Türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Temmuz 2008 Pazar

Gümrük birliğinin bazı unsurları, AB ile Türkiye arasındaki rekabet koşullan üzerinde olumsuz etkilere neden olabilmektedir.

Bölgesel gelişmişlik farklarını gidermek, alt yapıyı geliştirmek, çevre problemlerine çözüm getirmek, Ar-Ge kapasitesi geliştirmek, istihdam yaratmak ve bazı sektöre! Problemlerin çözümü için kullanılan çeşitli AB Fonları, AB'deki üreticilerinin sabit sermaye, Ar-Ge ve çevre yatırımı maliyetleri ile istihdam harcamalarını azaltmaktadır. Ancak, aynı pazarda ve aynı koşullar altında rekabet etmek durumunda olan Türk üreticiler bu kaynaklardan yararlanma olanağına sahip bulunmamaktadırlar.

Türkiye'de KOBİ'lere sağlanan devlet yardımlarının nitelikleri, çeşitlilikleri ve mali büyüklükleri, KOBİ'lerin sağladığı istihdam, katma değer, ödedikleri vergi miktarı vb. gibi değerlerle orantılı olarak da ele alındığında, AB üyesi ülkelerdeki destek ve hizmetler karşısında göreli olarak yetersiz kalmaktadır.

Türkiye-AB gümrük birliğinin, KOBİ'ler üzerindeki olumsuz etkilerini telafi edecek etkili sistemler de bulunmamaktadır.

Öte yandan, Kuzey Afrika ülkeleri, Meksika ve Güney Amerika ülkeleri başta olmak üzere, AB'nin Serbest Ticaret Anlaşması (STA) akdettiği bazı ülkeler Türk ürünleri ile rekabet endişesi nedeniyle ülkemizle STA imzalamaktan kaçınmaktadır. Bu durum, bir taraftan Türk ürünlerini söz konusu pazarlarda rekabet açısından AB menşeli ürünler karşısında dezavantajlı bir konumda bırakırken, diğer taraftan AB'de serbest dolaşım hakkını kazanan anılan ülke menşeli ürünlerin ülkemiz piyasasına son derece avantajlı bir şekilde girişine imkân tanımakta olup, özellikle KOBİ'leri olumsuz yönde etkilemekte ve haksız rekabete yol açmaktadır.

Yukarıda belirtilen temel yapısal sorunlara ilaveten, ülkemizin, sahip olduğu ekonomik potansiyele, insan gücüne ve son yıllarda gerçekleştirilen hukuki ve kurumsal alt yapıya rağmen, yabancı sermaye girişi açısından da yetersiz durumda olduğu görülmektedir.
Ayrıca, KOBİ'lere sunulan finansman dışı desteklerin de yeterince gelişmediği, kamu sektörünün talebi karşılamada yetersiz kaldığı, özel sektörün ise bu alanda aktif bir şekilde rol alacak kurumsal kapasiteye sahip olmadığı görülmektedir. Bu çerçevede, KOBİ'leri geliştirmek ve desteklemek amacıyla aşağıda belirtilen amaç ilke ve politikalar çerçevesinde hareket edilmesi öngörülmektedir.

—KOBİ Temsilcisi (SME Envoy)
KOBİ'lerin Komisyon bünyesinde kendilerine doğrudan bir muhatap bulabilmesi amacıyla atanan Avrupa Komisyonu KOBİ Temsilcisi İşletme ve Sanayi Genel Müdürlüğü'ne bağlı görev yapmaktadır, ilk KOBİ Temsilcisi girişimcilik ve KOBİ'lerin teşvik edilmesini sağlamak amacıyla Aralık 2001 tarihinde atanmıştır. KOBİ Temsilcisinin görevleri Avrupa Birliği'nin KOBİ'lere yönelik politika ve destek programlarının şekillendirilmesine katkıda bulunmak ve KOBİ’lerle Komisyon arasındaki iletişimin güçlendirilmesini sağlamaktır. KOBİ Temsilcisinin öncelikli hedefleri KOBİ'lere yönelik AB politikalarını izlemek, Komisyon içerisinde gayrı resmi bir KOBİ ağı oluşturmak, KOBİ'lere yönelik yasal düzenlemelerin iyileştirilmesini sağlamak ve Komisyon'un KOBİ'lerden geri bildirim almasını kolaylaştırmaktır.

