarki süreç içerisinde bünyesine giren vergi vb. yükleri ortadan kaldırmaktır. Bunu sağlamak için yani, ortaya çıkan vergi yükünü dış rekabet gücü kazandırmak amacıyla, hafifletmek veya tamamen ortadan kaldırmak için aşağıdaki yöntemler uygulanmaktadır.
A. ANTREPO VEYA SERBEST BÖLGE UYGULAMASI
Eğer ihraç edilecek mallar antrepolarda veya serbest bölgelerde üretilirse böylece vergiler en başta tahakkuk etmemiş olur, dolayısıyla karışık, bürokratik işlemlere gerek kalmaz.
B. İHRACATTA VERGİ İADESİ
İhracatta vergi iadesi dar anlamda ülke içerisinde üretilen ürünlere ihraç gücü kazandırmak diğer ülkelerin aynı cins ve kalitede ürünleriyle dış piyasalarda rekabet imkanı sağlamak, geniş anlamda ise; uzun dönemde ihracatın yapısını değiştirmek işlenmiş ürün ihracının toplam ihracat içerisindeki payını arttırmak amacıyla uygulanır. Bu sistemde ihraç mallarının bünyesine giren gümrük vergileri başta olmak üzere diğer bütün vergiler ihracatçıya geri verilmekte veya telafi edilmektedir.
Çünkü malını dünya fiyatlarından satacak olan ihracatçılar girdilerine dünya fiyatlarından daha yüksek bir bedel ödemesi durumunda dış piyasadaki rekabet gücünü azaltacaktır. Böylece olumsuz bir sonucun ortaya çıkmaması için ihraç mallarının üretiminde kullanılan ithal girdilerden alınan gümrük tarifeleri ve içeride tahakkuk ettirilen diğer vergiler ihracat esnasında geri ödenir yada bu vergilerden muaf tutma yoluna gidilir.
C. VERGİ MUAFİYETİ VE İNDİRİMLER
Mali teşviklerin bir kısmı da çeşitli vergilerin muafiyet, istisna ve indirimleri şeklindedir. Satış ve üretim(yada tüketim) gelir, kurumlar, gümrük, ihracat vergileri ve diğer vergi, resim ve harçlar bu kapsam içerisindedir. Birçok ülkede ihracat gelirlerine kısmen veya tamamen gelir ve kurumlar vergisi muafiyeti tanınmıştır. Ayrıca, yeni yatırımlara yatırım indirimi gibi kolaylıklar tanınmaktadır. Hemen hemen tüm ülkelerde üretim satış vergisi, muamele vergisi veya bunların tümünü tek kalemde içeren KDV gibi dolaylı vergiler alınmaktadır. Bu vergilerin çeşitli ülkelerde farklı oranlarda uygulanması yada hiç uygulanmaması ihracatçılar açısından dezavantaj olabilir. Bu yüzden ihracat satışları genellikle bu tip vergilerden muaf tutulmalıdır.
4. FİNANSAL TEŞVİKLER
Finansal teşviklerin amacı ihraç mallarının üretimindeki girdilerin ucuz ve kolaylıkla temin edilmesini sağlamaktır. Bu tedbirler 3 ana grupta toplanabilir.
A. İhracat Kredileri
Yatırımın, üretimin ve ihracat bedellerinin tahsili ile ilgili her hangi bir aşamada sağlanabilen düşük faizli kısa ve uzun vadeli kredilerin tümünü ihracat kredileri kapsamına alabiliriz. Bunlar, uzun vadeli borçlanmalar, üretim kredileri(kısa vadeli ve genellikle düşük faizli özelliklede ihracat potansiyeli olan mamullerin hammadde girdilerinin ithalatı finanse etmek için verilir.) İhracat kredileri şeklinde sınıflandırılabilir. Uygun şartlarda kredilerin elde edilebilir olması özellikle sıkı para politikasının ve yüksek faiz oranlarının söz konusu olduğu dönemlerde çok fazla önem kazanır.
B. İhracat Kredi Sigortası
İhracatçıya sadece ihracat kredisi sağlamakla kalınmamakta aynı zamanda bunun garantisi ve sigortası da yapılır. Günümüzde gelişmiş ülkelerin ihracatı teşviklerinde sigorta ve garanti sistemi çok önemli bir yer tutmaktadır. Böylece ticari bankaların ihracat faaliyetine olan desteği daha büyük ölçüde sağlanmaktadır.
C. Ucuz Girdi Temini
Ucuz fiyatla hammadde temini, ulaştırma ücretlerinde indirim nitelikli eleman yetiştirme ve eğitimi gibi teşviklerde sermaye kullanımında tasarruf sağlayacağı için finansal teşvikler içerisinde sayılmaktadır. GATT’a göre ihracatı doğrudan yada dolaylı olarak arttırıcı nitelikte sübvansiyon uygulayan herhangi bir ülke bu sübvansiyonların derecesini, niteliğini ve etkisini sübvansiyonları gerekli kılan şartları GATT’a bildirmek, ayrıca istek üzerine GATT veya sübvansiyonlar olumsuz etkileneceğini hisseden ülkeler ile gerektiğinde görüşmek zorundadır.
5. Pazarlama Yardımları
Az gelişmiş ülkelerde işletmeler genellikle küçük çapta oldukları için pazarlama konusunda pek çok sorunlarla karşı karşıyadırlar. Bu nedenle devletler büyük ölçekli pazarlama işletmelerinin kurulmasında büyük mali yardımlar yapmaktadırlar. Ayrıca dış pazarlar hakkında bilgi toplama ve dağıtma, piyasa araştırmaları yapma ihraç mallarının tanıtılması dış ülkelerde düzenlenen fuar ve sergilere katılma, personel eğitimi ile ilgili kurslar açma, başarılı ihracatçıları ödüllendirme, ambalajlama ve yeni model geliştirme gibi faaliyetleri ya devlet büyük ölçüde desteklemekte ya da tüm bu işlemleri kendisi yapmaktadır.
Bu hizmetlerin toplam maliyeti diğer teşviklere göre daha düşüktür. Günümüzde pazarlama yardımları bilhassa gelişmiş ülkelerde oldukça gelişmiş ve yüksek boyutlara ulaşmıştır. Ülkemizde de halen uygulanmakta olan bu yönde teşvikler vardır.
İHRACAT TEŞVİKLERİNİN ETKİNLİĞİ
İhracat Teşviklerinin amacı, kısa dönemde ihracatı karlı hale getirip, uzun dönemde kaynakları dış ticaret sektörüne kaydırarak bu kesimin verimliliğini ve milli gelire katkısının artmasını sağlamaktadır. İhracat teşvikleri çeşitli uygulamalar altında ihracatçıya sübvansiyon sağlamaktır. İhracat sektörüne yapılacak toplam sübvansiyonun belirlenmesinde aşağıda sayılan faktörleri dikkate almak sistemin etkinliğini arttıracaktır. Bu faktörler şunlardır;
1. Sübvansiyonun Katma Değer İlkesine Göre Belirlenmesi :
Bu faktöre göre her mala eşit oranda teşvik sağlamak yerine ihraç potansiyeli olan mallara yarattıkları katma değere göre yardım sağlanmalıdır.
2. Basitlik İlkesi :
Sistem fazla karışık olmamalıdır. Hem ihracatçılar hem de idari mekanizma açısından anlaşılabilir ve kolay uygulanabilen nitelikte olmalıdır.
3. İhraç Mallarının Arz Esnekliği :
İhraç mallarının arz esnekliği düşük olduğu zaman ihracat yardımları, ihracattan beklenen artışları sağlamaktan çok ihracatçıya daha fazla gelir transferi sağlayarak gelir dağılımında adaletsizliğe yol açar.
4. Ticaret Hadleri :
Burada dikkat edilecek nokta karşılaştırmalı üstünlüğe sahip olan mallarda ihraç mallarına yardımcı olmaktır.
5. Gelir Dağılımı :
İhracattaki sübvansiyonlar gelirin ve vergi yükümlülüklerinden ihraç malının yurt içi tüketicilerinden ihracatçılara ve o malın üreticilerine transfer edilir. Bu nedenle teşvikler şeklinde verilen sübvansiyonların oranları belirlenirken bütçe üzerinde durabilecek muhtemel etkileri dikkate alınmalıdır.
6. Yerli – Yabancı Sermaye Ayırımı :
İhracat yardımları neticesinde gelirin yeniden dağılımından yararlanan şirketler kısmen veya tamamen yabancı sermayeli şirketler olabilirler. Bu durum kar transferinin büyüklüğü ölçüsünde ödemeler dengesi üzerinde olumsuz etkiler yapabilir.
7. Sermaye Yapısı :
İhracat yardımlarında sermaye yapısının niteliği de dikkate alınmalıdır. Örneğin, emek – yoğun sanayilerin sübvanse edilmesi daha çok sermaye ve döviz tasarrufu sağlar. İstihdam imkanlarını arttırır.
DIŞ TİCARET FİNANSMANI ÖNEMİ ve YÖNTEMLERİ
Dış Ticaret Finansmanının Önemi :
Az gelişmiş ülkelerin kalkınmalarını sağlamanın önemli yolu ihracatın arttırılmasıdır. Dolayısıyla bu ülkelerde ihracatın geliştirilmesi gerekmektedir. İhracatı geliştirme amacı; hem ihracatın hacim olarak büyüme hem de çeşitlenmesidir. Az gelişmiş ülkelerin ihraç kazançlarının büyük bir kısmı ilksel mallar ve tarım ürünlerinden oluşmaktadır. İlksel ürünler büyük ölçüde fiyat istikrarsızlığıyla karşı karşıyadır. Dolayısıyla az gelişmiş ülkelerin ilksel mal ve tarım ürünleri ihracatından daha ziyade sanayi malları ihracatını arttırmaları bir zorunluluktur. Ancak bu ülkelerin mamul ihracatı bir çok zorunlulukla karşı karşıyadır. Bu zorlukların 1. grubuna tarife, miktar kısıtlamaları, ve diğer tarife dışı engeller girmektedir. 2. grubu bu tip ürünlerin genellikle çeşitli avantajlar sağlayan gelişmiş ülke piyasalarından alınması tercih edilmektedir. 3. ise kalite, fiyat, teslim zararı gibi faktörler yer alır.
Sonuçta, önemli bir rekabet unsura da, ihracatçıların veya imalatçı – ihracatçıların gerek ihracattan önce gerekse ihracattan sonra elde edebilecekleri finansman kolaylıklarıdır. İhracattan önceki aşamada teknik ifadesiyle sevkıyattan önce ihracatçı ve imalatçı – ihracatçı ihraç edeceği malın satın alınması, imal edilmesi veya ambalajlanması süresince finansman ihtiyacı duyar. İhracattan sonraki aşamada yani sevkıyattan sonra malların gönderilmesi ve mal bedellerinin tahsilli arasındaki likidite açığını kapatmak için finansmana ihtiyaç duyar. İşte bu kolaylıklar sağlanırsa alıcılara kredili mal satışı mümkün olur. Söz konusu kredili ihracat günümüzde önemli bir rekabet unsurudur.
Ayrıca, günümüzde sanayileşmiş ülkelerdeki imalatçılar ve ihracatçılar az gelişmiş ülkelerdeki ihracat sektörüyle karşılaşırlarsa finansman elde etme yönünden şu avantajlara sahiptirler :
ÇALIŞMA SAYFASI
Sevkıyat Öncesi Finansman Red – Clause Akreditif : İhracatçının mal sevk etmeden önce bedelini tamamen veya kısmen alabildiği akreditif şeklidir. Bu şekliyle kısa vadeli bir finansmandır. Banka kredileri : Eğer ihracatçı malları göndermeden önce red – clause akreditifte olduğu gibi hazırlık mahiyetinde bir finansman temin ediyorsa her hangi bir bankadan kredi alma yoluna gidebilir. Vesaik mukabili Avans : Vesaik mukabili avansta malları teslim eden vesaikin rehini karşılığında ihracatçıya avans verilebilir. Avans tutarının tamamını veya belli bir kısmını karşılar durumdadır. Burada ihracatçının finansal durumu krediyi geri ödeme kapasitesiyle alıcının durumu ve ülkesinin şartları önemli rol oynamaktadır.
D. Orta ve Uzun Vadeli Kredi Sigortası
Kredi sigortası kapsamına alınmayan Riskler : Normal olarak sigorta şirketleri tarafından teminat altına alınan riskler, Herhangi bir nedenle alıcının bankasının ödemeyi yapmaması, Satış sözleşmesinde yapılması gerekli şartlar hususunda alıcı – satıcı arasında çıkan anlaşmazlıklardan dolayı mal bedelinin ödenmemesi, İhracatçının sorumluluğu altındaki hususlardan kaynaklanan riskli durumlar, Alıcı ve satıcı ülke yasalarına uygun olmayan hükümler içeren satış sözleşmesinden dolayı ihracatçının kayba uğraması
POLİÇE TİPLERİ
Global Poliçe Özel Poliçe
Abonman Poliçe Taslak Poliçe
Geçici Poliçe Döviz Riski Poliçeleri
FORFAİTİNG
Forfaiting ihracatçıdan doğan alacakların satın alınmasıdır. İhracatçı forfaiting işlemiyle tahsil edilmeme riski ve tahsil yükümlülüğü de bankaya ait olmak üzere alacağını peşin para karşılığı satabilmesidir.
Forfaitingin konusu 6 ay – 5 yıl alacaklardır.
Forfaiting işlemi yatırım mallarıyla ilgilidir.
20 Nisan 2008 Pazar
Ticareti, üretilen mal ve hizmetlerin belirli bir ücret karşılığı son kullanıcılara ulaştırılmasını sağlayan alım-satım faaliyetlerinin tümü olarak tanımlayabiliriz. Bu alım-satım işlemleri devamlı olarak tekrarlanmakta, işlemlerin içine birçok firma ve kuruluşun hizmetleri katılmakta ve bu işlemler karşılığında çeşitli ödemeler yapılmaktadır. Ticaret genel olarak,iç ve dış ticaret olmak üzere ikiye ayrılır. Her iki yönteminde aynı olmasına karşın, dış ticareti iç ticaretten ayıran bazı durumlar vardır.
Dış Ticaret, malların ve sermayenin ulusal sınırların dışına akışıyla ilgilidir. ihracat ve ithalat olmak üzere iki şekilde gerçekleşir. İhracat, üretimi gerçekleştirilen bir malın o ülkenin mevzuatına uygun bir şekilde başka bir ülkeye gönderilip, bedelinin yurda getirilmesidir. İthalat ise, bir malın bedelinin ödenerek yurda getirilmesidir. İhracatta para akışı içeri, mal akışı dışarı doğrudur.
Küreselleşme süreci ile birlikte dünyada ihracat sürecinde kullanılan belgeler, tanımlar ve uygulamalar standartlaştırılmaktadır. Türkiye de Gümrük Birliği Anlaşmasıyla birlikte bu standartlaştırma sürecinin içinde yer alarak, standartlara uymak için kanun ve yönetmeliklerinde değişiklikler yapmıştır.
Bu proje kapsamında, Dış ticaretin tanımı ve dış ticaret ile ilgili kavramlar, dış ticaretle ilgili bilgilerin kaynakları ve dış ticareti teşvik eden kuruluşlar hakkında bilgi verilmiş, ihracatta teslim şekilleri, ödeme araçları ve bu ödemelerin finansman yolları açıklanmaya çalışılmış, ihracatın yapılabilmesi için şirketler tarafından hazırlanan ihracat belgeleri iç belgeler ve dış belgeler olarak tanımlanıp açıklanmaya çalışılmış, Dış ticaretle ilgili terimler ve açıklamaları ve ihracatta kullanılan kısaltmalar yer verilmiştir. Bilkont Dış Ticaret ve Tekstil A.Ş. nin İhracat süreçleri ve organizasyon yapısı mercek altına alınarak incelenmiştir. Son bölümde ise dış ticaretle ilgili hazırlamış olduğum proje ile ilgili değerlendirmelerim yer almaktadır.
DIŞ TİCARET
1.1. Dış Ticaretin Tanımı Ve Dış Ticaretle İlgili Kavramlar
Dış ticareti, üretilen mal ve hizmetlerin belirli bir ücret karşılığı son kullanıcılarına ulaştırılmasını sağlayan alım-satım faaliyetlerinin tümü olarak tanımlayabiliriz. Söz konusu alım-satım faaliyetleri devamlı olarak tekrarlanmakta, işlemler bütünü içine birçok kuruluşların hizmetleri katılmakta, bu hizmetler karşılığında çeşitli ödemeler yapılmaktadır.
Dış ticarette kullanılan para birimleri farklıdır. Dış ticarette, bir borcun ödenmesinde her para birimi karşı tarafça kabul edilmeyebilir. Böylece ithalatçının, ihracatçıya olan borcunu ödeyebilmesi için kendi ülkesinin parasını, ihracatçının kabul edebileceği bir para birimine dönüştürmesi gerekir.
Dış ticarette ülkeler birbirleriyle ticari işlemler yapmaktadırlar.Yurt içinde yapılan ticarette kazanan ve kaybeden kimseler aynı ülkenin insanları olduğu ve ülke çapında bir zarar söz konusu olmadığı halde, uluslararası ticaretin zararlı sonuçları doğrudan doğruya yurt ekonomisini etkiler.Ülke ziraat ve sanayiinin dış rekabete karşı korunmasında, ülke mahsul ve mamullerinin yabancı piyasalarda rekabet etmeleri imkanlarının hazırlanmasında, dış ödemeler dengesinin kurulmasında, ülkenin ekonomik durumunda sürekli bir denge sağlanmasında dış ticarete verilecek yönün ve bu alanda alınacak önlemlerin rolü küçümsenemez.
Devletler ; gümrük tarifelerini gelir sağlamak amacıyla olduğu kadar yurt içindeki üretimi koruyacak şekilde hazırlayacak, mal ve ülke itibariyle ithalat-ihracat kontenjanları koymak, ithalatı ve ihracatı lisansa tabi tutmak, mal veya ülke itibariyle ihracata ambargo uygulamak, bir malın belli bir ülkeye ihracına engel olmak, döviz alım satımını devletin denetimi altına almak ve dış ödemelerin hükümetin iznine tabi tutmak suretiyle uluslararası ticaretin ülke aleyhine sonuçlanmasını önlemeye çalışırlar.
2.2. Dış Ticarette Temel Bilgi Sistemleri
Bugünün şartları, ülkeleri kapalı birer ekonomi olarak çalışmaktan uzaklaştırmış ve uluslararası platformda yeni sorunlarla mücadele verecek etkin yapılar ve bilgi sistemleri kurmaya zorlamıştır. Bu çetin ortamda etkin bir uluslararası pazarlama yaparak ihracatını arttırabilen ülkeler, refah seviyelerini yükseltme konusunda bir hayli yol almışlardır.
Uluslararası çevre denildiğinde değişik para birimleri, gelir seviyeleri, diller, kültür farklılıkları, ticari yasa ve kurallar gibi birçok yeni bilgi ihtiyaçları karşımıza çıkmaktadır.
Dış Ticaret için gerekli olan bu temel bilgileri aşağıdaki şe¬kilde özetleyebiliriz:
a. Ülke: Pazarlama faaliyetinin başlatılarak sürdürüleceği ülke ile ilgili
hem genel, hem de pazarlama konusunu yakından ilgilendiren bilgiler. Bu bil¬giler hedeflenen pazarın genel çerçevesini gösterir.
b. Konum: Pazarın konumu önemlidir. Yakın olması ulaşım masraflarını etkileyecektir. İklim, gerek pazarlanacak olan ürünün türünü, gerekse de pazar¬
lama yapacak kişileri etkileyecektir. Coğrafi konum, ulaşım yöntemini etkileye- ,
çektir. Hatta yakın çevrede yer alan rakip ülkeler, fiyatlarımızı dahi etkileyecektir.
c. Doğal Kaynaklar ve Ekonomik Faaliyet: Doğal kaynak ve ekonomik
faaliyet, o ülkeye yönelik pazarlama bakış açısını doğrudan etkileyecektir.
d. Nüfus özellikleri: Nüfus ve özelliklerinin de pazarlama faaliyeti açı¬sından önemi büyüktür. Tahmini satış miktarım belirlemede, ürün cinsini be¬lirlemede, yaş, cinsiyet, eğitim ve kültür özellikleri çok önemlidir.
e. Altyapı: Altyapı bilgisi; bir yandan pazara girme konusunda bir takım
Kolaylıkların derecesini anlamamızı, öte yandan ülkenin kalkınma düzeyi hakkında fikir sahibi olmamızı sağlar. Burada kastedilen ulaşım imkanları, enerji kaynakları, eğitim müesseseleri gibi altyapı öğeleridir.
f. Ticari Politika: Bir ülkenin ticari politikasının, Dış Ticaret
stratejisinin şekillenmesinde çok büyük önemi vardır. Ülkeler bazı ülkelerle ticareti yasaklamış veya kotalar koymuş olabilir. Gümrük birlikleri ve ekono¬mik entegrasyon kuralları söz konusu olabilir. Aynı durum, pazarlama faaliyeti sapacağınız ülke için de geçerli olabilir. Gümrük kısıtlamaları, çok çeşitli ver¬giler, etiketleme ve paketleme, standardizasyon kuralları koymuş olabilir.
g. Pazar Yapısı: Her ülkenin kendine has bir pazar yapısı mevcuttur. İnsanları, aile yapıları, özel ve kamu kuruluşları, pazarın işleyişi, mali yapısı ile ilgili bilgiler, başarılı bir Dış Ticaret için temel bilgileri teşkil eder.
h. Rekabet: Rekabet iç üreticiden ve diğer ülkelerden gelebilir. Satmaya çalıştığımız mamulün hedeflenen ülkedeki iç üretimi, genellikle önemli ithalat kısıtlamalarının bir habercisidir. (Akat, 2001)
2.3. Dış Ticarete Ait Bilgi Kaynakları
Dış Ticarette önemli olan sadece bilgilerin türünü saptamak değil, aynı zamanda bilgi kaynaklarını da bulup onlara ulaşabilmektir. Bu kay¬nakları şöyle sıralayabiliriz:
2.3.1. Dış Ticareti Geliştirme Ofisleri
Daha çok ihracatı geliştirme amacı ile kurulmuşlardır. Hem ilgili ülke hem de ticari faaliyette bulunan ülkeler ile ilgili geniş kütüphaneleri mevcuttur ve araştırmalar yaparlar. Örneğin, Türkiye'de İhracatı Geliştirme Merkezi (iGEME)gibi.
2.3.2. Ticaret Ateşelikleri
Bulunduğu ülkelerle ilgili bilgi toplama faaliyetleri ile birlikte ticari ta¬nıtma faaliyetlerinde de bulunurlar, adresler temin ederler, ilişkilerin kurulma¬sında yardımcı olurlar.
2.3.3. Bankalar
Yurt dışında ofisleri olan bankalardan da gerek rakipler ve gerekse ülke¬lerin mali yapıları hakkında bilgi toplamak mümkün olabilir. Örneğin, İş Ban¬kası ve Yapı Kredi Bankası bülten ve raporları.
2.3.4. Hedef Ülkelerin Resmi Kuruluşları
Bu kuruluşların yayınladıkları gizli olmayan rapor ve istatistikler elde edilip değerlendirildiği takdirde, önemli bir takım pazar bilgilerini elde etmek mümkün olabilir.
2.3.5. Uluslararası Kuruluşlar
Bu kuruluşlar; ülkelerle ilgili olarak kapsamlı istatistikler, bilgiler ya¬yınlamaktadır. Bu tür kuruluşlara örnek olarak aşağıdakileri sayabiliriz:
a.Uluslar arası Ticaret Merkezi (International Trade Center-ITC)
Cenevre'deki bu kuruluş; belli mamuller için piyasa araştırmaları, genel ülke pazar profilleri, iki aylık bültenler (International Trade Forum) yayınla¬makta ve ihracatla ilgili özel bilgi isteklerini cevaplandırmaktadır.
b.Birleşmiş Milletler (United Nations-UN)
Ticaret, sanayi ve çeşitli ekonomik konularda istatistik serileri ve piyasa gelişmesi ile ilgili özel raporlar yayınlamaktadır. Ayrıca Birleşmiş Milletler Ekonomik Komisyonları (UN Economic Commissions) ilgilendikleri coğrafi bölgelerle ilgili istatistik ve özel araştırmalar hazırlamaktadır.
c.Gıda ve Tarım Organizasyonu(Food and Agriculture Organization-FAO)
Birleşmiş Milletler'in Roma merkezli bu yan kuruluşu, tarımla ilgili ista¬tistik serileri ve gıda mamulleri için pazar raporları yayınlamaktadır.
d.Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (Organization for Economic Cooperation and Development-OECD)
Türkiye'nin de üyesi olduğu bu kuruluş dış ticaret, sanayi, bilim ve tek¬noloji, gıda, taşımacılık gibi alanlarda ülke ekonomi araştırmaları, istatistik bültenleri ve raporları hazırlamaktadır.
e.Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (United Nations Conference on Trade and Development-UNCTAD)
Bu konferansın yayınları arasında uluslararası ticaret, ticaret engelleri, ti¬caret tercihleri gibi konular yer almaktadır.
f.Uluslararası Para Fonu (International Monetary Fund-IMF)
Yayınları arasında ülke ve uluslararası döviz mevduatı, ticaret engelleri, dış ticaret, mali ve ekonomik gelişmeler yer almaktadır. (UNCTAD ve IMF'ye bir sonraki konuda daha geniş olarak tekrar değinilecektir.) (Kozlu, 1993)
2.3.6. Ticaret Odaları
Bu odalar da dış ticareti geliştirme merkezinin yaptığı çalışmalara benzer çalışma ve faaliyetlerde bulunurlar. Aslında konuları iç ticaret olup, dış tica¬retle de ilgilenirler.
2.3.7. Yabancı Gazeteler ve Mecmualar
Hedef ülke ile ilgili olarak elde edilebilecek ticari ağırlıklı gazete ve mecmualardan, genel ekonomik eğilimler üzerine fikir sahibi olmak mümkün¬dür.
2.3.8. Fuar ve Sergiler
Hem rakipler ve ürünler ile ilgili- bilgiler, hem de müşterilerle doğrudan lemas sonucu elde edilecek bilgiler, bu tür organizasyonlar aracılığı ile temin edilebilir. Aynı zamanda satış faaliyetini de gerçekleştirmek mümkün olabilir.
2.3.9. Dış Ticaret ile İlgili Seminer ve Konferanslar
Bu tür organizasyonlarda; hem genel olarak dış pazarlama konusunda ge¬rekli bilgiler aktarılır, hem de dış pazarlarda edinilen tecrübeler iletilir.
2.3.10. Dünya Ticaret Merkezleri
Dünya Ticaret Merkezleri; bilgi alışverişi yolu ile uluslararası ticaretin s «yılması, gelişmesi ve etkin bir biçimde faaliyetlerin yürütülmesi amacını güderek çeşitli ülkelerde kurulmuş olan, politik niteliği olmayan ve kar amacı gütmeyen ticari işletmelerdir. Bu merkezler birçok hükümet kuruluşunu ve ticari kuruluşları içine almaktadır. (Akat, 2001)
2.4. Uluslararası Ticareti Teşvik Eden Kuruluşlar
Uluslararası işletmeciliği dolayısı ile de çok uluslu şirketleri yakından il¬gilendiren ve etkileyen, belli başlı fonksiyonları uluslararası ticareti artırma amaçlı olan kuruluşlardan bazıları ve özellikleri aşağıda sıralanmıştır.
1. Ticaret ve Tarifeler Genel Anlaşması (General Agreement on Tarif/s and Trade-GATT)
1929'da patlak veren büyük ekonomik buhrandan sonra, başta ABD ol¬mak üzere, ileri gelen batılı devletler, dünya ticaretini genişletmek için çalış¬malar yapmışlardır. İşte bu doğrultuda Havana Görüşmeleri başlatılmış ve Uluslararası Ticaret Organizasyonu'nun (ITO'nun) kuruluşunu öngören Havana Anlaşması imzalanmıştır. Fakat bu anlaşmanın, ABD'de bile kongreden geçiri¬lememesi üzerine, Batılı ülkeler; hizmetleri, gümrük engellerini ve ticareti da¬raltıcı diğer kısıtlamaları kaldırma düşüncesiyle "Hazırlık Komitesi" kurmuş¬lardır. Böylece 1947 yılında Tarife Görüşmeleri başlamıştır.
Genel Anlaşma kuralları, akit yapan ülkelerin kendi aralarındaki ticari ilişkilerini düzenler. Bunların uygulanmasının denetimi, GATT'ın devamlı ve önemli bir görevidir. Ayrıca, danışma ve uzlaşmayı sağlayıp, görüş farklılıkla¬rını gidermeyi, üyelerin ticari menfaatlerine zarar gelmesini önlemeyi hedefler.
2. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (United Nations Conference on Trade and Development-UNCTAD)
Dünya temel madde ihraç fiyatlarının 1950-1962 yılları arasında % 7 oranında düşmesi, buna karşın sanayi ürünleri fiyatlarının % 25 oranında artma¬sı, dış ticarette fiyat sorununun uluslararası düzeyde çözüme kavuşturulması için Birleşmiş Milletler bünyesinde bu sorunlarla ilgilenecek bir kuruluşun oluşturulmasını gerekli kılmıştır. Ancak bu amaçla kurulan UNCTAD'ın he¬defleri, baştan beri temel madde ticareti sorunlarını aşmıştır. UNCTAD daha genel anlamda, az gelişmişliğin ve az gelişmişlerin sorunlarının dile getirildiği bir forum olmuş ve az gelişmiş ülkelerin (AGÜ) ortak menfaatleri için zaman zaman mücadeleler verdiği bir uluslararası platform görünümü kazanmıştır.
UNCTAD'ın çalışmaları, merkezi Cenevre'de bulunan bir Sekretarya, bu¬nun altında yer alan ve görevi UNCTAD Konferanslarını hazırlamak ve iki konferans arasında kararları uygulamaya koymak olan bir Ticaret ve Kalkınma Konseyi ile Konseye bağlı çalışma komitelerince yürütülmektedir. Başlıca ça¬lışma komiteleri; Temel Maddeler, Mamul Maddeler, Teknoloji Transferleri, Denizcilik ve Finansman Komiteleridir.(Alpar, 1998)
3. Dünya Bankası(WorldBank-WB) Grubu
Dünya Bankası Grubu adı altında; Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası, Uluslararası Kalkınma Birliği ve Uluslararası Finansman Kurumu, uluslara¬rası para ve kalkınma projelerinde faaliyet göstermektedir.
3. l. Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (International Bank f ör Reconstruction and Development-IBRD)
IBRD'nin kuruluşuna, 1944 Temmuzunda ABD'de Bretton Woods'da dü¬zenlenen BM Parasal ve Mali Konferansı sonucunda karar verilmiştir. Banka¬nın amacı "üye ülkelerin imar ve ekonomik gelişme çabalarına destek sağla¬maktır". Bu desteğin iki ana yolla sağlanması öngörülmüştür. Bunlar, özel ser¬maye yatırımlarının söz konusu ülkelere yönlendirilmesine yardımcı olmak ya da banka kaynaklarından bu ülkelere dolaysız biçimde sermaye transfer etmek¬tir. Bankanın kredi vermede kullandığı fonların üç ana kaynağı vardır. Bunlar ülkelerin sermaye katılımları (iştirakleri), gelişmiş Batılı ülkelerin sermaye piyasalarından yapılan borçlanmalar ve kredilerin işletilmesinden elde edilen net gelirlerdir
3.2. Uluslararası Kalkınma Birliği (International Development Association-IDA)
IDA 1960 yılında kurulmuştur. Kuruluş amacı "dış kaynaklara ihtiyaç duyan ancak sağladığı kredileri geri ödemede güçlükle karşılaşan" AGU'ye kredi açmaktır. Dünya Bankası'na üye olan tüm ülkeler IDA'ya katılabilir.
IDA fonları başlıca üç kaynaktan sağlanır; bunlar üye ülkelerin sermaye katılımları, Dünya Bankası net gelirlerinden transferler ve IDA'nın zengin üye¬lerinin katkılarıdır. AGÜ, katılımlarının büyük bölümünü kendi paralarıyla yapabilir.
IDA'nın ayrı bir kuruluş olarak oluşturulması ihtiyacı, IBRD'nin izlediği kredi politikasının "bankerce özellikler" taşıması sonucu belirmiştir. IBRD kredilerinden, gerekli kıstaslara sahip olmadıkları için yararlanamayan AGÜ'nün ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan IDA kredileri en yoksul ülkelere yönelmiştir.
3.3. Uluslararası Finansman Kurumu (International Finance Corporation-IFC)
Uluslararası Finansman Kurumu 1956'da kurulmuştur. İmkanlarından an¬cak IBRD üyeleri yararlanabilir. IFC, yasal ve mali yönden IBRD'den ayrıdır, idari yönden ise ona bağımlıdır.
IFC'nin kuruluşunda temel amaç "kredi verilen ülkelerde özel kesimin gelişmesinin teşviki ve bunun için yerli ve yabancı sermayenin harekete geçi¬rilmesidir". IBRD tarafından özel kesime verilen kredilerde devlet garantisinin aranması, bazı ülke hükümetlerinin bu garantiyi sağlamaktan kaçınması, ayrıca IBRD'nin orta ve daha çok uzun vadeli kredi vermeye yetkili kılınmış olması, IFC'nin kurulmasının ana nedenidir.