—İşletme Politika Grubu
Avrupa Komisyonu'na, girişimcilik politikası ile ilgili konularda danışmanlık
Yapmak üzere Komisyon tarafından 2000 yılında işletme Politika Grubu oluşturulmuştur. Söz konusu grup, üye ülke temsilcileri (Sanayi ve KOBİ'lerden sorumlu üst düzey yetkililer) ve "Profesyonel Oda" adı verilen iş dünyasından üst düzey uzmanlar olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Her iki yılda bir yenilenen profesyonel odanın 44 üyesi bulunmaktadır.

—Avrupa KOBİ Gözlemevi
KOBİ'lere yönelik politikaların şekillendirilmesinde KOBİ'lerin yakından tanınması son derece önemlidir. Avrupalı KOBİ'ler ve faaliyetleri ile ilgili istatistikî araştırmalar Eltrostat tarafından yapılmakta ve yayımlanmaktadır.

Ayrıca 1992 yılında KOBİ'lerin ekonomik performansını daha yakından takip edebilmek amacıyla Avrupa KOBİ Gözlemevi oluşturulmuştur. Gözlemevi KOBİ politikasına yön veren kurumlara, araştırmacılara ve KOBİ'lere bilgi sağlamakla görevlidir.

28 Mayıs 2008 Çarşamba

İnternet pazarlama alanında faaliyet gösteren bir firmanın hazırladığı "Dünya ve Türkiye İnternet Raporu 2007" raporuna göre, Türkiye, etkin internet kullanıcı sayısı açısından dünya sıralamasında 16. sırada yer alıyor. Dünya nüfusunun yüzde 17'si internet kullanıyor.

 

İnternet Kullanıcı Adedine Göre Tüm Dünya Performansı"nın sıralandığı rapora göre, dünyada nüfusun yüzde 16.9’u, yani 1 milyar 114 milyon 275 bin kişi internet kullanıyor.

 

İnternet kullanımının son bir yılda yüzde 208 arttığı dünyada internet kullanıcılarının yüzde 35.8’i Asya’da (398.7 milyon kişi), yüzde 28.3’ü Avrupa’da (314.8 milyon kişi), yüzde 20.9’u Kuzey Amerika’da (233.1 milyon kişi), yüzde 8.7’si Güney Amerika’da (96.3 milyon kişi), yüzde 3’ü Afrika’da (33.3 milyon kişi), yüzde 1.7’si Orta Doğu’da (19.4 milyon kişi), yüzde 1.6’sı ise Avustralya’da (18.4 milyon kişi) yaşıyor.

 

Bölgeler arasında internet kullanıcılarının nüfusa oranı açısından Kuzey Amerika yüzde 69.7 ile ilk sırada yer alırken, bu bölgeyi yüzde 53.5 ile Avustralya, yüzde 38.9 ile de Avrupa izliyor. İnternet gelişim oranı bir yıl öncesine göre yüzde 638 artsa da hala nüfusunun sadece yüzde 3.6’sı internet kullanıcısı olan Afrika ise internet yaygınlığının en az olduğu bölge.