IFC, AGÜ'nün özel kesimiyle birlikte özel kuruluşlarını da finanse eder. Sermayesinde devlet katkısı bulunan kuruluşlar da özel kuruluş niteliğini taşı¬dığı sürece bundan yararlanabilir. Başlangıçta IFC, girişimleri doğrudan doğru¬ya kredi vererek finanse ediyordu, sonradan statüde yapılan bir değişiklikle Kurum'a hisse senedi alma yetkisi de verilmiştir. IFC, özel kuruluşların doğru¬dan finansmanını sağlamasının yanısıra, yatırım araştırmaları yapar, kalkınma bankalarının sermayelerine katılarak onların alanlarını genişletir. IFC kredile¬rinde devlet garantisi aranmaz. Kredi faizi, tek tek yatırımların özellikleri gözönüne alınarak belirlenir. Kredilerde vade genellikle 15-20 yıl arasında de¬ğişmektedir. IFC'nin kaynakları; üyelerinin sermaye katkıları, net gelir ve IBRD'den alınan borçlardan oluşmaktadır.
4. Uluslararası Para Fonu (InternationalMonetary Fund-IMF)
Uluslararası Para Fonu'nun kurulmasına yol açan nedenleri 1930'lu yıllarda aramak gerekir. Büyük buhran yılları olarak bilinen bu dönemde uluslararası ekonomik ilişkiler tam bir darboğaz içine girmişti. Buhranın milli gelir ve istihdam düzeyleri üzerinde yarattığı daraltıcı etkilerden kurtulabilmek ve kü¬çülen dünya piyasalarındaki mevcut paylarını koruyabilmek için, çoğu ülke bir yandan rekabetçi devalüasyonlara başvuruyor, öte yandan kendi pazarını dış rekabetten korumak için gümrük tarifelerini yükselterek, miktar kısıtlamaları getiriyor ve ithalatta döviz tahdidine gidiyordu.
Bütün bu uygulamaların sonucunda dünya ticaret ve üretiminin daha da daraldığı izlenmekteydi. Komşuyu Fakirleştirme Politikası (Beggar the Neighbour Policy) adı verilen söz konusu uygulamaları, her ülkenin kendi dışındaki ülkelere karşı yürürlüğe koyması, mantıksal olarak başka bir sonuç veremezdi. Bu dönemin bir başka özelliği de dünya ticaretinin, serbest dövizle ticaretten, "kliring" ve "takas" anlaşmalarıyla yapılan ticarete kaymasıydı.
Yaşanan, bu deneyimler sonucunda yeni bir uluslararası para sisteminin kurulmasına ihtiyaç duyuldu. Bu amaçla l-22Temmuz 1944 tarihleri arasında, ABD'nin Bretton Woods kasabasında 44 ülkenin delegasyonlarıyla Uluslararası Para Fonu'nun kurulması kararlaştırıldı. IMF'nin amaçları ise, şu şekilde sırala¬nabilir:
Uluslararası parasal konularda üyeler arası danışma ve birlikte hare¬ketin gerektirdiği mekanizmayı oluşturarak uluslararası işbirliğini teşvik etmek.
Uluslararası ticaretin dengeli gelişmesini sağlamak ve bu yolla yüksek
istihdam ve reel gelir düzeylerinin gerçekleştirilmesine, üretken kapasitenin
geliştirilmesine katkıda bulunmak.
Kambiyo istikrarını ve gerekli kambiyo düzenlemelerini sağlamak ve
rekabetçi devalüasyonları önlemek.
Çok yanlı bir ödeme sistemi kurabilmek için ulusal paraların tam konvertibilitesini gerçekleştirmek ve kambiyo kısıtlamalarını kaldırmak.
Üye ülkelerin, dış dengesizlikleri gidermek amacıyla kısıtlayıcı ön¬lemlere başvurmamaları için, geçici olmak kaydıyla mali kaynaklar bulmak.
Dış ödemelerdeki dengesizlikleri hem süre hem de hacim yönünden azaltmak.
5. Dış Finansman Sağlayan DiğeıKuruluşlar
Dış Ticarette dış finansman sağlayan diğer kuruluşların başlıcaları olarak İslam Kalkınma Bankası ve Asya Kalkınma Bankası'ndan bahsedilebilir.
5.1. İslam Kalkınma Bankası (Islamic Development Bank-IDB)
İslam Kalkınma Bankası 1975'te kurulmuştur. Bankanın amacı: İslam ül¬kelerinin kalkınma çabalarına yardımcı olmak, bunun için kaynak sağlamak ve üyeler arasındaki ticari ve sınai işbirliğini geliştirip güçlendirmektir.
İslam Kalkınma Bankası çalışmalarını teknik düzeyde yürüten komiteler de kuruluşun organları arasındadır. Bunlar; Yönetim, Faaliyet ve Mali Komite¬lerden oluşmaktadır. Kuruluş; üye ülkelerin finansman başvurularını, yatırım ve projelerin fi¬zibilite raporlarıyla birlikte teknik, ekonomik ve mali yönlerden inceleyerek kurala bağlar. Finansman işlemlerinde fail ve taahhüt ücreti alınmaz. Banka, yatırım projelerini, hisse salın almak yoluyla, sermayeye katılımla ya da kar payı karşılığı kaynak sağlayarak finanse etmektedir. Bankanın kar payında, projenin sağlayacağı kar üzerinden finansmana katılma oranı esas alınır. Bu suretle geri ödeme yapıldıkça bankanın kar payı azalmaktadır.
Bunun dışında başka finansman biçimleri de vardır. Bunlar; kiralama, satmalına kredisi, taksitli satış, kısa vadeli finansman ve teknik yatırımlardan oluşmaktadır
5.2. Asya Kalkınma Bankası (Asian Development Bank-ADB)
Asya Kalkınma Bankası, 1966 yılında bölge ülkeleri arasındaki ekono¬mik ve mali işbirliğini özendirmek ve geliştirmek amacıyla kurulmuştur. Sağla¬dığı kaynakların en büyük bölümü tarımda, kalan kısmı da enerji, madencilik ve sanayi kesimlerinde kullanılmıştır.
6. Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı (Organization of Petroleum Exporting Countries-OPEC)
14 Eylül 1960 tarihinde ortak bir petrol üretimi ve fiyatı politikası izle¬mek üzere Bağdat'la imzalanan bir anlaşmayla kurulmuştur.Kuruluşun amacı "petrol fiyatlarını yükseltmek, özel petrol şirketlerinden daha büyük gelir payları sağlamak ve fiyatları iyileştirmek için üretim ayarlama planları üzerinde çalışmaktır". Günümüzde OPEC eski etkinliğini büyük ölçüde kaybetmiş ve dağılma noktasına gelmiş bir kartel görünümündedir. (Akat, 2001)
İHRACATTA İŞLEMLER
2.1. İhracatta Teslim Şekilleri
Ticari terimlerin, her ülkede değişik şekilde yorumlanmasının (hukuksal anlaşmazlıklar sonucu) hem zaman hem de para kaybına neden olduğu düşün¬cesinden hareketle ve bu terimlerin standart kurallara bağlanması amacıyla bazı uluslararası çalışmalar yapılmıştır. Bunların en önemlisi "INCOTERMS"dir.
Incoterms'in amacı; ticari terimlerin her ülkede farklı olarak yorumla¬nıp, uygulanmasından doğan anlaşmazlık ve güçlüklerin mümkün olduğu ölçü¬de ortadan kaldırılmasıdır.
Uluslararası Ticaret Odası (ICC), INCOTERMS kitapçığını ilk kez 1936 yılında yayımlamıştır. Kitapçıkta yer alan kurallar sırasıyla 1953, 1967, 1970, 1976 ve 1980 yılında revize edilerek günümüz şartlarına uygun hale getirilmiş¬tir. Günümüzde geçerli olan kitapçığın yayın tarihi 01.07.1990'dır. Burada te¬rimlerin tanımlanmaları özlü ve açık bir biçimde yeniden düzenlenmiştir. (ITO, 1993)
Incoterms'de yeni düzenlemeye göre, gelişmelere de uygun olarak, ticari terimler aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi, dört gruba ayrılmıştır.
• Bunlardan birincisi (E Grubu), satıcının bizzat kendi kuruluşunda mallarını alıcıya sunması durumudur.
• İkincisi (Fgrubu), satıcıdan mallarını alıcı tarafından tespit ve tayin edilen taşıyıcıya teslim etmesi istenir.
• Üçüncüsü (C grubu), satıcı, taşıma işlemi için kendisi sözleşme yap¬masına rağmen, malların yüklenmesi ve yola çıkmasından sonra meydana gele¬bilecek ek masrafları kendisi üstlenmez.
• Dördüncüsü (D grubu) ise, malların varış ülkesine kadar taşınmasıyla ilgili bütün masrafların ve risklerin satıcıya ait olmasıdır.
Ticari Terimler
GRUP E Çıkış • EXW işyerinde Teslim Ex-works
GRUP F Ana Taşıma Ödenmemiş • FCA Taşıyıcıya Teslim
Free Carrier
• FAS Gemi Doğrultusunda Teslim Free Alongside Ship
• FOB Gemi Bordasında Teslim Free On Board
GRUP C Ana Taşıma Ödenmemiş • CFR Mal Bedeli ve Navlun Cost and Freight
• CİF Mal Bedeli, Sigorta ve Navlun Cost, Insurance and Freight
• CPT Taşıma Ücreti Ödenmiş Olarak Teslim Freight Carriage Paid To
• CİP Taşıma ve Sigorta Bedeli Ödenmiş Olarak Teslim Freight Carriage and Insurance Paid To
GRUP D Varış • DAF Sınırda Teslim Delivered at Frontier
• DEŞ Gemide Teslim Ex Ship
• DEC) Rıhtımda Teslim Ex Quay
• DDU Gümrük Resmi Ödenmeksizin Teslim Delivered Duty Unpaid
• DDP Gümrük Resmi Ödenmiş Teslim Delivered Duty Paid
Dış ticaret işlemleriyle ilgili olarak, bazı sözleşmelerde alıcının, satıcının ülkesindeki ihracat işlemlerini (EXW, FAS); bazı sözleşmelerde de satıcının, alıcının ülkesindeki ithalat işlemlerini (DEQ ve DDP) yürütmesi gerekebilir. Bu tür durumlarda alıcı ve satıcı ihracatta veya ithalatta konabilecek yasaklar¬dan doğabilecek riskleri de karşılıklı olarak paylaşmak durumundadırlar. Öyle durumlar olabilir ki, alıcı, malları EXW çerçevesinde satıcının kuruluşundan, ya da FAS çerçevesinde gemi doğrultusunda teslim almak istediği halde malla¬rın ihraç işlemlerinin satıcı tarafından yerine getirilmesini tercih edebilir. Eğer durum bu ise, işlemi tanımlayan terime bir de, "Çıkış işlemi tamamlanarak" ibaresi eklenir. (Ataman Ve Sümer, 1993)
2.1.1. İş Yerinde Teslim/ Ex-works (EXW)
Bu satış şeklinde pozisyon itibarıyla ithalatçı zayıf iken ihracatçı güçlü konumda bulunmaktadır. İhracatçının pozisyonunun güçlü olması malın satış fiyatına herhangi bir ihracat rizikosu ya da nakliye masrafını eklemeye gerek bırakmamaktadır. Fakat her zaman bazı rizikolar söz konusudur.
İthalatçı ya da temsilcisi sözleşmeye göre belirtilen belli tarih ya da zaman aralığında satıcının işyerinde ya da mağazasında malları teslim alır. Teslim ile birlikte malla ilgili masraf ve rizikolar ithalatçıya geçer. Bu tür satışın dahili bir satıştan farkı olmadığı için, ihracat ile ilgili formalitelerin yerine getirilmesi ve belgelerin hazırlanması görevi de ithalatçıya ya da onun temsilcisine aittir.
2.1.2. Gemi Bordasında Teslim/ Free On Board (FOB)
İhracat malının, ihracatçı tarafından, satış sözleşmesinde belirtilmiş olan yükleme limanında geminin güvertesinde alıcıya teslimini ifade eder.Mallarla ilgili kaybolma ve hasar rizikoları, mal gemi küpeştesini geçtiği andan itibaren, ihracatçıdan alıcıya geçer. Satıcı, ithalatın gerçekleşmesi için bütün belgeleri sağlamaya mecburdur. (Kozlu, 1993)
2.1.3. Free On Rail (FOR)
İhracat malının demiryolunda, vagonda teslimini ifade eder.Mal tam bir vagon yükü kadarsa, mutat tipte bir vagon tutmak ve malı yüklemeyi istasyon kurallarına uygun surette ve masrafları kendisine ait olmak üzere yapmak ; mal daha az ise demiryolu idaresi tarafından gösterilen bir vagon'a yüklemek ve FOB'da belirtilen diğer unsurları yerine getirmekle ihracatçı yükümlüdür.
2.1.4. Gemi Doğrultusunda Teslim/ Free Alongsıde Shıp ( FAS)
Malların yükleme limanında rıhtımda, geminin yanında teslimini ifade eder. FOB'dan farkı malın rıhtımda teslim edilmesidir.Diğer hususlar FOB'un aynıdır.
2.1.5. Taşıyıcıya Teslim/ Free Carrier (FCA)
Günümüzde taşıma teknolojisindeki yeniliklerin etkisi ile birden fazla taşıma türünün içerdiği kombine ya da multi model taşıma sisteminin giderek yaygınlaşması FCA teslim şeklinin gelişmesine neden olmuştur. bu taşıma sisteminde örneğin, mal Eskişehir ' den konteynır içinde önce trenle Haydarpaşa Garına, oradan gemiye yüklenerek Hamburg ' a, oradan da konteynır tıra yüklenerek alıcının adresine ulaşmaktadır. Böyle bir durumda ihracatçı bu taşıma sistemini bizzat yapan ya da yapılmasını sağlayan taşıyıcıya mallarını teslim etmekle risk ve masrafları ithalatçıya yüklemiş olur. Taşıyıcı da bu durumda tek konşimento keser. Tek konşimento düzenlenmeseydi her bir taşıma türü için ayrı ayrı navlun ve konşimento kesilmesi gerekecektir ki, böyle bir işlem şekli akılcı olmayarak, gereksiz masraflara sebep olacaktır.Burada ihracat ile ilgili formaliteler satıcı tarafından yerine getirilir.
2.1.6. Mal Bedeli Ve Navlun/ Cost And Freight (CFR):
Belirtilen Varış Limanında Mal bedeli ve navlunu ödenmiş olarak teslim. Bu teslim şeklinde CFR ' den sonra varış limanının ismi yer almaktadır.Örneğin, CFR Hamburg gibi. İhracatçı sözleşmede belirtilen tarihte malı gemiye yükler. Yükleme, liman masrafları ve navlun ihracatçıya ait olup, sigorta primi ithalatçıya aittir. Bazı alıcıların mal sigortasını kendi sigortacısına yaptırmak istemeleri, bazı Asya ve Güney Afrika ülkelerindeki mevzuatın sigortaların yerli şirketlerce yapılmasını şart koşmaları, CFR teslim şeklinin doğmasında temel etkendir.
CFR ' de belirtildiği gibi masraflar varış limanına kadar ithalatçı 'ya ait iken, rizikolar ihracatçının malı yükleme limanında teslimi ile birlikte ithalatçı ' ya geçmektedir. Başka bir deyişle rizikolar, masrafa göre daha önceden ithalatçı ' ya geçmektedir. Oysa FOB ' da riziko ve masrafın devri aynı ana tesadüf etmektedir.CFR teslim şekli deniz taşımacılığı ile birlikte kara, hava ve demiryolu taşımacılığı için de kullanılmaktadır.
2.1.7. Mal Bedeli, Sigorta ve Navlun/ Cost, Insurance And Freıght (CIF)
(Belirtilen Varış Limanında) Mal bedeli sigortası ve navlunu ödenmiş olarak teslim. Bu teslim şekli CFR 'ye benzemekte ancak ondan farkı ; ihracatçı navlun bedeli yanında sigorta primlerini de ödeyerek, masrafları malın fiyatına yansıtmaktadır. Malın, CIF bedelinin % 10 ' u değerinde sigorta ettirilmelidir. CIF teslim şekli, denizyolu taşımacılığı ile birlikte kara, hava ve demiryolu taşımacılığı için de kullanılmaktadır.
2.1.8. Taşıma Ücreti Ödenmiş Olarak Teslim/ Freight Carriage Paid To (CPT)
CPT teriminden sonra varış yerinin ismi yer almaktadır. Birden fazla taşıma sistemini konu alan kombine taşımacılıkta kullanılan bir teslim şeklidir. CPT gemi ile taşımada kullanılan CFR 'ın çoklu taşıma sisteminde karşılığıdır. Bu teslim şeklinde de navlun bedelini satıcı karşılayacak ve malın fiyatına yansıtacaktır. Hasar ve ziyan rizikosu malın ihracatçı tarafından ilk taşıyıcıya teslimiyle birlikte ithalatçıya geçmektedir.
2.1.9. Taşıma Ve Sigorta Bedeli Ödenmiş Olarak Teslim/ Carriage And Insurance Paid To (CIP)
Belirtilen Varış Yerine Kadar. Navlun ve Sigorta Primi Ödenmiş olarak Teslim. CPT teslim şekline benzemektedir ancak ondan farkı, ihracatçı malın navlun bedeli yanında mal bedelinin %110 değerindeki sigorta primini de ödemek zorundadır. Tek taşıma türünün kullanıldığı CIF 'den farkı, CIP 'de denizyolu taşımacılığı da dahil olmak üzere diğer taşıma türlerinin kombine olarak birlikte kullanılmasıdır.