 

İNTERNETİ EN ÇOK KULLANAN ÜLKELER

Dünyada kullanım oranı açısından en fazla performans gösteren ülkeler ve bölgeler arasında ise 258 bin kişinin internet kullandığı, 299 bin nüfuslu İzlanda, yüzde 86.3’lük kullanım oranıyla ilk sırada yer alıyor. 9.1 milyon nüfuslu İsveç, 7 milyon etkin internet kullanıcısı ve yüzde 75.6’lık oranla ikinci sırada, 4.2 milyon olan nüfusun 3.2 milyonunun interneti kullandığı Yeni Zelanda ise yüzde 74.9’la üçüncü sırada bulunuyor. Bu ülkeleri sırasıyla Portekiz, Hollanda, Avustralya, ABD, Danimarka, Hong Kong ve Lüksemburg izlerken, Türkiye ise bu tabloda yüzde 21’lik oranla 61. sırada bulunuyor.

 

İNTERNET KULLANICI SAYISI EN FAZLA OLAN ÜLKELER

İnternet kullanma oranı İzlanda'da yüzde 86, İsveç'te yüzde 75.6, Yeni Zelanda'da ise yüzde 74.9'u buluyor.

 

İnternet kullanıcı sayısı açısından, "internetin kalbi" olarak nitelendirilen ABD’nin 211 milyon kullanıcıyla birinci sırada olduğu dikkati çekiyor. İnternet ve bilişim sektörünün yeni merkezi olmasına rağmen internetin halka yeteri kadar ulaşmadığı, internet kullanıcısının nüfusuna oranının yüzde 10.4 olduğu Çin ise 137 milyon internet kullanıcısı ile ikinci sırada bulunuyor.

 

Çin’i 86.3 milyon kullanıcıyla Japonya, 50.4 milyon kullanıcıyla Almanya, 40 milyon kullanıcıyla Hindistan, 37.6 milyon kullanıcıyla İngiltere takip ediyor. Türkiye 16 milyon 7 bin 200 olan etkin internet kullanıcısıyla 16. sırada yer alıyor.

 

İNTERNET GELİŞİM HIZI
Dünyada internet gelişimi hızla devam ederken, özellikle Afrika ve Asya ülkelerinde bir yıl öncesine göre gelişim oranının daha fazla olduğu gözleniyor. Nüfusun çok az bölümünün internetle uğraştığı ülkelerde, internete gösterilen küçük oranlardaki ilgi, kullanım gelişim oranlarında büyük yükselişlere neden oluyor.

 

İNTERNETTE EN FAZLA KULLANILAN 10 DİL
İnternetin dili İngilizce olarak bilinse de son yıllarda bu alana daha fazla ilgi gösteren ülkelerin kullanıcılarına yönelik o ülkeye ait dil destekli içerikler de oluşturuluyor.
Sanal ortamda 328.6 milyon kişiye hitap eden İngilizce, yüzde 29.5 oranla internette hala en fazla kullanılan dil olma özelliğini korurken, internette hızlı atağa kalkan Çin, Çince içerikli web sitelerini de hizmete sunuyor. Çin’deki "aç kullanıcı"nın ilgisini çekmek isteyen dünya çapındaki siteler ekstra dil hizmetleri arasında Çince içerikleri de eklemeye başladı. 159 milyon kişinin yararlandığı Çince siteler, internet kullanıcılarının yüzde 14.3’üne hitap ederken, internette en fazla kullanılan 10 dil arasında İngilizce ve Çince’nin ardından sırasıyla İspanyolca, Japonca, Almanca, Fransızca, Portekizce, Korece, İtalyanca ve Arapça bulunuyor.

 

Raporu hazırlayan Aytaç Mestçi, dünyada internete bağlı bilgisayar sayısının 1992 yılında bir milyon iken günümüzde 1 milyar 115 milyona ulaştığını, bu sayının bilişim dünyasındaki gelişimin en basit örneği olduğunu belirtti.

 

İnternetin 15 yıl önce üniversiteler ve askeri üslerle önemli birkaç kuruluş tarafından kullanıldığına işaret eden Mestçi, özellikle kalkınmaya yeni yeni başlayan ülkelerin internet kavramıyla tanışmaları ve bilişim sektöründeki yenilikler sayesinde internetin artık hayatın vazgeçilmez parçası haline gelmeye başladığını kaydetti.