2.1.10. Sınırda Teslim/ Delivered At Frontier (DAF):
Bu teslim şeklinde mallar antlaşmada belirtilen sınırda, gümrükten önce alıcının emrine hazır bulundurulur.Hudut satıcının gümrüğü olabileceği gibi, alıcının ya da herhangi bir ülkenin gümrüğü de olabilir.Sınıra kadar masraf ve rizikolar ihracatçıya, sınırdan sonra ise ithalatçıya aittir.Bu terim özellikle mal, demiryolu ya da karayolu ile taşındığında kullanılsa da diğer taşıma türleri için de kullanılır.
2.1.11. Gümrük Resmi Ödenmeksizin Teslim/ Delivered Duty Unpaid(DDU)
Gümrük vergisi ödemeksizin teslim. Anılan teslim şeklinde ihracatçı, ithalatçının ülkesinde ve adı belirtilen yerde malları ithalatçıya teslim etmekle yükümlüdür.Ancak burada gümrük vergisinin ödenmesi söz konusu değildir.Teslim yerine kadarki tüm masraf ve rizikolar ihracatçıya aittir.
2.1.12. Gümrük Resmi Ödenmiş Teslim/ Delivered Duty Paid(DDP)
Belirtilen varış yerinde teslim. Gümrük vergisi ödenmiş olarak teslim. Yukarıda bahsettiğimiz ödeme şeklinden tek farkı sadece gümrük vergisinin de ihracatçı tarafından ödenerek, belirtilen yerde malın teslimini ifade etmektedir.
2.1.13. Rıhtımda Teslim/ Delivered Ex-Quay (DEQ)
Belirtilen Varış Limanında teslim. Rıhtımda Teslim(DEQ). Bu teslim şeklinde ihracatçı malı satış sözleşmesinde belirtilen rıhtımda ithalatçıya teslim etmektedir. Rıhtıma kadarki masrafı ve rizikolar ihracatçıya aittir.
2.1.14. Gemide Teslim/ Delivered Ex Ship(DES)
Belirtilen Varış Limanında ve Gemide Teslim. Bu teslim şeklinde ihracatçı varış limanında gemide malları ithalatçıya teslim etmektedir. O ana kadarki masraf ve rizikolar ihracatçıya ait iken teslim anından sonra masraf ve rizikolar ithalatçıya geçmekte ve gemiden malın boşaltma masrafları da dahil edilmek üzere alıcı tarafından karşılanmaktadır. DES 'in CİF 'ten farkı ; DES 'de masraf ve riziko varış limanında gemide teslim ile birlikte ithalatçıya devredilirken, CIF de ithalatçının hasar ve ziyana ilişkin rizikosu yükleme limanındaki gemi güvertesine teslim ile başlamakta, ancak masraf devri DES 'de olduğu gibi varış limanında gemide olmaktadır. Bu önemli farka dikkat edilmelidir. (www. foreingtrade.gov.tr)
2.2. Dış Ticarette Ödeme Şekilleri:
İthalatçıyla anlaşarak malı hazırlayan ihracatçı, mal bedelinin ödenmesini düşünmek durumundadır.Eğer ürettiği malın karşılığını zamanında alamazsa ihracatçı oldukça zor bir duruma düşer.Bu yüzden ithalatçıların ödeme şekilleri hakkında yeterince bilgi sahibi olmaların gerekmektedir.Böylece karşılaşa bilinecek rizikoları enaza indirmiş olurlar. Uluslararası ticarette ödeme şekillerini dört grupta toplanabilir. (Akat, 2001)
2.2.1. Peşin Ödeme (Cash/ Advance Payment) Ve Prefinansman
Peşin ödeme şeklinde, alıcı önce parayı göndermekte, daha sonra mal gitmektedir.Kuşkusuz burada, alıcının ihracatçıya tam güvenmesi gerekmektedir.Bu yolla ihracatçı mal sevkıyatında bulunmadan parayı almakta, yaptığı işlerin finansmanını ithalatçı vasıtasıyla sağlayabilmektedir.Öte yandan, peşin ödeme alıcı için satıcı için olduğu kadar elverişli ve güvenilir değildir. Alıcı, parasını peşin ödediği malı teslim alamamak, değişik veya düşük kalitede mal gönderilmesi gibi riskleri üstlenmektedir.
Yukarıda belirttiğimiz gibi, peşin ödeme güvene dayanır. Bununla beraber ithalatçı kendini garanti altına almak isteyebilir. Bu bakımdan peşin dövizi garantili ve garantisiz peşin döviz olarak ayırabiliriz. Garantisiz peşin dövizde, ithalatçı ihracatçıya bankanın herhangi bir garantisini istemeden dövizi göndermektedir. İhracatçı malı göndermediği ya da parayı iade etmediği takdirde ihracatçı bankanın bir sorumluluğu yoktur. Garantili peşin dövizde ise ithalatçının bankası, ihracatçı adına havale yaparken, anlaşmaya uygun malın zamanında gönderilmediği ya da para iade edilmediği takdirde gönderilen peşin dövizin faizi ile birlikte ithalatçıya geri gönderileceğine dair ihracatçının bankasından garanti istemektedir. Buna prefinansman adı verilir.Prefinansman da garantör banka ithalatçı tarafından gönderilen parayı, ihracatçıya teslim etmeden önce teminat mektubu ister. Bu tür garantilerin haricinde, bankaların sorumluluk taşıyarak işleme dahil olduğu bir peşin ödeme, avans ödemesi şeklinde "red clause" veya "green clause" akreditifler ile de yapılabilmektedir. (Akat, 2001)
2.2.2. Mal Karşılığı Ödeme Şekli/ Cash Against Goods
Peşin ödemenin tersine, ihracatçı bedelini almadan malı alıcıya göndermekte ve bu bakımdan ithalatçıya tam bir güven duymaktadır. İhracatçının en çok risk üstlendiği ödeme şeklidir. İhracatçı malını sevk ettikten sonra sevkıyata ilişkin vesaiki doğrudan veya bedelsiz teslim edilmek kaydıyla bir banka aracılığı ile veya doğrudan ithalatçıya göndermektedir.
İthalatçı vesaiki teslim alarak, bununla malları gümrükten çekmekte, mal bedelini ise aralarındaki anlaşma uyarınca belirlenen süre sonunda belirlemektedir. Mal bedelinin ödenmeme riski her zaman vardır.
Mal karşılığı ödeme, ihracatçıyı değil ithalatçıyı finanse eden bir ödeme şeklidir. İhracatçının mal karşılığı ödeme şeklini kabul edebilmesi için mal bedelinin ödeneceğine inanması gerekmektedir. Güvence bankaların garantisiyle sağlana bilinir. Ödemenin zamanında yapılacağına ilişkin bir garanti alıcının bankası vasıtasıyla satıcıya verilmekte olup, mal karşılığı ödemede oldukça sık görülmektedir. Mal karşılığı ödemenin en sık rastlandığı durumlar aşağıda kısaca belirtilmektedir.
Alıcı (ithalatçı), satıcının (ihracatçı) bir temsilcisi veya şubesidir.
Alıcı ile satıcının alım - satım ilişkisi yıllardır sürüyor olabilir.
Satıcının pazarlık gücü olmadığı gibi, piyasa koşulları buna zorluyor olabilir.
Mal karşılığı ödemede, alıcı ile satıcı olmak üzere iki taraf mevcuttur. Vesaikin alıcıya gönderilmesinde bankalar hiç devreye girmeyebilir. Satıcının vesaiki doğrudan alıcıya göndermesi mümkündür. Vesaik banka aracılığı ile alıcıya gönderilse bile bedelsiz teslim söz konusu olduğundan bankaların hiçbir yükümlülüğü bulunmamakta, satıcı tüm sorumluluğu yüklenmektedir. Ancak işlemin uygulanışına göre, bankalar devreye girebilir. Ülkelerdeki mevzuata bağlı olarak, mal karşılığı ödeme dahi olsa vesaikin bankalar aracılığıyla alıcıya gönderilmesi gerekebilmektedir. Böyle bir durumda bankalar genel mevzuat yükümlerini yerine getirdikleri gibi vesaikin muhataba ulaşması hususunda güvence teşkil etmektedirler. Bankalar, mal karşılığı işlemde ihracat bedelinin ödenmesi aşamasında devreye girerler. Burada bankalar sadece havale işlemine taraf olmaktadır. Sadece kendilerine verilen paranın lehdar’a ulaştırılması hizmetini yaparlar. Görüleceği gibi mal karşılığı ödemede bankalar vesaik ve özellikle akreditif karşılığı ödemeye göre en az yükümlülüğe sahiptir. Sadece ödemenin yapılacağına dair garanti vermeleri halinde sorumlulukları değişmekte, ancak o zamanda üstlendiği rol ve verdiği hizmet ödeme şeklinden çıkmakta, garantör olmaktadır.
2.2.3. Banka Denetiminde Mal Karşılığı Ödeme Şekli
Daha öncede belirtildiği gibi, mal karşılığı ödemede bankalar taraf olmamakta, sadece havale işleminin doğru bir şekilde gerçekleştirilmesinden sorumludurlar. Vesaikin alıcıya ulaştırılması ve mal bedelinin ödenmesi işlemine bankaların katıldığı bir "mal karşılığı ödeme", vesaik karşılığı ödemeden pek farklı değildir. Yalnız satıcının bedelsiz teslim talimatı nedeniyle, bankaların vesaikin tevdi edilmesinde bir sorumluluğu vardır. Vesaik karşılığı ödemede vesaik, sevkıyat tutarının ödenmesi poliçenin alıcı tarafından kabul karşılığında alıcıya teslim edilirken, mal karşılığı ödemede bedelsiz olarak teslim edilmektedir.
2.2.4. Kabul Kredili Ödeme
Temel olarak alıcı finanse etmeyi amaçlayan, söz konusu olan işlemde geçen poliçenin ıskonto edilmesi halinde satıcıya da kaynak sağlayan, alıcının mal bedelini, malı teslim alınca değil de belli bir vade sonunda ödediği bir yöntemdir. Vadeli akreditifler gibi vadeli mal alım-satımında kullanılmaktadır. Kabul kredili ödemede, vade, kambiyo senetlerinden poliçe vasıtasıyla belirlenmekte olup diğer poliçelerden tek farkı, genellikle poliçe bedelinin vadesinde ödeneceği hususunda bir bankanın dönülemez taahhüdünü oluşturmaktadır.
Vadeli mal alım-satımlarına yönelik dış ticaret işlemlerinde ithalatçı ile ihracatçı arasında ortaya çıkabilecek muhtemel sorunların önlenmesi ve işlemin devamlılığının sağlanabilmesi için bankaların aracılığına başvurulmaktadır
2.2.5. Akreditifli Ödeme Şekli/ Letter of Credit-L/C
Akreditif, ithalatçı tarafından bankasına verdiği talimatla açılmaktadır.Ancak ithalatçının bankaya verdiği talimatın özünü, alıcı ile satıcının yaptığı anlaşma belirlemektedir. Bu bakımdan ihracatçının, açılacak akreditifi belirleyebilmesi ve kendi lehine oluşturabilmesi için, ithalatçı ile yapacağı sözleşmede etkin olması, aktif olması ve belirlenmedik konu bırakmaması gereklidir.
Akreditif, dış ticarette en yaygın şekilde kullanılan bir ödeme şeklidir. Akreditif'i en basit şekilde bir " Koşullu havale " olarak tanımlayabiliriz. Alıcı yani ithalatçı, ihracatçının gönderdiği proforma faturayı bankasına ibraz ederek, gerekli belgelerin zamanında ithalatçının bankasına gönderilmesi karşılığında ödeme yapılacağını belirten bir taahhüttür. " Koşulların belgelerle kanıtlanması " hususu akreditiflere ilişkin en önemli özelliklerden birisidir. İşleme ödeme aracı olarak giren bankalar belgelerin kapsadığı mal, hizmet veya diğer işlemleri dikkate almayarak sadece belgeler ile ilgilenmektedir. Bir akreditifte en az dört taraf mevcuttur.
1. Akreditif Amiri (Aplicant, Orderer, Principal): Amir ithalatçı olup, kendi bankasına akreditif açtırma talimatı veren taraftır.
2. Amir Banka (Opening Bank, Issuing Bank): İthalatçının talimatı üzerine ihracatçı lehine akreditif açan ve bunu ihracatçının bankasına bildiren taraftır.
3. İhbar Bankası (Advising Bank): Gelen akreditifi ihracatçıya ihbar eden yerli bankadır.
4. Lehdar (Beneficiary) : Adına akreditif açılan, malı gönderip parasını tahsil edecek olan taraf yani ihracatçıdır.
Basit bir akreditife şeması
Akreditif akışı aşağıda belirtildiği gibidir.
1. İthalatçının kendi bankasına akreditif açtırma talimatını vermesi,
2. Akreditif metninin mektup, telex, swift ile ihbar bankasına gönderilmesi,
3. Akreditifin ihracatçıya ihbar edilmesi,
4. Yükleme yapıldıktan sonra dokümanların ihbar bankasına ibrazı,
5. Dökümanların ya da vesaikin kontrol neticesi pozitif olduğunda, eğer ihbar bankası aynı zamanda bir teyit ve ödeme bankası ise ödemenin yapılması, değilse evrakın amir bankaya mal bedeli tahsili için gönderilmesi.
6. Akreditifin teyitsiz olması durumunda, mal bedelinin tahsili için evrakın amir bankaya gönderilmesi, teyitli olması durumunda ödeme ya da rambursman talimatı gereğince paranın tahsil edilmesi ve evrakın amir bankaya gönderilmesi,
7. Akreditif bedelinin tahsili karşılığında evrakın ithalatçıya teslim edilmesi,
2.2.6. Vesaik Mukabili Ödeme Şekli/ Cash Against Documents
Dış ticarette oldukça sık rastlanan ödeme şekillerinden biri de vesaik karşılığı ödemedir (documantary collectıons). Bu ödeme şeklinde mallar ithalatçıya gönderilirken, orjinal evrak ihracatçının bankasına verilmekte, ihracatçı bankası ya da aracı banka ihracatçıdan aldığı talimata dayanarak, orijinal evrakı ithalatçının bankasına yani muhabir bankaya römiz mektubu (remıttance letter) ekinde gönderir. Bu mektubda bedeli ithalatçıdan tahsil edildikten sonra, evrakın kendisine verileceği talimatı yer almaktadır. Böylece ithalatçı, mal bedelini ödemeden orijinal evrakı bankadan alamayacağı için, gümrükten malları çekemeyecektir. Burada ihracatçı için bir garanti bulunmaktadır. Ancak bu garantiyi fazla abartmamak gerekir.
Vesaik ödemede bulunan tarafları şu şekilde açıklayabiliriz.
Amir (principal): Tahsil işlemi için vesaiki bankasına veren ihracatçı firma.
İhracatçının Bankası (Remitting Bank): Amirin vesaiki verdiği banka
Muhatap(Drawee):Vesaikin tahsil ve kabul için ibraz edildiği alıcı (ithalatçı) 'dır.
İthalatçının Bankası/ Muhabir Banka (Collectıng Bank): Tahsil işlemine aracılık eden banka.
Vesaik Mukabili ödemenin riskleri: Alıcı ile satıcı vesaik mukabili ödeme şeklinde anlaşsalar dahi, ithalatçı siparişi verdikten ve ihracatçı üretime başladıktan, hatta malı sevk ettikten sonra, malı almaktan vazgeçebilir, mal kendi gümrüğüne gelse dahi mal bedelini ödemeyerek evrakı bankadan almayabilir.
2.3. Akreditif Türleri
2.3.1. Fonksiyonlarına Göre Akreditife Türleri
A. Cayılabilir, Kabili Rücu Akreditif (Revcable L/C)
Eğer açılan akreditif cayılabilir nitelikte ise, ihbar bankasına ve dolayısıyla ihracatçıya haber vermeksizin akreditif, amiri ve dolayısıyla ithalatçı bankası tarafından iptal edilebilmekte ya da şartları değiştirilebilmektedir. Bu bakımdan ihracatçı açısından güvencesi olmayan bir akreditiftir. (Tumay, 1986)
B. Dönülemez, Gayrikabili Rücu Akreditif (Irrevocable L/C)
Bir akreditifte varolan dört tarafın onayı olmaksızın iptal edilemeyen ve değişiklik yapılamayan akreditife, gayrikabili rücu akreditif adı verilir. Akreditif koşulları yerine getirildiği takdirde, ihracatçı malın bedelini mutlaka tahsil edeceğinden, güvenilir bir akreditiftir.
C. Teyitsiz Akreditif (Unconfirmed L/C)
Teyitsiz akreditifte, eğer akreditif vesaik görüldüğünde ödemeli ise, ihracatçı yükleme belgelerini kendi bankasına verdiği zaman, mal bedelini tahsil edememekte, bankası tahsil için evrakı akreditif bankasına göndermektedir.Akreditif bankası, gelen evrak koşullara uyduğunda, ödemeyi havale etmektedir.Vadeli ve kabul kredili akreditifte de, ihracatçının bankasi herhangi bir kabul ya da ödeme taahhüdü vermeksizin, evrakı olduğu gibi ithalatçının bankasına göndermektedir. Teyitsiz akreditifte, ihracatçının bankası herhangi bir sorumluluk yüklenmemekte, bir bakıma ithalatçının bankasının uzatılmış bir kolu olarak faaliyet göstermektedir.
D. Teyitli Akreditif (Confirmed L/C)
Teyitli akreditifte, ihracatçı sevk evrakını kendi bankasına verdiğinde mal bedelini alabilmekte, vadeli akreditifte vade sonunda parasını tahsil etmekte, kabul kredilide ise kendi bankasından aval alabilmektedir. Herhangi bir anlaşmazlık olduğunda yerli hukuk uygulanır.Teyitli akreditifin bir başka avantajı da akreditif vadesi Türkiye’de dolarken, teyitsizde vade, ithalatçının ülkesinde dolacağından, evrak gönderme süresinden yararlanılmış olunur.
E. Döner Akreditif (Rotatif, Revolving L/C)
Eğer ithalatçı aynı türden malı aynı ihracatçıdan sürekli alıyor ise, bu takdirde örneğin bir yıllık akreditif açtırarak parasını bağlamasına gerek yoktur. Açılan akreditif kullanıldığında, talimata gerek kalmaksızın, otomatik olarak yenilenir.
F. Devredilebilir Akreditif (Transferable L/C)
Akreditif metninde " transferable " sözcüğü mevcut ise, kendisine akreditif açılan ihracatçı, bu akreditifi bir başkasına devredebilir. Transferable akreditif ancak bir kez olarak devredilebilir. Başka bir değişle, ikinci lehdar kendisine devredilen akreditifi yeniden bir başkasına devredemez. Bu kural alıcıyı korumak içindir. Eğer açılan akreditif aynı zamanda kısmi yüklemelere de olanak sağlıyorsa, (bu durumda akreditif metninde " partial shipment allowed " ibaresi yer alır.) ilk lehdar aynı akreditifi birden fazla kişilere aktarabilir. (Kozlu, 1993)
G. Arka Arkaya Akreditif (Back to Back Credit)
Bu durumda alıcı, ithalatçı lehine devredilmez akreditif açmakta, ihracatçıda açılan bu akreditifi kredi garantisi olarak göstererek, sattığı malı kendisine satan imalatçı adına yeni bir alım akreditifi açtırmaktadır. Eğer ihracatçı açtırmış olduğu alım akreditifini kendi finansman olanakları ile karşılasa idi böyle bir karşı akreditif söz konusu olamazdı. Transferable akreditife oranla karşılıklı akreditif açtırmak ihracatçı için daha pahalıdır. Karşılıklı akreditifin içerik kazanması için hem satış hemde alış akreditiflerinin ödemelerinin aynı bankada yapılabilmesi gerekir. İmalatçı malı yükleyip evrakı bankaya verdikten sonra, satış akreditif bedelinin ihracatçıya düşen kar kısmı ayrılır ve kalanı imalatçıya ödenir. Daha sonra satış akreditifin tamamı karşı bankadan tahsil edilir. Kuşkusuz bankaların satış akreditif bedelini tahsil edebilmesi için, satış akreditifinin süresinin alış akreditifinin süresinden daha uzun olması gerekir.Karşılıklı akreditifler, ithalat açısından da kullanılabilirler. (Kozlu, 1993)
H. Peşin Akreditif (Red Clause, Down Payment L/C)
Peşin akreditifte, akreditif tutarının tamamı ya da bir kısmı, mal sevkıyatı yapılmadan ihracatçıya kullandırılır. Akreditife dayanarak tek bir yükleme yapıldığında peşin alınan bedelin akreditif tutarından mahsubu gerekir. Kısmi yüklemelerde ise, hangi yükleme ya da yüklemelerde mahsub edileceğinin belirtilmesi gerekir. Peşin akreditif garantili ya da garantisiz olur. Garantisizde, ihracatçının bankası peşin kısmı, ihracatçıdan bir garanti almaksızın kendisine öder. İhracat gerçekleşmezse ödediği parayı amir bankasından tahsil eder. Garantilide, ödenen peşin kısmı için ihracatçıdan garanti alınır. Peşin döviz alındığı halde ihracat gerçekleşmez ise, bu peşin dövizin Kambiyo mevzuatına göre 1 yıl içinde geri iadesi gerekir.
2.3.2. Ödeme Şekillerine Göre Akreditifler
A. Görüldüğünde Ödemeli Akreditifler (Sight L/C)
Bu tür akreditifte belgeler görüldüğünde ; teyitli akreditifte ihracatçının bankasında, teyitsizde ise ithalatçının bankasında ödenir.
B. Vadeli Akreditif (Deferred L/C)
Müşteriye vade tanınarak vade sonunda mal bedeli tahsis edilir. Teyitli akreditif olduğunda vade sonunda yerli bankadan, teyitsiz akreditifte ise ithalatçının bankasından mal bedeli tahsis edilir. Bu durumda belli bir sürenin sonunda mal bedelinin alınacağına dair bankadan bir yazı alınabilir. Ancak böyle bir belge kıymetli evrak niteliğinde olmadığından poliçe gibi kırdırılmaz. Vade sonunda mutlaka mal bedeli tahsis edileceğinden, malı alan ithalatçının malın kaliteli olmadığını iddia ederek, mal bedelini ödememesi gibi bir husus söz konusu değildir. Eğer ihracatçı vadeyi beklemeden para tahsil etmek istiyorsa, alıcı banka adına vadeli poliçe tanzim etmek durumundadır.
C. Kabul Kredili Akreditif (Acceptance L/C)
Banka adına çekilmiş vadeli poliçeyi ihracatçı isterse kırdırarak peşin mal bedeline kavuşabilir.Kambiyo mevzuatımıza göre, vadeli ve kabul kredili akreditiflerde vade en çok 180 gündür.
2.3.3. Teminat Akreditifi (Standby L/C)
Şimdiye kadar gördüğümüz akreditif türlerinde, bir işin yapılması karşılığında akreditif açılıyor ve bedeli tahsil ediliyordu. Standy akreditifte ise, işin yerine getirilmemesi halinde akreditif kullanılmaktadır. Örneğin bir Türk firması Libya 'da bir ihaleye katılmaktadır. Türk firması ihaleyi kazandığında, eğer ihaleyi zamanında yerine getiremezse, Libya firması tarafından kullanılmak üzere akreditif açmaktadır. Bu tür bir akreditif teminat mektubu niteliğinde olmaktadır.
2.4. İhracatta Finansman Şekilleri
İhracatçının siparişi aldıktan sonra, malı sevkıyata hazır hale getirebilmesi için, imalat aşamasında girdiler satın almak ve işçi ücretlerini ödemek veya aldığı malı aynen ihraç etmek istediğinde, bu malı almak için belli bir nakdi sermayeye ihtiyacı bulunmaktadır. Bu nedenle herhangi bir ihracatçının kendi öz kaynaklarının yanında, dış kaynak bulma olanakları konusunda bir bilgiye sahip olması gerekmektedir. İhracatta finansman şekillerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
2.4.1. İthalatçının İhracatçıyı Finanse Etmesi
Bu finansman şeklinde mal henüz gitmeden ithalatçı, mal bedelini önceden satıcıya göndermektedir. Peşin havale, peşin döviz veya akreditiflerde "Red Clause " türü, bu imkanı sağlamaktadır. Daha önce de gördüğümüz gibi bu tür finansman "Prefinansman" olarak adlandırılmaktadır. Prefinansman kanalıyla gelen döviz hesabının 1 yıl içinde kapanması şarttır. Tüm kredilerde olduğu gibi, Türkiye açısından bir kredi olması sebebiyle KKDF'ye tabidir. Bu oran peşin dövizde %6 'dır.
2.4.2. Döviz Kredisi (DKR)
Prefinansmanda ülkeye peşin dövizi getiren ihracatçı firma olmasına karşın, DKR'de bankalar bizzat dışarıdan döviz temin ederek bu dövizi, mal ve hizmet ihracatı ile uğraşan firmalara kullandırmaktadır. Bu tür dövizlerin faizi ; Türkiye para piyasasında ortalama olarak döviz bazında %15 - %17 oranında olmaktadır. Kambiyo mevzuatımıza göre bankalar, bu dövizi en fazla 1 yıl süreli kredi olarak getirtebilirler. Dolayısıyla bankalar bu krediyi, müşterilerine verirken 3 - 6 ay gibi anlaşmaya bağlı olarak süreler belirlemekte ve gerektiğinde bu süreleri 1 yıla kadar uzatabilmektedirler.
İhracatçıların döviz kredisi alabilmeleri için, her şeyden önce birlikte çalıştıkları banka ile ticari ilişkilerinin iyi olması gerekir. Bir anlamda ihracatçı, kendi adına kredi tahsis ettirir. Böyle bir kredi tahsisi için ayni ve nakdi teminatlar müşteriden alınır.
Kredi tahsisinden sonra diyelim ki, ihracatçının aylık sürede DKR 'ye ihtiyacı varsa, bu sürede ne kadar ihracat yapacağını beyan etmesi gereklidir. Bu bakımdan bankacı açısından, böyle bir krediyi kullanırken karşılaşacağı ilk risk, ihracatın yerine getirilmemesi ile ilgilidir. İhracatçının taahhüdü yerine getirmediği durumda, ihracat nedeniyle alınmayan her türlü resim ve harçlar, faizi ile birlikte geri alınır.
İhracatçı, 3 aylık süre içinde gelen ihracat bedellerini krediye mahsub edebilir ; böylece döviz alış kuru ile satış kuru arasındaki zarardan korunmuş olur. Ya da sürenin sonunda ana para ile faizi kadar TL 'yi bankaya getirerek, döviz satış kuru üzerinden borcunu kapatır. Bu durumda DKR 'nin bankacılar açısından ikinci riski, TL riskidir. Yani dışarıdan mal bedelinin gelmemesi ya da süre sonrasında TL olarak bedelin ödenmemesi sonucu kredi karşılığının bankaya geri gelmemesidir. Kuşkusuz böyle bir durumda banka, ipoteği nakde çevirecektir. DKR 'de taahhüt edilen dövizin %100 'ü nispetinde kredi verilir. Eximbank kredisinde ise bu oran %50 'dir.
2.4.3. Kısa Vadeli İhracat Kredi Sigortası (Eximbank Kredisi)
İhracatçılar mal bedelinin tahsil edilememesi riskine karşı 1 yıllık muhtemel ihracatlarını Exımbank'a sigorta ettirebilirler. Bu sigorta programının işleyişi aşağıda adım adım izah edilmiştir.
1 . İlk olarak ihracatçı 12 sayfadan oluşan SKO2 formunu doldurur. Bu formda ihracatçı 12 ay içinde yapılması muhtemel toplam ihracatını göstermek zorundadır. Yıl içindeki sapmaların Eximbank'a bildirilmesi gerekir. Eximbank, teyitsiz akreditif, vesaik mukabili ve mal mukabili türü ödemelerde mal bedelinin %90'ını ödemektedir. Eximbank sigorta kapsamına dahil edilmeyen ödeme şekilleri peşin, prefinansman ve teyitli akreditiftir. Peşin ve prefinansmanda zaten alıcı riski yktur, teyitli akreditifte ise alıcı riskini Türkiye'deki bir banka üstlendiğinden sigorta kapsamı dışına alınmışlardır.İhracatçı SKO2 formunu doldurduktan sonra, istenilen belgeleri ve poliçe tanzim ücretini ödediğine dair banka dekontunu Forma ekleyerek Eximbank'a gönderir.
2 . Eximbank SKO2 formunu aldıktan sonra, formdaki bilgileri kabul ederse, ihracatçıya 2 nüsha SKO3 "Kısa Vadeli İhracat Kredi Sigortası Genel Poliçesi Kabul Formu" gönderir. İhracatçı şartları kabul ederse, Formu imzalayarak bir nüshasını Eximbank'a, diğer nüshasını da kredi için talepte bulunacaksa aracı bankaya ibraz eder.
3 . Eximbank SKO3 formunu aldıktan sonra, SKO1 formunu yani " Sigorta Genel Poliçesi " ni imzalayarak ihracatçıya gönderir.
4 . Kabul formu ile kapsama alınan ülkedeki alıcılara yapılacak sevkiyatların risk kapsamına alınabilinmesi için sevkiyat tarihinden önce ihracatçı SKO4' nolu " Alıcı Limit Formu " doldurarak Eximbank'a gönderilir.
5 . Eximbank SKO4 formunu aldıktan sonra her alıcı için istihbaratta bulunur. Gereken bilgileri çalıştığı enformasyon kuruluşuna göndererek, alıcı hakkında rapor ister. Burada alıcı için gelen raporların mali analizi yapılır. İhracatçının ithalatçı ile çalışacağı ödeme şekli ve alıcının durumu gözönüne alınarak limit belirlenir. Durum SKO5 nolu " Alıcı Limiti Onayı " formu ile ihracatçıya gönderilir.
6 . Alıcı limiti alındıktan sonra ihracatçı sevkiyata başlamakta ve bir ay içinde yapılan ihracatlar SKO6 nolu " Aylık Sevkiyat Formu " na işlenir ve en geç takip eden ayın 10'una kadar Eximbank'a gönderilir.
7 . Eximbank Aylık Sevkiyat Formunu aldıktan sonra, hesaplanan sigorta prim tutarı, sigortalıya (ihracatçıya) SKO7 nolu " Prim Bildirim Formu " ile bildirilir.
8 . Eğer vadesi gelipde ödenmemiş alacaklar sözkonusu ise her ayın sonu itibariyle SKO8 nolu " Vadesi Geçmiş Alacaklılar Aylık Bildirim Formu " doldurarak takip eden ayın onuna kadar Eximbank'a bildirir. Bunun üzerine Eximbank faaliyete geçerek alacağın tahsili için her türlü gayreti gösterir.
9 . Poliçe kapsamına giren herhangi bir zararın ortaya çıkması halinde, sigortalı zararın kesinleşmesini müteakiben SKO9 nolu " Tazminat Talep Formunu " doldurarak Eximbank'a müracaat eder. Limitte öngörülen şartlar dahilinde Türk Eximbank tarafından sigortalıya yazılı ihbarın yapıldığı ayın ilk günü geçerli olan T.C.M.B döviz alış kuru esas alınarak fatura bedelinin %90 nisbetinde tazminat ödenir. Bu durumda ihracatçı o işlemle ilişkili haklarını Eximbank'a devreder. Eximbank yasal tatbikata geçer ve eğer mahkemeyi kazanırsa, masraflarını düştükten sonra geri kalan parayı belirtilen kur üzerinde ihracatçıya öder.
2.4.4. Kısa Vadeli Kredi Programları (Eximbank Kredisi)
Eximbank ihracatçılara kısa vadeli Türk lirası kredileri ile dövize endeksli döviz kredileri vermektedir.
Kısa vadeli Türk lirası kredisi alabilmek için, ihracatçının gelecek 1 yıllık ihracatını Eximbank'a sigorta ettirmesi gerekir. Kabul formunun bir nüshası Eximbank'a gönderilmekte, diğer nüshası ise TL kredisi için aracı bankaya ibraz edilir.
Eximbank TL kredilerini doğrudan ihracatçılara kullandırmayıp, bankalara tahsis ederek kullandırmaktadır. Dolayısıyla ihracatçı kredi için kendi bankasına müracaat ederek, bakiye varsa kullandırılmaktadır. Eximbank, kredinin ana para ve faizinin geri ödenmesinde aracı bankayı sorumlu tuttuğundan, ihracatçının ilkin çalıştığı bankada kredisinin olması gerekir, aksi halde Eximbank kredilerinden yararlanamaz. Aracı Bankada tahsisin ve müşterinin kredisinin bulunması halinde ;
- Müracaat Formu ,
- Firma taahhütnamesi ,
- Muvafakatname'yi, ihracatçılar aracı bankaya sunarlar, aracı bankada bu belgeleri Exımbank'a iletir, Eximbank talebi uygun görürse, kredi ertesi işgünü aracı bankaya ödenir, aracı bankada en geç ertesi işgünü krediyi firmanın hesabına aktarır. Verilen kredinin süresi 120 gündür.
Eximbank ilk defa ihracat yapacak olan girişimcilere ve iç piyasaya yönelik olarak çalışmakta iken, ihracata dönük olarak çalışmayı planlayan firmalara, ihracata hazırlık aşamasında, Sevk Öncesi ve Hedef Pazar İhracat Kredileri 'ne ve İhracat Döviz Kredisine bağlı olarak, ilk Adım İhracat Kredisi adı verilen ihracat kredisi kullandırılır.
2.4.5. Factoring Ve Forfaiting
1. Factoring
İhracatçı mal mukabili ya da kabul kredili olarak mal sattığında, alacak hakkını aracı factor kuruluşuna satmaktadır. Factoring halinde ihracat bedelinin, evrakın factor 'a verilmesi ile birlikte %80 'i ödenmektedir. Bu işlemde %3 - %5 dolayında komisyon verilmekte, geri kalan bedel ise factor kuruluşunca tahsil edildikten sonra ihracatçıya ödenmektedir. Factoring firmasının böyle bir kredi işlemine girebilmesi için, alıcıların istihbaratını yapıp, alıcı limitini belirlemesi gereklidir. Bu limitin üzerindeki limitler değerlendirilmemektedir. Malların istenilen kalitede yapılmaması sebebiyle alıcının bedeli ödememesi durumunda, factoring kuruluşu verdiği bedeli geri almaktadır. Müşterinin iflası halinde ise factoring kuruluşu, meydana gelecek kayıp riskini üstlenmektedir.
Factoring 'te 4 taraftan söz edilebilir.
- Kredili mal satışı yapan ihracatçı ,
- Kredili mal alışı yapan ithalatçı ,
- Kredili satış için aval veren muhabir banka (ithalatçının bankası)
- Alacak hakkını satın alan banka (Factor)
Factoring yurt içi ve yurt dışı factoring olarak iki bölüme ayrılır.Yurt içi Factoring' te 3 taraf vardır ;
- Alıcı Firma
- Satıcı Firma
- Factoring Kuruluşu
Factoring kuruluşu, muhabir bankası aracılığıyla yurt içindeki alıcı firma hakkında bilgi toplar ; istihbaratın olumlu olması halinde satıcı firmaya kredi limiti vererek, factoring yapmaya hazır hale gelir. Tahsil işlemi factoring kuruluşu tarafından ya vadesinde gerçekleştirilir ya da satıcı firmanın peşin ödeme istemesi halinde faturanın %70 - 80 bedeli, satıcı firmaya avans olarak ödenir ki, bu iskonto işlemi olmaktadır. İç factoring 'te factoring kuruluşu borcun ödenmemesi durumunda doğacak riski üstlenmez, satıcıya rücu edebilir. Yurt dışı factoringte ise, factoring kuruluşu borcun vadesinde ödenmemesi halinde, riski üstlenir ve satıcıya rücu edemez (without recourse).
Son yıllarda önemleri artan küçük ve orta boy firmalar için, factoring uygun bir finansman yoludur. Küçük ve orta boy firmalar, büyük organize firmalar gibi finansman sorunlarını rahatça çözümleyemezler ; muhasebe sistemleri eskidir, kredi bulmaları kolay değildir, ...vb gibi sorunlar bu firmalar için finansman sıkıntısı doğurmaktadır. Bu açıdan factoring sistemi, önem arzetmekedir.
Factoring 'in başlıca avantajlarını şöyle sıralayabiliriz ; İhracatı arttırır, müşteriye " açık kredi " şeklinde 90 güne kadar kredi imkanı tanır, factoring şirketinin sahip olduğu pazarlama imkanlarından yararlanabilir, rekebet artar, büyüme dış kaynaklar yerine satışlarla finanse edilir.
Factoring işlemleri batı ülkelerinde yasal düzenlemelere tabidir. Türkiyede ise yasal bir düzenleme olmayıp, işlemler mevcut hukuki sisteme göre yürütülmektedir. Factoring'e ilişkin yasal bir düzenleme bulunmaması, uygulamada bazı sorunların doğmasına neden olmaktadır. Örneğin, yürürlükteki mevzuata göre, ihracat hesaplarının 180 gün içinde kapatılması gerekmektedir. Dolayısıyla factoring işlemleri için azami vade 180 gündür. Oysa uluslararası uygulamada factoring 'e tanınan süre 270 gündür.
2. Forfaiting
Sermaye malları genellikle pahalı araçlardır. Bunların ithalatçısı kısa dönemde ödeme yapamayabilir. Diğer bir deyişle, pahalı sermaye mallarında çoğunlukla uzun vadeli finansmana ihtiyaç doğar. İhracatçının mali gücü ithalatçıya kredi sağlamaya yetse de bunu arzu etmeyebilir. Çünkü finansman uzun bir dönemi kapsar. Bu dönemde gerekli uzun vadeli finansmanı sağlamak amacıyla Forfaiting yöntemi geliştirilmiştir. (Seyidoğlu, 1994)
İhracat işlemlerinden doğan genellikle orta süreli, uygulamada bir banka garantisince güvenceye alınmış senetli ya da kayıtlı alacakların kesin satışına fortfaiting denir. Forfaiting, özellikle yatırım malı ve hizmeti ihracatından doğan ve belli bir ödeme planına bağlı olarak tahsil edilebilecek olan alacakların bir banka veya bu konuda uzmanlaşmış bir finans kuruluşu tarafından satın alınmasıdır. Forfaitingde ödemeler belli bir plana bağlıdır. Uygulamada 6 aydan 10 yıla kadar veya daha uzun bir süre için kredi imkanı vardır. Forfaitingde taraflar, factoringdeki gibidir.
İHRACATTA KULLANILAN BELGELER
İhracatçı Belgesi kullanımı uygulaması Gümrük Birliğine girilmesiyle beraber kaldırılmıştır. 1 Ocak 1996 tarihi itibariyle ihracat faaliyetleri, Gümrük Beyannamesi ve Tek Vergi numarası çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. İhracat işlemlerinde kullanılan temel belgeler aşağıda belirtilmiştir.
3.1. İhracatta Kullanılan İç Belgeler
Dış ticarette kullanılan belgeler, özellikle ödeme şekilleri ile büyük bir bağlantı halindedir. İhracat işleminde gerekli olan belgelerin yanı sıra Türkiye için gerekli olan dört belge şunlardır; İhracat Beyannamesı (İB), T.C. Gümrükleri Çıkış Beyannamesi (GÇB), Yerli Fatura ve Döviz Alım Belgesi (DAB).
3.1.1. İhracat Beyannamesi(İB)
Mevzuatımıza göre, yasaklanmış mallar dışında kalan bütün malların ihracı serbesttir. Serbest ihracatta ihracatçılar, 5 nüsha İB tanzim ederek ihracatın yapılacağı Gümrük idaresine müracat ederler. 1 nüsha İB 'i onaylı olarak ihracatçıya iade ederler. Gümrük Çıkış Beyannamesinin kapanışını izleyen ilk iş günü içinde kalan 4 nüsha İB, GÇB nüshalarına ayrı ayrı eklenerek, set halinde ihracatçının bankasına, Birliğine ve bir seti de ihracatçıya verilir.
İhracat Belgesine kaydedilmesi gerekli hususlar şöyledir : İhracatçı, imalatçı ve alıcı firmaların ünvan ve adresleri, ihraç konusu malla ilgili bilgiler, birim fiyat, toplam tutar, ihracatın yapıldığı para birimi, ödeme ve teslim şekilleri ile eğer varsa komisyoncu firma ünvan ve adresi ile komisyon yüzdesi.
3.1.2. Gümrük Çıkış Beyannamesi(GÇB)
İhracatı yapılacak mallar için matbu olarak bastırılmış GÇB 'lerin doldurulması, ihracatçı ve kanuni temsilcisi tarafından imzalanıp Gümrük idaresine verilmesi gereklidir. GÇB 'ler uygulamada genellikle 14 yada 16 nüsha olarak tanzim edilmektedir.
Gümrük İdarelerine sunulan beyannamelerin tescil edilebilmesi için :
- Çıkış işlemi yapılacak ihraç malının tamamının muayeneye hazır olması ,
- Eşyanın yükleneceği deniz, kara ve hava taşıtının Bakanlıkça tayin edilecek süre içinde geleceğinin belgelenmiş olması ,
- Beyanname ile birlikte sunulması zorunlu belgelerin hazır olması gerekir .
Gümrük Çıkış Beyannamesine eklenmesi gerekli belgeler şunlardır :
- Yerli Fatura ,
- İB (gerekiyorsa ekli liste) ,
- ATR 1 (Ortak pazar ülkeleri için) ,
- Ayniyat listesi ,
- Çeki Listesi ,
3.1.3. Yerli Fatura
Yerli fatura KDV iadesinde önem taşıyan bir belgedir ve 1 sureti GÇB 'ye eklenir.Yerli faturada bulunması gereken hususlar şöyledir :
- Fatura no ve tanzim tarihi ,
- İhracatçının ad, ünvan ve adresi ,
- Malın brüt ağırlığı ,
- Malın Türk menşeli olduğu ,
- Teslim ve ödeme şekli ,
- Aracı ve muhabir banka isimleri ,
- Toplam mal adedinin ve toplam mal değerinin " Yalnızca " ya da kısaltılmış olarak "Y" ile başlamak üzere yazıyla yazılması .
İhracatçılar, aldıkları girdi ya da mallar için KDV 'yi ödeyecekler, ihraç ettiklerinde, yabancı alıcı adına düzenledikleri faturada KDV 'yi hesaplamayacaklardır. Başka bir deyişle KDV 'yi yabancı müşteriden tahsil etmeyeceklerdir. Çünkü bu müşteriler ithalat esnasında kendi ülkelerinde KDV 'yi ödemektedirler.
Fiili ihracattan sonra, ihracatçı yurt dışına gönderdiği mallar ile ilgili yurt içinde ödediği KDV 'yi, dönemde ödeyeceği vergilerden indirmek yada iadesini istemek üzere vergi dairesinden talepte bulunur.
3.1.4. Döviz Alım Belgesi
İhracatla ilgili olarak düzenlenen, ancak müşteriye gönderilmeyip Türkiye içinde alıkonulan bir başka belge de döviz alım belgesidir (DAB) .Bu belge bankalara ihracat bedeli ya da peşin ödeme havalesi geldiğinde ilgili bankalarca kesilir ve ihracatçıya verilir.Döviz alım belgesinde :
- Dövizi gelen kişi ya da kuruluşun adı ve ünvanı ,
- Satın alınan dövizin geldiği ülke, geliş nedeni, cinsi, uygulanan kur, döviz tutarı, TL tutarı, Dolar karşılığı ,
- İhracatın şekli, teslim şekli, GÇB tarih ve çıkış kapısı yer alır.
3.2. İhracatta Kullanılan Dış Belgeler
3.2.1. Alıcının Borçlandığı Mal Tutarını Gösteren Belgeler
Proforma Fatura (Proforma Invoice)
Satıcı tarafından alıcıya gönderilen bir satış teklifi yada bir ön fatura niteliğindedir.Satıcı, teklif ettiği malın fiyatını, miktarını, markasını ödeme ve yükleme şekillerini proforma faturada göstererek alıcıya gönderir. Proforma faturada yer alan koşullar alıcı tarafından kabul edildiği takdirde, asıl sipariş için bir ön anlaşma yapılmış olmaktadır. Bunun yanı sıra faturadaki bilgilere göre ithalatçı, ihracatçı adına akreditif açabilmektedir. Öte yandan sipariş almak için posta ile numune göndermek gerektiğinde ithalatçı ülkenin Gümrük idaresi için proforma fatura düzenlenmesi gerekir.
Ticari Fatura (Commercial Invoice)
Sipariş verilen mallar alıcıya gönderilirken, mal bedelinin ve dolayısıyla alıcının borçlandığı tutarı göstermek için tanzim edilen faturadır. Yabancı faturada aşağıdaki hususlar bulunmalıdır:
- Tanzim edildiği dilde " fatura " başlığı ,
- Antetli olarak ihracatçının adı, soyadı, ticaret unvanı, adresi, kaşesi, imzası ,
- İthalatçının adı, soyadı, ticaret unvanı ve adresi ,
- Faturanın düzenlenme tarihi ve numarası ,
- Malın miktarı, adı, ağırlık ve ölçüleri ,
- Malın ambalajı üzerindeki markalar ,
- Malın birim ve toplam fiyatı ,
- Teslim şekli ,
- Ödeme şekli ,
- Nakliye şekli ,
- Malın menşei .
Ayrıca alıcının isteğine bağlı veya ilgili ülke mevzuatınca zorunlu oan ekstra bilgiler de ticari faturada bulunabilir. Ticari Fatura, malın kimliğini gösterir.
Akreditiflerde , faturada yer alması gerekli bilgiler ve beyanlar özellikle belirtilir. Akreditif metnindeki mal tamamının aynen ticari faturadada yer alması gerekir. Bu nedenle faturaların bu yönden dikkatle incelenmesi gerekir. Aksi halde rezerv konusu ortaya çıkar. Öte yandan malın tanımlanması konusunda herhangi bir anlaşmazlık çıkmaması için malın yabancı dildeki karşılığının alıcı tarafından aynen verilmesi şarttır. Akreditif açtırma talimatı mektubunda alıcı " Ekli proforma gereği " şeklinde bir not koymuş ise banka proformada yazılı olan mal tanımlamasını aynen akreditife koymak zorundadır.
3.2.2. Malın Yüklendiğini Gösteren Belgeler(Transport Documents)
Deniz Konşimentosu (Marine Bill of Lading)
Gemi ile nakliyat halinde, yükün taşıta yüklendiğini ya da yüklenmek üzere teslim alındığını kanıtlayan belgeye " Konşimento " denir. Bu belgede malın yükleme limanından (Port of Lading), boşaltma limanına (Port of Discharge) kadar taşınacağı kayıt edilir. Konşimento, yükleten ile taşıyıcı arasında varılan bir sözleşme hükmündedir. Sadece deniz konşimentosu malın mülkiyetini temsil eder. Diğer konşimentoların hiçbiri malın mülkiyetini temsil etmez. Deniz konşimentosu emre, nama, emrine ve hamiline düzenlenir.
Emrine düzenlenen konşimentolar gönderilenin emrine düzenlenir (örneğin order to İşbank). Konşimento konusu mallar emrine gönderilenin cirosu ile esas alıcısına devredilir.Emre (to order) düzenlenen konşimentolar yükletenin emrine tanzim edilmiş kabul edilir. Böylece konşimentoların yükleten tarafından ciro edilmesi gerekir.
Nama düzenlenen konşimentolar (Straight Bill of Lading) gönderenin ismine düzenlenen konşimentolardır. Mallar konşimento üzerinde ismi yazılı gönderilene teslim edilir. Bu konşimentolar ciro yoluyla devredilemez. (Güven, 1993)
Hamiline düzenlenen konşimentolar gönderilenin isminin açık bırakıldığı veya yalnız hamiline kaydının konulduğu konşimentolardır. Bu tür konşimentolar sadece devir ile teslim edilebilir. Uygulamada oldukça az rastlanmaktadır. Bir konşimentodaki bilgileri şöyle sıralayabiliriz :
Yükleyicinin adı, ünvanı ,
Geminin adı ,
Yükün nitelikleri ,
Yükleme limanı ,
Boşaltma limanı ,
Navlun (ödeme yeri, ödeme şekli vs.) ,
Alıcının adı ,
Konşimento numarası ,
Kaptan ya da acentanın imzası ve tarihi .
Konşimentonun değişik türleri vardır. Yükleme taşıma açısından tesellüm ve yüklem konşimentosu olmak üzere ikiye ayrılır :
1 . Tesellüm Konşimentosu (Received for Shipment)
Konşimento sadece malın taşınmak üzere taşıyan tarafından teslim alındığını gösterirse, tesellüm konşimentosu adını alır. Ancak bu teslim, malın ne zaman yükleneceğini garantilemediğinden alıcı açısından rizikoludur. Bu durumda tesellüm konşimentosuna malların yüklendiğine dair " Shipped, On Board, Clean On Board " gibi kayıtlar düşülür. Altına gemi şirketinin kaşesini, parafı ve yükleme tarihi yazılır, bu tarih konşimento tarihidir.
2 . Yükleme Konşimentosu (On Board B/L)
Eğer bir konşimento doğrudan malın yüklendiğini gösteriyorsa yükleme konşimentosu adını alır. Böylece konşimentonun tanzim tarihi aynı zamanda yükleme tarihi olur.
3. Temiz Konşimento
Mallar iyi durumda teslim alınır ve gemiye yüklenirse yani hatalı değilse temiz konşimentodan (Clean On Board B/L), aksi halde kirli konşimentodan söz edilir.
Yükleten genellikle temiz konşimento karşılığında taşıyana teminat mektubu (letter of indemnity) verir. Bu mektupla yükleten, taşıyanı ve gemi kaptanını şerhli konşimentoya yol açan nedenlerin doğuracağı rizikolardan ve yasal sorumluluklardan arındırdığına garanti verir.
4. Bayat Konşimento
Konşimentonun, mallar alıcıya gitmeden yeterli bir süre önce, alıcının eline geçmiş olması gerekmektedir. Bu, alıcının karşılaşabileceği riskleri minimuma indirmek açısından önemlidir. Çünkü konşimentonun alıcının eline zamanında geçmemesi, malın gümrükten çekilememesi, limanda bekleme masrafı (demurrage), ek sigorta gideri gibi bir takım masrafların ortaya çıkmasına yol açar.
Her akreditifte ; bu belgelerin düzenlenme tarihinden sonra ödeme, poliçe kabulü veya iştira için ibraz edilecekleri sürenin belirlenmiş olması gerekir. Eğer böyle bir süre akreditifte yer almıyorsa, taşıma belgelerinin tanzim tarihinden itibaren 21 gün içinde bankaya ibraz edilmesi gerekir. Bu belirtilen süreler içinde ibraz edilmeyen konşimentolar bayat konşimento adını alırlar ve bankalar tarafından kabul edilmezler.
Uçak Konşimentosu (Airway Bill of Lading)
Havayolu ile taşımanın yapılması halinde malın havayolu şirketine verilmesi ile birlikte düzenlenen ve malın yüklenme yerinden boşaltma yerine kadar taşınacağını gösteren bir belgedir. Uçak konşimentosu, 3 'ü orijinal olmak üzere 12 nüsha olarak düzenlenmektedir. İlk orijinal havayolu şirketine, ikincisi malla beraber alıcıya, üçüncü orijinal ise yükletene verilir. Bunlar kıymetli evrak değildir, nama düzenlenir ve bu nedenle ciro ile devri sözkonusu değildir.
Mallar, mal mukabili ödeme şekline göre gönderiliyorsa,konşimento alıcı adına ; vesaik ödeme şekline göre gönderiliyorsa alıcı bankası adına kesilir. 3. nüsha bankaya ibraz edilen nüsha olup, alıcı malın bedelini ödediğinde ithalatçının bankası havayolu şirketine yazılı talimat geçer ve malın alıcıya teslimi sağlanır.
Teslim şekli FOB ise, hava konşimentosunda "Freight Prepaid", navlun bedeli boşaltma yerinde ödeniyorsa "Freight Collect" ibaresi yer alır.
Bu belgede, uçuş sefer sayısı, uçuş tarihi, malın cinsi, malın miktarı, alıcı adı, yükleten adı, navlun kaydı ile havaylu şirketinin kaşe ve imzası yer almaktadır.
Hava konşimentosunun nakliyeci için beyan edilen değer ile ilgili kısmında (Declared Value For Carriage) NVD ; gümrük için beyan edilen diğer kısmında (Declared Value For Customs) NCV kısaltmaları görülmektedir. NVD 'de, ya gönderen tarafından nakliye değeri, kesinlikle ilave olarak belirtilir ya da bir değer belirtilmez. NCV 'de ise gönderen ya da temsilci gümrük değerini beyan ve ilave edebilir ya da etmez. Bunun için ilgili kısma NCV ibaresi yazılır veya o kısım boş bırakılır.
Nakliyeci Makbuzu (Forwarder's Certificate of Receipt - FCR)
Malların kamyonla taşınması halinde, mallar yükleten tarafından taşıyıcıya teslim edildiğinde verilen bir makbuzdur. Kıymetli evrak niteliğinde olmadığından malın mülkiyetini temsil etmez, bu nedenle ciro ile devri sözkonusu değildir. FCR ya alıcı firma adına ya da alıcı firmanın bankası adına düzenlenir. Alıcının bankası adına düzenlendiğinde konşimentoda ihbar adresi (Notify Adress) yer almalıdır. Bu adres alıcının kendisinin, temsilcisinin ya da gümrükçüsünün adresi olabilmekte, notify adresi mal üzerinde herhangi bir mülkiyeti ifade etmemektedir.
İçeriğinde taşıma sözleşmesi bulunmayan nakliyeci makbuzunun orijinal nüshasını, varış mahallindeki taşıma acentasına ibraz edene mallar teslim edilir.
Karayolu Taşıma Belgesi (Road waybill - CMR)
Uluslararası nitelikteki CMR (Convention Merchandises Routiers) anlaşmasını kabul eden ülkelerde kullanılan bir karayolu taşıma belgesi olup, malların nakliyeci firma tarafından istenilen yere taşınmak üzere teslim alındığını gösteren bir belgedir. Bu belge, malların şartlara uygun olarak taşınmak üzere iyi durumda teslim alındığını ve taşıma sözleşmesinin yapılığını gösterir.
Üç orijinal olarak düzenlenir. Birincisi yükletene verilir, ikincisi mallara eşlik eder, üçüncüsü de taşımacıda kalır. Yükleten, mallar yolda iken taşıyıcıya talimat vererek taşımayı durdurma, teslim yerini değiştirme veya malları belgede ismi yazılı alıcıdan başka bir şahsa teslimini isteme hakkına sahiptir. Bu hak belgenin ikinci orijinalinin belgede adı yazılı alıcıya verilmesi üzerine, hükümden düşer. Anılan hakkı kullanmak istediğinde, yükleten belgenin birinci orijinalini nakliyeciye ibraz etmelidir. Bu durumda yeni bir talimat belgeye kaydedilir. Yükleten aynı zamanda nakliyeciye garanti vermelidir.
Tır Karnesi
1959 yılında Cenevre'de imzalanan Tır Sözleşmesi (Transit İnternational Routier)'ne göre, bu sözleşmeye üye olan ülkeler arasında tır karnesi kullanılır. Türkiye bu sözleşmeyi 1965 yılında imzalamıştır.
Tır karnesi uluslararası bir kuruluş olan IRU (Internetional Routier union) tarafından dağıtılır. Ülkemizde ise firmalara Odalar Birliği aracılığıyla ilgili Ticaret Odası tarafından dağıtılır. Uluslararası nakliyat yapan araçlara özel bir belge olan tır karnesi, bu araçlar uluslararası nakliye yapabilme yetki belgesi (C-2) olan firmalar aracılığıyla kullanabilirler.Tır Sözleşmesini imzalayan ülkeler şunlardır :
- Afganistan - Endenozya - Norveç
- Arnavutluk - İran - Avusturya
- Cezayir - İrlanda - Polonya
- Belçika - İsrail - Portekiz
- Bulgaristan - İtalya - Romanya
- Şili - Ürdün - İsveç
- Kıbrıs - Yugoslavya - İsviçre
- Çekoslovakya - Kanada - İspanya
- Tunus - Danimarka - Kuveyt
- Türkiye - Almanya - Kore
- Rusya - Finlandiya - Lüksemburg
- Macaristan - Fransa - Malta
- A.B.D - Yunanistan - Moracco
- İngiltere - Hollanda
Hamule Senedi (Railway Bill)
Hamule senedi, malların trenle taşınması sözkonusu olduğunda malın demiryolu idaresince taşınmak üzere teslim alındığını gösterir. Hamule senedi 6 yapraklı olarak düzenlenir, nama tanzim edilir ve bu sebeple ciro edilemez.
Bu belge demiryolu idaresince gönderene ancak malın bir vagonu doldurması halinde verilir. Aksi halde gönderen, malını bir taşıma komisyoncusuna teslim ederek nakliyeci makbuzu almalıdır. Taşıma komisyoncuları, bir araya getirerek vagon doldurur ve demiryolu idaresinden kendi adlarına hamule senedi alırlar. Hamule senedinin ilk nüshası mallarla birlikte gider, ikinci nüsha demiryolu idaresince gönderene dolu vagon karşılığı verilir.
Karma Taşıma Belgesi (FIATA Combıned Transport Document)
Malın naklinin birden fazla nakil vasıtası ile yapılması durumunda, taşıyıcı tarafından yükletene verilen ve malların teslim alındığı yerden varış yerine kadar taşınacağını gösteren belgeye, karma taşıma belgesi adı verilir. Taşıyıcının sorumluluğu malı teslim aldığında başlar ve teslim mahalline kadar devam eder. Bu belge alıcının kendisi adına ya da bankası adına kesilir. 3 tür FIATA belgesinden söz edebiliriz :
- FIATA FCR belgesi, malların sevk edilmek üzere nakliyeci tarafından teslim alındığını gösterir. Nama düzenlenir ve ciro edilemez.
- FIATA FCT bekgesinde ise nakliyecinin sorumluluğu, bu belgenin orijinal nüshasını ibraz eden alıcıya veya onun ciro ettiği şahsa malları teslim edene kadar sürer. FIATA FCR emre tanzim edilir.
- Diğer FIATA belgesi, Combıned Transport bill of Landing'tir. Bu daha önce anlatılan Birleşik taşıma konşimentosunun, FIATA tarafından hazırlanmış olanıdır.
House Bill of Lading
Nakliyeci (forwarder) taşımayı kendisi yapmıyorsa, bu belgeyi düzenleyerek yükletene verir ve kendi seçtiği taşıma aracıyla mal sevk eder. Diğer taşıma senetleri gibi malın mülkiyetini temsil etmeyen ve ciro edilemeyen bir belgedir.
Sigorta Poliçesi
Malın deniz, hava ve karayolu ile taşınmasında uğrayabileceği risklere karşı korunması için sigortalı ve sigortacı arasında yapılan ve akdin şartlarını gösteren belgeye sigorta poliçesi (Insurance Polıcy) denir. Sigorta poliçesi kıymetli evraktır. Poliçede müşteri adının yanında " Daini Mürtein " (D/N) ibaresi varsa banka adı da yer alır ve tazminat durumunda ilk alacaklı olan bankadır. Sigorta kapsamında yer alan haklar ciro ve teslim ile başkasına devredilebilinir. Bir sigorta poliçesinde bulunması gereken şartları şöyle sıralayabiliriz.
- Sigortalının adı, soyadı, ve ticaret ünvanı ,
- Sigorta konusu olan malın cinsi, miktarı, markası, koli adedi, ağırlığı, ambalajı ,
- Sigorta meblağı (yabancı para veya TL cinsinden) ,
- Nereden nereye sevk edileceği ,
- Taşıma aracının cinsi (eğer kamyon ise plaka numarası, gemi ise adı, uçak ise uçuş numarası, tren ise vagon numarası poliçede yer alır) ,
- Yükleme tarihi ,
- İstenilen teminat türü .
Sigorta belgesinin kapsaması gereken minimum sigorta tutarı malların CIF bedeli veya malların CIP bedeli artı %10 'dur. Sigorta poliçesinde belirtilecek hususlardan bir veya birkaçının kesinlik kazanmadan sigorta yaptırılmasının gerekli olduğu hallerde ve özellikle bankalar tarafından akreditif açıldığında sigorta teminatına ihtiyaç duyulması halinde, elde bulunan bilgilerle geçici bir poliçe tanzim edilir. Buna " Flotan Poliçe " denir. Sevkiyat gerçekleşmeye başladığı zaman, kesinleşen bilgilerle kat'i sigorta poliçesi (zeyilname *) tanzim edilir.
3.2.3. Finansman Belgeleri
Finansman belgeleri, ihracatçı, ithalatçıya mal mukabili yani serbest olarak mal göndermeyip, karşı tarafa kredi ile mal satmak istemekle beraber, kendini kambiyo senedi ile garanti altına istediğinde gündeme gelmektedir. Bu amaçla kambiyo senedi olarak, dış ticarette ağırlıklı olan poliçe ve daha az oranda bono kullanılmaktadır.
3.2.3.1. Poliçe (Bill of Exchange , Draft)
Poliçe en basit şekilde, belli miktarda bir paranın, belirli bir vadede, bir üçüncü şahsa ödemesi için alıcaklının borçluya verdiği kayıtsız ve şartsız yazılı bir ödeme emri olarak tanımlanır.
Poliçe, kıymetli evraktan sayılan hususi bir havaledir. Dış ticarette, ihracatçının ithalatçıya göndereceği mal karşılığında onun adına tanzim edip, kendine ya da bir başkasına mal bedelinin ödenmesi ile ilgili yazılı emir poliçedir. Böylece ihracatçıya keşide eden (drawer), ithalatçıya da keşideli (drawee) adı verilmektedir.
Poliçeler emre yazılı senetlerden olup, devri ciro ve teslim yoluyla olur. Ciro, poliçe ya da poliçedeki ekli alonj üzerine iki şekilde yapılabilir.
- Tam ciroda, poliçeyi ciro eden ciro edeceği kimsenin adını, soyadını ve ödeyiniz ibaresini yazarak altını imzalar.
- Beyaz ciroda ise, ciro eden yalnızca ödeyiniz ibaresini yazarak ya da hiçbirşey yazmaksızın imzalar.
Poliçenin düzenlenmesi belirli kanuni şartlara göre belirtilmiştir. Bu kanuni şartlardan birinin bile eksik olması halinde belge, poliçe niteliğini kaybeder. Poliçedeki şekil şartları şu şekildedir :
- Düzenlendiği dilde poliçe kelimesini içermesi ,
- Şartsız ödeme ibaresi (pay) ,
- İhracatçıyı (keşideciyi) belirtmesi (adı, soyadı, ünvanı, imzası) ,
- Kime ödeneceğinin belirlenmesi ,
- İthalatçının (keşideli) belirlenmesi (adı, soyadı, ünvanı ve adresi) ,
- Keşide yeri ve tarihi ,
- Ödemenin yapılacağı tarih (vade : maturity) ,
- Döviz cinsi ve tutarı (currency and amount) ,
- Akreditif şartlarına göre konması gereken kayıtlar ,
- Ülke mevzuatına göre konması gerekli şartlar .
Bir poliçede diğer hususlar yanında önemli olan bir nokta, poliçenin ödeme zamanıdır. belli başlı ödeme zamanları şöyledir ;
- At sight : Görüldüğünde ödemeli .
- At.......................days sight : Görüldüğünden belli bir süre sonra ödemeli .
- At.......................days date : Tanzim tarihinden belli bir süre sonra ödemeli - At........days after B/L date : Konşimento tarihinden belirli bir süre sonra ödemeli - On 15.09.1996 : Belli bir tarihte ödemeli .
Akreditifli ya da vesaik mukabili ödeme şekline göre, ihraç edilen mala ait belgeler alıcı firmanın bankasına gönderilirken ayrıca bir poliçe eklenir. Bu poliçe kabul edildiğinde, kabul edilen poliçe ihracatçı bankasına ve oradan da ihracatçıya gönderilir. Ancak ihracatçı, elindeki poliçeye rağmen kredi verdiği süre içinde ithalatçının mali bakımdan zor duruma düşerek parayı ödememe rizikosuna karşı, alıcının bankasından kefil isteyebilir. "Aval" adı verilen bu kefil işleminde, alıcının bankası kefilliği kabul ederse poliçe üzerine "For aval for drawee " kaşesi vurur ve imzalar. Böylece poliçe güvenilir bir niteliğe kavuşarak, ihracatçı tarafından vadesi geleden ıskonto ettirilerek, finansman ihtiyacı karşılanabilir.
Poliçenin tek nüsha olarak tanzim edilmesi, kaybolma vb. riskler yüzünden risklidir. Bu sebeple bazı ülkelerde ve ülkemizde poliçeler birden fazla nüshalı olarak düzenlenebilir. (Akat, 2001)
3.2.3.2. Bono (Promissory Note)
Burada ihractçı tarafından ithalatçıya kredili bir mal satışı söz konusudur. Ancak poliçenin aksine, bonoda ithalatçı, ihracatçı lehine ödeme vaadinde bulunarak bu belgeyi imzalar ve alacaklısına gönderir. Ciro ile el değiştirir. Ödenmemesi halinde protesto edilerek icra takibatına uğrar.
3.2.3.3. Anlaşmaya Uygun Yükleme Yapıldığını Kanıtlayan Belgeler
3.2.3.3.1. Çeki Listesi (Weight List)
Çeki listesinde ithal olunan malların ağırlığı ayrıntılı bir şekilde gösterilir. Bu listedeki ağırlığın fatura ve konşimentoda gösterilen miktar ile aynı olması gereklidir.
3.2.3.3.2. Koli \ Ambalaj Listesi (Packing List)
Bu listede koli \ ambalaj adedi, her bir kolinin içinde hangi tür ve ne miktarda mal bulunduğu gösterilir. Ambalaj listesindeki sayıların yine fatura ve konşimentodaki mal adedi ile aynı olması gerekmektedir. Ayrıca bu listede ambalaj ölçüleride yer alır. Koli listesi, malın sayımı, teslimi ve koliyi açmadan içindeki malın bilinmesine olanak sağladığından gümrük kontrolünde önemli faydalar sağlar.
3.2.3.3.3. Kontrol Sertifikası (Inspection Certificate)
Malların ithalatçının siparişine uygun olup olmadığını gösteren gözetim belgesi bir gözetim şirketince düzenlenir. Bankalar aracılığıyla yapılan ödeme şekillerinde, bankalar yalnızca evrakın usulüne ya da istenilen koşullara göre uygunluğunu kontrol ederler, malın kalitesini kontrol etmeleri söz konusu değildir.
3.2.3.4. Yabancı Ülke Mevzuatının İstediği Belgeler
Dış ülkelere mal ihraç edilirken, o ülkelerin mevzuatına göre gümrüklerinin istediği belgeleri de tanzim edip, ithalatçıya göndermek gerekir. Bu belgeleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.
1. Menşe Şahadetnamesi (Certificate of Origin)
Menşe şahadetnamesi, ihraç edilen malların üretildiği ülkeyi gösteren bir belgedir. Bu belge, malın o ülkede ekimi, üretimi yapıldığını ya da başka bir ülkede yapıldığını kanıtlayıcı niteliktedir.
Gümrük işlemleri, ülkelerarası mevcut ticaret anlaşmaları hükümlerine göre yürütüldüğünden, tercihli gümrük rejiminden yararlanılabilmesi için gümrüğe gelen malların menşelerinin bilinmesi gereklidir. Bu belge Ticaret Odaları tarafından verilir. Menşe Şahadetnamesinde bulunması gerekli bilgiler :
- İhracatçı isim ve adresi ,
- İthalatçı isim ve adresi ,
- Malın cinsi ve nitelikleri ,
- Koli adedi, ambalaj şekli, marka ve numarası ,
- Birim fiyat ,
- Net ve brüt ağırlık ,
- Malın değeri (FOB, CIF...) ,
- Ticaret Odasının malların menşeini gösteren tasdik şerhi .
İki tür menşe şahadetnamesi vardır :
2. Menşe Şahadetnamesi (ABC)
Özellikle Ortak Pazar ülkelerine yaılan ihracatta düzenlenir. A, B, C lmak üzere 3 nüshadan oluşan şehadetnamenin "C" nüshası Ticaret Odasında alıkonularak, "A" ve "B" nüshaları ihracatçıya verilir. Orta Doğu ülkeleri için düzenlenen menşe şehadetnameleri A ve B nüshaları alıcının talebine göre önce ilgili ilin valiliğine, ilgili Konsolosluğa onaylatılır.
3. Özel Menşe Şehadetnamesi (Form A)
Bazı ithalatçı ülkelerin (A.B.D, Kanada, Japonya, Bulgaristan, Avustralya, Polonya, Macaristan, Çekoslovakya ve Rusya) Türkiyeden ithal edilen ürünlere ithalatçısı tarafından daha düşük gümrük vergisi ödenmesini olanaklı kılan Genel Preferanslar sisteminden yararlanmaları için (Form A) denilen özel menşe şehadetnamesi düzenlenir.
4. Dolaşım Belgesi (Movement Certificate)
Ortak Pazar ülkelerine yapılacak ihracatta ve bu ülkelerden yapılan ithalatta, tercihli rejimden yararlanma imkanı sağlayan bu belge tanzim edilir. Bu belge fiili ihracat sırasında düzenlenir,Ticaret Odasınca tasdik, Gümrük İdaresince vize edilir.
ATR.1 ve ATR.3 olmak üzere iki çeşittir. Malların Türkiyeden Ortak Pazar üyesi bir ülkeye doğrudan nakledilmesinde ATR.1, Türkiyeden ihraç edilen bir malın önce başka bir ülkeye, daha sonra Ortak Pazar üyesi bir ülkeye ihraç edilmesi halinde ATR.3 belgesi düzenlenir.Söz konusu belgelerin belirli süreler içinde alıcı ülke gümrüklerine ibrazı için gereklidir, aksi takdirde belgeler işleme konulmamaktadır. (Akat, 2001)
5. İhracat Bilgi Belgesi / Kota Belgesi (Export Informatıon Document - EID)
Tekstil gibi bazı mallarımıza ithalatçı ülkelerin miktar kısıtlaması yani kota koymaları halinde, kota evrakının İhracatçı Birliklerinden alınarak ithalatçıya gönderilmesi gerekir. Kotaların ihracatçılara dağıtılması geçmişte gerçekleştirdikleri ihracat miktarına (Past Performance) ya da yılda 4 kez dağıtılan serbest kotalara göre yapılır.
6. Konsolosluk Faturası (Consular Invoıce)
Bazı ülkelerin ithalat mevzuatında, ihraç ülkelerindeki ithalatçı ülkenin konsolosluğundan sağlanacak boş faturanın doldurularak, anılan konsoloslukça tasdik edilmesi istenir. Böylece mal ithal gümrüğünde tam değeri üzerinden vergilendirilmiş olmaktadır.
7. Tasdikli Fatura (Legalized Invoice)
Özellikle Orta Doğu ülkeleri, ticari faturaların ihraç ülkesindeki kendi konsolosluklarınca tasdik edilmesini isterler. Burada amaç, yüksek fatura bedeli tanzim ederek ülke dışına döviz kaçışını önlemektir.
DIŞ TİCARETLE İLGİLİ TERİMLER VE AÇIKLAMALARI İLE KISALTMALAR VE KARŞILIKLARI
5.1. Dış Ticaretle İlgili Terimler Ve Açıklamaları
Tablo 5 1 Dış ticaretle ilgili terimler ve açıklamaları
Letter of Credit Akreditif(L/C) İthalatçının talimatı ile bir bankanın önceden tespit edilen şartlara uygun olarak kendi üzerine çekilecek poliçeyi ödeyeceği ya da kabul edeceği konusunda ihracatçıya yaptığı taahhüttür.
ATR Document ATR Belgesi
Malların Türkiyeden Avrupa Birliği üyesi bir ülkeye veya Birlik üyesi bir ülkeden Türkiyeye ihraç veya ithal edilmesinde kullanılan bir belgedir.
CE Mark CE İşareti
Bir ürünün Avrupa Birliği direktifleri ile belirlenen sağlık, güvenlik, çevrenin ve tüketicinin korunması gereklerine uygun olduğunu gösteren bir Birlik işaretidir.
Cost And Freight CFR
Mal bedeli ve navlun.
Cost, Insurance
Freight CIF
Mal bedeli, sigorta, navlun.
Delivered
Duty Paid DDP
Gümrük resmi ödenmiş olarak teslim.
Delivered
Duty Unpaid DDU
Gümrük resmi ödenmeden teslim.
Direct Bill of
Lading Doğru Konşimento
Geminin malları aktarma yapmadan yükleme limanından diğer boşaltma limanına taşınması halinde gerekecek konşimento.
Marine Bill of
Lading Deniz Konşimentosu
Gemi acentası veya kaptanı tarafından düzenlenerek yükletene verilen, malın teslim alındığını ve kararlaştırılan şekilde taşınarak gönderilene teslim edileceğini gösteren, malı temsil eden ve üzerinde tasarruf hakkı sağlayan kıymetli evrak niteliğindeki belge.
EUR 1
Document EUR 1 Belgesi
EUR 1 belgesi Türkiyenin EFTA ülkeleri ile olan ticaretinde ve Avrupa Birliği ile demir – çelik ürünlerinde parafe ettiği Serbest Ticaret Antlaşması kapsamı ürünler ticaretinde kullanılan belge.
EX Works EXW
Ticari işletmede teslim
Order Bill of
Lading Emre Yazılı Konşimento
Üzerinde belli bir kimseye ya da onun emrine ödenmesi için kayıt bulunan konşimento
Free Alongside
Ship FAS
Gemi doğrultusunda teslim
Free Carrier FCA
Taşıyıcıya teslim
Free on Board FOB
Gemi bordasında teslim
Irrevocable Letter of Credit Gayrı Kabilî Rücu Akreditif
İthalatçının kararlaştırılan şartları tamamen yerine getirmesi üzerine, akreditif vadesinde çekilecek poliçelerin akreditifi açan banka tarafından kabul edileceği veya ödeneceği konusunda kesin bir taahhüt içeren akreditif. Tarafların isteği ve onayı olmadan iptal edilemez ve hükümleri değiştirilemez.
Stand By Letters of Credit Garanti Akreditifi
Bir bankanın bir borcunun ödenmemesi veya bir yükümlülüğün yerine getirilmemesi durumunda lehdarın talebi üzerine belli miktardaki bir parayı gayri kabili rücu olarak ödeyeceğini taahhüt eden mektup.
Supervising Company Gözetleme Şirketi
Malı ihracatçı veya alıcı adına ihraç veya ithal noktasında ağırlık,miktar ve kalite gibi konularda kontrol edip rapor veren tarafsız şirket.
Customs Duty Gümrük Resmi
İthal edilecek mallardan gümrük giriş tarifesi cetvellerine göre alınan vergi.
Bill of Carriage Hamule Senedi
Nakliye veya Taşıma senedi de denir. Malı gönderenle nakleden,malın ne şekilde nakledileceğine, teslim ve tesellümüne mahsus esasları kapsayan senettir.
Air Freight Hava Navlunu
Havayolu ile yük taşıma ücreti
Air Freight
İnsurance Hava Taşıma Senedi
Havayolu ile taşınan malların sağlıklı bir şekilde alıcısına ulaşmasını temin
Airway Bill Hava Taşıma Senedi
Havayolu ile taşınan malların sağlıklı bir şekilde alıcısına ulaşmasını temin etmek için uygulanan sigorta
ISO 9000
Certificate ISO 9000 Belgesi
ISO 9000 Kalite Güvence Sistem Belgesi,son ürünün kalitesinden çok ürün ve işletme yönetiminde,ürün tasarımında,kullanılan deney ve muayene yöntemlerinde,ürün ve hizmetlerin kalitesini kontrol altında tutmak için gerekli organizasyon yapısında uygulanacak kılavuzları içeren bir toplam kalite güvencesi standardıdır.
Revocable Letter of Credit Kabili Rücû Akreditif
Akreditif açan banka tarafından her an iptal edilen akreditiftir.
Bill of Lading (L/C) Konşimento
Tren,uçak veya gemi ile yapılan taşımacılıkta kullanılan ve malını taşımak üzere teslim alındığını ve varış noktasında konşimento sahibine teslim edileceğini gösteren bir belgedir.
London İnterbank Offered Rate Libor
Londra para piyasasında yürütülen işlemlerde, birinci sınıf bankaların kullandığı kredilere uygulanan faiz oranlarını göstermektedir.
Cash on
Delivery Mal Karşılığı Ödeme
İhraç edilen malın bedelinin,malın ihracatçı tarafından teslim alınmasından sonra ödenmesidir.
Manifesto Cargo Mal Manifestosu
Kaptanın gemi ile taşıdığı yükün neden ibaret olduğunu gösteren ve varılan yerin gümrük idaresine yapılan bildiri.
Certificate of
Origin Menşe Şahadetnamesi
Bir malın üretildiği veya yapıldığı ülkeyi gösteren ve idari makamlarınca onaylanmış ve alıcı ülkenin konsoloslarınca vize edilen bir belgedir.
Correspondent Bank Muhabir Banka
Akreditif işlemlerinde,ihracatçı ve ithalatçı arasında bağlantıyı sağlamakla görevli banka.
Fordwarding Agent Nakliyat Acentası
Malların taşınması ile uzmanlaşmış kişi,genellikle nakliyat komisyoncusudur.
Freight Insurance Nakliyat Sigortası
Taşımada mallara veya taşıma araçlarına gelecek zararları karşılayacak olan sigorta
Transport Documents Nakliye Vesaiki
Malın yüklenmek veya sevk edilmek üzere teslim alındığını gösteren vesika.
Freight Navlun
Taşıyıcının nam ve hesabına ödenecek olan,eşya ve yolcunun taşınmasına ilişkin ücretlerin tamamıdır.
Freight Invoice Navlun Faturası
CIF ve CF olarak ihraç edilen mallara ait navlunun satıcı tarafından ödenmesi gerekir. Navlunun ödendiğinin doğrulamak için konşimento üzerine “navlunu ödenmiştir” kaydı konulur. Konşimentoda bu kayıt bulunuyorsa konşimento ile birlikte nakliyeci tarafından düzenlenen bir navlun faturasının da bankaya verilmesi gerekir. Bu navlun faturasında,malların yüklenerek teslim alındığı ve bir navlun borcunun kalmadığı gösterilir.
Order Ordino
Yükleme ve boşaltma yapılmadan önce bunun ne şekilde yapılacağını göstermek üzere gemi acentalarının kaptana veya nakliye acentalarının nakliyeciye hitaben yazdıkları talimat.
Original Invoice Orjinal Fatura
Gümrük işlemlerine,döviz transfer ve taahhütlerine esas olarak alınan ve ihracatçı tarafından düzenlenerek alıcıya gönderilen fatura. Bu faturalarda ayrıca satışın şekli ve ödeme koşulları da gösterilir.
Original Manifest Orjinal Fatura
Hareket limanlarında her boşaltma limanı için ayrı ayrı düzenlenen ve hareket limanlarındaki gümrük memurları tarafından imza olunmuş şekilde boşaltım yapılacağı liman gümrüklerine ibraz olunan manifestolar.
Bill of
Excange, Draft Poliçe
Senet metninde poliçe kelimesi veya yabancı dilde karşılığı olan kelimeyi, belirli bir bedelin ödenmesi hususunda kayıtsız şartsız olarak havaleyi,ödeyecek olan muhatabın ad ve soyadını, keşide tarihi ve yerini, keşidecinin imzasını taşıyan senet.
Proforma İnvoice Proforma Fatura
Alıcıya satılacak malın cinsi,kalitesi, tahmini fiyatı ve bedeli, satış koşulları hakkında bir bilgi vermek üzere düzenlenen ve daha çok bir teklif niteliği taşıyan fatura çeşidir.
Re-export Re Eksport
Diğer ülkelerden yurda ithal edilen malların daha sonra yurtdışına ihraç edilmesidir.
Pier to Pier Rıhtımdan Rıhtıma (LCL / LCL)
Kargonun hazırlanması ve boşaltılması işlemi taşıyıcı tarafından gerçekleştirilir. Her iki işlemde taşıyıcının tesislerinde yapılır.
Revolving Letter of Credit Rotatif Akreditif
Verilen talimatta tespit edilmiş akreditif tutarının tamamının veya bir kısmının kullanılması veya çekilen poliçenin ödenmesi halinde, talimatta belirtilen miktarda aynı şartla ve otomatik olarak yenilenen akreditiftir. Bu tür akreditif genellikle aynı cins malı tek bir ihracatçıdan kısım kısım ithal edilen ithalatçı tarafından açılır.
Free Zone Serbest Bölge
Ulusal gümrük sınırı dışında bırakılmış özel idari statüye bağlı yerlerdir. Vergi kanunları ile mali yükümlülükler buralarda tamamen veya kısmen uygulanmayabilir.
Pre-shipment Finance Sevk Öncesi Finansman
İthalatçıdan siparişi alan ihracatçının,ihraç malı üretmek,satın almak veya göndermek için ihtiyaç duyduğu, işletme sermayesi özelliğinde olan bir finans türü.
Post-shipment Finance Sevk Sonrası Finansman
Malların sevkiyle, ihraç bedellerinin tahsili arasındaki döneme ilişkin bir ihracat finansmanı türü.
Shipping Document Sevk Vesaiki
Fatura, konşimento, koli listesi, menşe şehadetnamesi A – TR Belgesi, sigorta poliçesi gibi vesaiki kapsayan ve ihracatçının bankası tarafından, şubesine veya ithalatçının ülkesindeki aracı bankaya gönderilip, sözkonusu bankanın ithalatçı poliçeyi ödediği veya kabul ettiği zaman teslim ettiği vesika.
Order Sipariş
Bir malın satın alınması amacıyla ısmarlanması.
Barter Takas
Takas iki ayrı ülkedeki ithalatçı ve ihracatçı firmalar arasında malın malla değişimi şeklinde yapılan bir ticaret şekli.
Tariff Number Tarife Numarası
Gümrük ithalat genel tarife cetvelinde her mal veya mal grupları için saptanan numaralardır.
Conforming Bank Teyid Eden Banka
Akreditif bedelinin amir banka tarafından ödenmediğinde kendisi tarafından ödeneceğini lehdara taahhüt eden banka.
Confirmed Letter of Credit Teyitli Akreditif
Amir banka tarafından,sağlamlaştırma ve doğrulayıcı yönde kendi sorumluluk ve taahhütlerini de ekleyerek açılan akreditif.
Unconfirmed Letter of Credit Teyitsiz Akreditif
Bu tür akreditiflerde muhabir banka herhangi bir mali sorumluluk yüklenmez. Akreditifin açılmış olduğunu ve şartlarını lehdara bildirmekle yetinir.
Commercial Invoice Ticari Fatura
Alıcı ile satıcı arasında yapılan işlemin bir kaydıdır
Transit Transport Transit Taşıma
Çıkış ve varış noktaları bir akit taraf ülkesinin dışında olan noktalar arasında,diğer akit taraf ülkesi üzerinden yapılan yolcu veya eşya nakli.
Transit Trade Transit Taşıma
Döviz tahsis edilerek veya edilmeksizin satın alınan yabancı menşeli malların transit olarak veya doğrudan doğruya başka bir ülkeye satılması.
Documents Vesaik
Ticarette kullanılan konşimento, poliçe, konsolosluk faturası, uzman raporu gibi çeşitli belgelere verilen isim.
Documents Against Acceptance (DA) Vesaik Mukabili Kabul
İthalatçının malları alabilmesi için gerekli evrakların ancak ihracatçı tarafından keşide edilen poliçelerin kabulü karşılında teslimi
Cash Against Documents (CAD) Vesaik Mukabili Ödeme
İhracatçının malını gönderdikten sonra ithalatçının ülkesindeki bir yetkili aracı bankaya başvurarak söz konusu bankaya sevk evrakı yolladığı ve bu evrakın ithalat bedelinin ödenmesinden sonra ithalatçıya teslimi konusunda talimat verdiği ödeme biçimidir